Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı'na yapılan üye atamaları tartışma yarattı. TBMM 25. dönem HDP İstanbul Milletvekili Turgut Öker, yapılan atamaları eleştirerek Alevi toplumunun temsilcilerinin Saray'dan atanamayacağını belirtti.
Alevi Toplumu Kendi Temsilcilerini Seçmeli
Turgut Öker, yaptığı açıklamada, 'Alevi toplumuna Saray'dan temsilci atanamaz. Bu, Alevi toplumunun özgür iradesine ve kendi dinamiklerine aykırıdır. Alevi toplumunun kendi kurumları, kendi değerleri ve kendi seçtiği temsilcileri vardır. Dışarıdan yapılan dayatmalar kabul edilemez.' ifadelerini kullandı.
Öker, atanan isimlerin Alevi toplumunu temsil etme yetkinliğinin olmadığını savunarak, 'Bu atamalar, devletin Alevi toplumunu kontrol etme ve vesayet altına alma çabasının bir parçasıdır. Alevi toplumunun kendi iradesiyle seçtiği örgütleri ve liderleri vardır. Bu yapıların dışında yapılan atamalar, toplumda kabul görmeyecektir.' dedi.
Atamaların Perde Arkası
Geçtiğimiz hafta Resmi Gazete'de yayımlanan kararla, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı'na 11 kişilik danışma kurulu üyesi atandı. Atanan isimler arasında çeşitli dernek ve vakıf başkanlarının yer aldığı görüldü. Ancak toplumun farklı kesimlerinden bu atamalara yönelik eleştiriler yükseldi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu adımıyla, Alevi toplumuna yönelik politikaların devamı niteliğinde olduğunu belirten Öker, 'Bu, Alevi toplumunu Mu'âlefet altına alma ve kendi taleplerini bastırma çabasıdır. Alevi toplumu, eşit yurttaşlık talebini ve kimlik tanınması talebini dile getirmeye devam edecektir.' şeklinde konuştu.
Turgut Öker, atanan isimlerin Alevi toplumunun duyarlılıklarını yansıtmadığını belirterek, 'Alevi toplumunun, cemevleri ve dernekleri aracılığıyla kendi temsilcilerini belirleme hakkı vardır. Devletin bu alana müdahalesi, sorunların çözümünü kolaylaştırmayacaktır.' değerlendirmesinde bulundu.
Bu atamalar, Alevi çevrelerinde ve siyasi partilerde de tepkiyle karşılandı. CHP ve HDP yöneticileri, yapılan atamaları eleştirerek, Alevi toplumunun kendi iradesine saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı.
Tarihsel Bağlam ve Beklentiler
Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı'nın kuruluşu, Alevi toplumuna yönelik kamusal hizmetlerin düzenlenmesi ve cemevlerinin devlet tarafından tanınması amacıyla hayata geçirildi. Ancak bu adım, Alevi toplumunun uzun yıllardır dile getirdiği taleplerin karşılanması açısından yetersiz bulunuyor.
Turgut Öker, konuya ilişkin olarak 'Alevi toplumu, kimlik tanınması, ayrımcılığın sona ermesi ve eşit yurttaşlık talebini her platformda dile getirmiştir. Bugün yapılan atamalar, bu taleplerin karşılanmasına hizmet etmek yerine, toplumu bölme ve yönlendirme çabası taşımaktadır.' dedi.
Öte yandan, bu atamaların, Hükümetin Alevi açılımı adı altında yürüttüğü çalışmaların bir parçası olduğu değerlendirmeleri yapılıyor. Ancak Öker, bu konudaki kuşkularını şu sözlerle dile getirdi: 'Devletin bu tür adımları, samimiyetinden şüphe uyandırıyor. Alevi toplumunun güvenini kazanmak istiyorlarsa, uygulamada ayrımcılığı sona erdirmeli ve Alevi kurumlarını muhatap almalıdırlar.'
Bu gelişmeler, Alevi toplumunun önümüzdeki dönemde siyasi gündemini etkileyeğe benziyor. Alevi örgütleri ve toplumun önde gelen isimleri, bu atamaların geri çekilmesi ve Alevi toplumunun kendi temsilcilerini belirlemesi için mücadele yürüteceklerini açıkladı.
Turgut Öker, son olarak şunları kaydetti: 'Alevi toplumu, kendi kaderini tayin etme hakkına sahiptir. Bu hak, devletin atamalarıyla gasp edilemez. Alevi toplumu olarak, bu dayatmalara karşı dik duracağız ve kendi temsilcilerimizi seçme mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.'