Birleşmiş Milletler'in Lübnan'daki geçici gücü UNIFIL'in görev süresi, yıl sonunda sona eriyor. Geçtiğimiz yıl alınan kararla görev süresi son kez uzatılan UNIFIL, eğer yeniden uzatılmazsa bölgeden çekilecek. Bu durum, İsrail'in işgali ve saldırıları altındaki kırılgan ülkeyi bir başına bırakacak. Ankara ise bu kapsamda uluslararası toplumu harekete geçirmeye çalışıyor. Peki Türk askerinin Lübnan'daki geleceği ne olacak?
UNIFIL'in Görev Süresi ve Türkiye'nin Rolü
Türkiye, uzun yıllardır UNIFIL bünyesinde askeri personel bulunduruyor. Özellikle Deniz Görev Gücü ile Lübnan'ın deniz sınırlarının güvenliğine katkı sağlıyor. Türk askeri, aynı zamanda karada da lojistik ve sağlık hizmetleri veriyor. Ancak UNIFIL'in görev süresinin dolması, bu katkıların sona ermesi anlamına gelebilir. Türkiye, BM Güvenlik Konseyi'nde yapılacak oylamada görev süresinin uzatılması için diplomatik girişimlerini sürdürüyor. Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, UNIFIL'in varlığının bölgesel istikrar için kritik olduğunu vurguluyor.
UNIFIL, 1978'de kuruldu ve 2006'daki İsrail-Lübnan savaşının ardından görev yetkisi genişletildi. Mavi Bereliler, ateşkesin izlenmesi, sivil halkın korunması ve insani yardımın ulaştırılması gibi görevler üstleniyor. Türkiye, 2006'dan bu yana UNIFIL'e düzenli olarak asker gönderiyor. Deniz Görev Gücü'nde fırkateyn ile yer alan Türk askeri, Lübnan sahillerinde kaçak silah ve insan kaçakçılığının önlenmesinde aktif rol oynuyor.
İsrail Saldırıları ve BM Gücünün Geleceği
İsrail'in son dönemde Gazze ve Lübnan'a yönelik saldırıları, UNIFIL'in konumunu zorlaştırıyor. Geçtiğimiz aylarda İsrail güçleri ile UNIFIL askerleri arasında gergin anlar yaşandı. Bazı BM gözlemcileri, İsrail'in UNIFIL'i hedef aldığına dair raporlar hazırladı. Bu durum, BM'nin güvenliği konusunda endişeleri artırıyor. Lübnan Hizbullah'ı ile İsrail arasındaki çatışmalar, UNIFIL'in görev yaptığı bölgeleri doğrudan etkiliyor. BM'nin Ateşkes Gözlem Gücü, taraflar arasında tampon görevi görüyor; ancak tırmanan gerilim bu görevi imkânsız hale getiriyor.
Uzmanlar, UNIFIL'in çekilmesi halinde Lübnan'ın güneyinde bir güvenlik boşluğu oluşacağı konusunda uyarıyor. Bu boşluğun, Hizbullah ile İsrail arasında yeni bir çatışmayı tetikleyebileceği belirtiliyor. Ayrıca bölgede deniz güvenliğinin zafiyete uğraması, ticaret yollarını tehdit edebilir. Türkiye ise bu senaryoların gerçekleşmemesi için BM daimi üyeleri nezdinde girişimlerde bulunuyor. İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı yetkilileri, Türk askerinin bölgeden çekilmesinin söz konusu olmadığını, ancak misyonun geleceğinin BM kararına bağlı olduğunu ifade ediyor.
Türk askerinin Lübnan'daki geleceği, aslında ilk kez bu köşede gündeme getirilmişti. O dönemde de belirtildiği gibi, UNIFIL'in görev süresinin uzatılması, sadece Türkiye'nin değil, bölgesel barışın da önceliği. Türkiye, Lübnan'ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne verdiği desteği sürdürme kararlılığında. Önümüzdeki haftalarda BM Güvenlik Konseyi'nde yapılacak oylama, sadece UNIFIL'in akıbetini değil, aynı zamanda Türk askerinin bölgedeki misyonunu da belirleyecek. Ankara, uluslararası toplumu bu konuda sorumluluk almaya çağırıyor.