Türk Dünyası'nın çatı kuruluşu olan Türk Devletleri Teşkilatı (TDT), temelleri 3 Ekim 2009'da Nahçıvan Anlaşması'yla atılmasının ardından 17. yılını geride bıraktı. Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkiye'nin kurucu üyeliğiyle başlayan süreç, Özbekistan'ın 2019'da katılımı ve Macaristan'ın gözlemci statüsü kazanmasıyla genişledi. Teşkilat, bugün 300 milyonluk nüfusu ve 1,5 trilyon doları aşan toplam gayrisafi yurt içi hasılasıyla bölgesel bir güç merkezi haline geldi. Ekonomik iş birliği, son yıllarda teşkilatın en somut kazanım elde ettiği alan olarak öne çıkıyor.
Ticaret hacmi iki katına çıktı
Türk Devletleri Teşkilatı üyesi ülkeler arasındaki ticaret hacmi, son on yılda yaklaşık iki katına çıkarak 2023 itibarıyla 25 milyar doları aştı. Bu artışta, 2021'de imzalanan Türk Dünyası 2040 Vizyonu Belgesi ve 2022'de kabul edilen TDT Ekonomik İş Birliği Stratejisi'nin etkisi büyük oldu. Özellikle enerji, ulaştırma ve tarım sektörlerinde ortak projeler hız kazandı. Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı ve Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu gibi mega projeler, bölgesel ticaretin bel kemiğini oluşturuyor. Ayrıca, 2023'te hayata geçirilen Türk Yatırım Fonu ile üye ülkeler arasında sermaye hareketliliğinin artırılması hedefleniyor.
Enerji ve ulaştırma koridorları genişliyor
Teşkilatın ekonomi gündeminde enerji arz güvenliği ve ulaştırma koridorları ilk sırada yer alıyor. Hazar Havzası'nın doğal gaz kaynaklarını Avrupa'ya taşıyan Trans Hazar Doğal Gaz Boru Hattı (TAP) projesi, TDT ülkeleri için stratejik önem taşıyor. 2022'de imzalanan Hazar Geçişli Uluslararası Doğu-Batı Orta Koridoru Anlaşması ile Kazakistan ve Türkmenistan üzerinden geçen ticaret yollarının kapasitesinin artırılması planlanıyor. Ulaştırma alanında ise 2025'e kadar demiryolu bağlantılarının modernizasyonu ve gümrük prosedürlerinin basitleştirilmesi hedefleniyor. Bu projeler, Çin'den Avrupa'ya uzanan ticaretin Orta Koridor üzerinden daha etkin kullanılmasını sağlayacak.
Dijital ekonomi ve yeşil dönüşüm
TDT, dijital ekonomi ve yeşil dönüşüm alanlarında da ortak adımlar atıyor. 2023'te başlatılan Türk Dünyası Dijital Dönüşüm Programı kapsamında, üye ülkeler arasında e-ticaret, yapay zeka ve fintek iş birlikleri geliştiriliyor. Ayrıca, 2024'te imzalanan Yeşil Mutabakat Mutabakat Zaptı ile yenilenebilir enerji, karbon ticareti ve sürdürülebilir tarım konularında ortak projeler yürütülüyor. Teşkilat, 2030'a kadar üye ülkelerde yenilenebilir enerji payını %30'a çıkarmayı hedefliyor. Bu hedef, bölgenin enerji bağımsızlığına katkı sağlarken aynı zamanda küresel iklim hedefleriyle uyumlu bir yol haritası çiziyor.
Kurumsal yapı ve gelecek perspektifi
Türk Devletleri Teşkilatı, 2021'de İstanbul'da kurulan Sekretarya ile kurumsal kapasitesini güçlendirdi. Teşkilatın zirve toplantıları her yıl düzenli olarak yapılıyor ve dönem başkanlığı üye ülkeler arasında rotasyonla yürütülüyor. 2024'te Bişkek'te gerçekleşen zirvede, 2025 için ekonomik entegrasyonun derinleştirilmesi ve serbest ticaret anlaşmalarının kapsamının genişletilmesi kararlaştırıldı. Ayrıca, TDT bünyesinde bir Kalkınma Bankası kurulması yönünde çalışmalar devam ediyor. Uzmanlar, teşkilatın bölgesel istikrar ve refah için önemli bir platform olduğunu, ancak üye ülkeler arasındaki ekonomik farklılıkların giderilmesi gerektiğini vurguluyor.
Sonuç olarak, Türk Devletleri Teşkilatı 17 yılda önemli mesafe kat etti. Ekonomik iş birliği, ticaret ve yatırım alanlarında somut adımlar atıldı. Ancak, potansiyelin tam anlamıyla hayata geçirilmesi için daha fazla yapısal reform ve koordinasyon gerekiyor. Önümüzdeki dönemde, özellikle dijitalleşme ve yeşil enerji dönüşümü, teşkilatın gündemini belirleyecek gibi görünüyor. Türk Dünyası'nın ortak geleceği için TDT, ekonomik entegrasyonun yanı sıra kültürel ve beşeri bağları da güçlendirmeye devam edecek.