Tunus'ta tutuklu bulunan Nahda Hareketi lideri ve eski Meclis Başkanı Raşid Gannuşi'nin kızı, ailesinin yaklaşık bir haftadır babasıyla hiçbir şekilde iletişim kuramadığını açıkladı. Bu gelişme, ülkede siyasi tutukluların koşullarına ilişkin endişeleri artırırken, Gannuşi'nin sağlık durumu hakkında da belirsizlik sürüyor.
Aileden İletişim Çağrısı
Nahda Hareketi liderinin kızı Emel Gannuşi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, babasının 17 Nisan 2023'te gözaltına alınmasından bu yana ilk kez bu kadar uzun süre kendisinden haber alamadıklarını belirtti. Emel Gannuşi, "Bir haftadır babamdan herhangi bir haber alamıyoruz. Avukatları da kendisiyle görüşemiyor. Bu durum ailecek büyük endişe yaratıyor" dedi.
Aile, Tunus makamlarına Gannuşi'nin sağlık durumu hakkında bilgi verilmesi ve kendisiyle iletişim kurulmasına izin verilmesi çağrısında bulundu. Emel Gannuşi, "Babam 83 yaşında ve kronik sağlık sorunları var. Onun durumu acil tıbbi müdahale gerektirebilir" ifadelerini kullandı.
Tutukluluk Süreci ve Uluslararası Tepkiler
Raşid Gannuşi, geçtiğimiz yıl nisan ayında evinde yapılan aramanın ardından askeri savcılık tarafından tutuklanmıştı. Gannuşi hakkında "terör örgütüne üye olma" ve "devlet güvenliğini tehdit etme" suçlamaları yöneltilmişti. Nahda Hareketi, tutuklamayı "siyasi bir darbe" olarak nitelendirmişti.
Uluslararası insan hakları örgütleri, Gannuşi'nin tutukluluk koşullarına ilişkin defalarca endişelerini dile getirmiş, Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri'nden yetkililer de adil yargılanma hakkına saygı gösterilmesi çağrısında bulunmuştu. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Ofisi, Gannuşi'nin keyfi olarak alıkonulduğunu belirterek serbest bırakılması çağrısı yapmıştı.
Tunus'taki Siyasi Kriz Derinleşiyor
Gannuşi'nin tutuklanması, Tunus'ta 2011'deki devrimin ardından başlayan demokratik geçiş sürecinin en büyük darbe aldığı gelişmelerden biri olarak değerlendiriliyor. Cumhurbaşkanı Kays Said'in 2021'de parlamentoyu feshedip yetkileri tek başına toplamasıyla başlayan süreçte muhalif isimlere yönelik baskılar giderek artmıştı.
Son olarak, mevcut siyasi süreçte muhaliflerin büyük bölümü tutuklanmış, siyasi aktivistler ve gazeteciler hakkında soruşturmalar açılmıştı. Tunus'ta hükümet, bu adımların ülkenin güvenliği ve istikrarı için gerekli olduğunu savunuyor. Ancak insan hakları grupları, bu durumun ülkedeki otoriterleşmeyi hızlandırdığını belirtiyor.
Gannuşi'nin ailesinin iletişim kuramaması, muhalefet kanadında "tecrit uygulaması" olarak yorumlanırken, bu durumun Tunus'ta siyasi tutukluların maruz kaldığı koşullara dair uluslararası alanda daha fazla soru işareti oluşturması bekleniyor.