Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 28. Dönem milletvekili Turhan Çömez hakkında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçundan re'sen soruşturma başlattı. Soruşturmanın, Çömez'in kamuoyuna yansıyan bazı açıklamaları üzerine yürütüldüğü öğrenildi. Gelişme, siyasi kulislerde geniş yankı uyandırırken, sürecin nasıl ilerleyeceği merak konusu.
Soruşturmanın Gerekçesi
Adli kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Turhan Çömez hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 217/A maddesinde düzenlenen "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçundan soruşturma başlattı. Bu suçlama, kişilerin kamu barışını bozmaya elverişli, gerçekliği şüpheli veya yanıltıcı bilgileri yaymasını kapsıyor. Başsavcılık, Çömez'in son dönemde yaptığı bazı açıklamaların bu kapsamda değerlendirildiğini belirtti. Soruşturmanın re'sen, yani herhangi bir ihbara gerek olmaksızın başlatıldığı vurgulandı.
Çömez'in, özellikle sosyal medya hesapları ve bazı TV programlarında dile getirdiği iddiaların, kamuoyunda endişe yaratacak nitelikte olduğu değerlendirmesi yapılıyor. Hukukçular, bu tür soruşturmaların ifade özgürlüğü ile toplumsal düzenin korunması arasındaki dengeyi ilgilendirdiğini ifade ediyor. Soruşturmanın gizliliği nedeniyle detayların tam olarak paylaşılamadığı, ancak Çömez'in ifadesinin alınmasının beklendiği bildirildi.
Turhan Çömez Kimdir?
Turhan Çömez, 1956 yılında Zonguldak'ta doğdu. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi'ni bitirdikten sonra uzun yıllar doktor olarak görev yaptı. Siyasi yaşamına Adalet ve Kalkınma Partisi'nde başlayan Çömez, 2007 seçimlerinde AK Parti'den Balıkesir milletvekili olarak TBMM'ye girdi. Ancak partisiyle yaşadığı uyumsuzluklar sonucu 2009 yılında AK Parti'den istifa etti ve bağımsız milletvekili olarak devam etti. Daha sonra Cumhuriyet Halk Partisi'ne katılan ve bir dönem bu partide görev alan Çömez, 2011 seçimlerinde CHP'den aday gösterilmedi. 2023 genel seçimlerinde ise İYİ Parti'den 28. dönem milletvekili seçildi.
Çömez, özellikle sağlık politikaları, adalet sistemi ve çeşitli toplumsal olaylarla ilgili açıklamalarıyla kamuoyunda tanınıyor. Sert çıkışları ve eleştirel tavrıyla bilinen Çömez, zaman zaman tartışmaların odağında yer aldı. Son olarak, deprem bölgesindeki duruma yönelik eleştirileri ve hükümetin politikalarına ilişkin sözleri dikkat çekmişti.
Soruşturma Süreci ve Olası Yaptırımlar
Türk Ceza Kanunu'nun 217/A maddesine göre, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçu, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılıyor. Suçun işlenebilmesi için, yayılan bilginin kamu barışını bozmaya elverişli olması ve kişilerin korku veya panik duygusu hissetmesine yol açabilecek nitelikte bulunması gerekiyor. Savcılık, bu kriterleri değerlendirerek soruşturma başlattı.
Soruşturma kapsamında Çömez'in ifadesine başvurulacak. İfade sonrasında, toplanan deliller doğrultusunda takipsizlik veya dava açılması yönünde karar verilebilecek. Hukukçular, bu tür davalarda ifade özgürlüğünün sınırlarının önemli olduğunu, ancak yanıltıcı bilginin kamu düzenini tehdit etmesi halinde suç oluşturabileceğini vurguluyor.
Çömez'den henüz konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak sosyal medya hesaplarından kısa bir mesaj paylaşan Çömez, "Beni yıldıramazlar, gerçekleri söylemeye devam edeceğim" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, soruşturmanın siyasi bir karşılık bulacağının sinyallerini veriyor.
Siyasi Kulislerdeki Etki
Soruşturma, muhalefet partileri tarafından eleştirilirken, iktidar cenahından da destekleyen açıklamalar geldi. CHP sözcüleri, soruşturmanın "ifade özgürlüğüne müdahale" olduğunu belirtirken, AK Parti kaynakları ise "hiç kimsenin hukukun üstünde olmadığını" savundu. İYİ Parti ise Çömez'in arkasında durduğunu açıkladı. Konu, önümüzdeki günlerde Meclis gündeminde de tartışılabilir.
Bu gelişme, Türkiye'de son dönemde artan "dezenformasyon" tartışmaları bağlamında değerlendiriliyor. Hükümet, sosyal medyada yayılan yalan haberlerin toplumsal huzuru bozduğunu gerekçesiyle yasal düzenlemelere gitmiş, 2022 yılında "sosyal medya yasası" olarak bilinen düzenlemeyle basın yoluyla işlenen suçlara hapis cezası getirilmişti. Muhalefet ise bu düzenlemelerin eleştirileri baskılamak için kullanıldığını savunuyor.
Turhan Çömez hakkında başlatılan soruşturma, Türkiye'de ifade özgürlüğü ile güvenlik arasındaki gerilimin bir kez daha gün yüzüne çıkmasına neden oldu. Özellikle seçim atmosferinin yaşandığı bir dönemde, bu tür soruşturmaların toplumsal kutuplaşmayı derinleştirebileceği endişesi dile getiriliyor. Hukukçular, sürecin şeffaf yürütülmesi ve adil yargılanma hakkının korunması gerektiğine dikkat çekiyor. Önümüzdeki günlerde yaşanacak gelişmeler, hem siyasi hem de toplumsal açıdan önem taşıyor.