Tunceli’de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kayıp olan Gülistan Doku’nun bulunması için yürütülen soruşturma, HSK’nın 2024 Haziran kararnamesiyle Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı görevine atanan Ebru Cansu’nun talimatıyla yeniden ele alındı. Soruşturma kapsamında, dönemin valisinin eşi de dahil olmak üzere çok sayıda kişi adliyede ifade verdi.
Yeni savcı, dosyayı yeniden açtı
Ebru Cansu’nun atanmasının ardından dosyayı incelemeye aldığı ve bazı ihmal ve usulsüzlükler tespit ettiği öğrenildi. Savcı Cansu, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi ve tanıkların yeniden dinlenmesi için harekete geçti. Bu kapsamda, kaybolma olayının yaşandığı dönemde Tunceli Valisi olarak görev yapan kişinin eşi de adliyeye çağrılarak ifadesine başvuruldu. Valinin eşi, kelepçeli bir şekilde adliyeye getirilirken, bu durum kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.
Gülistan Doku'nun kaybolma hikayesi
Gülistan Doku, 5 Ocak 2020 günü Tunceli’nin merkezinde bir arkadaşının evine gitmek üzere evden ayrıldı ve bir daha kendisinden haber alınamadı. Ailesi, aynı gün kayıp başvurusunda bulundu ancak yapılan arama çalışmaları sonuçsuz kaldı. Dönemin valisi olayla ilgili olarak “kayıp dosyalarının rutin işlemler dışında özel bir hassasiyetle takip edildiği” yönünde açıklamalar yapmıştı. Ancak aile, yetkililerin olaya gereken önemi vermediğini iddia ederek defalarca ADEM’e başvurdu. Aradan geçen dört yıla rağmen Doku’nun akıbetiyle ilgili somut bir gelişme yaşanmadı.
Soruşturmadaki yeni ipuçları
Ebru Cansu’nun yoğun çalışmaları sonucunda dosyada daha önce gözden kaçan bazı görgü tanıkları ve kamera kayıtlarına ulaşıldığı belirtiliyor. Bu kayıtların, kaybolma anına ilişkin önemli bilgiler içerdiği ve şüphelilerin tespit edilmesine yardımcı olabileceği değerlendiriliyor. Ayrıca, olayın yaşandığı gün bölgede dikkat çeken bazı araç hareketlilikleri de kayıtlara yansımış. Savcılık, bu bulguları değerlendirerek soruşturmayı derinleştiriyor.
Adliyede yaşananlar
Valinin eşinin kelepçeli olarak adliyeye getirilmesi, siyasi çevrelerde ve sosyal medyada tartışmalara neden oldu. Bazı kesimler bu durumu “gücün adalet karşısında eşitlenmesi” olarak yorumlarken, bazıları da “itibar suikasti” olarak nitelendirdi. Adalet Bakanlığı’ndan konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmezken, soruşturmanın gizliliği nedeniyle detaylar kamuoyuyla paylaşılmıyor.
Bağımsız değerlendirme
Bu dosya, kayıp vakalarının soruşturulmasında yetkililerin ne kadar hassas davrandığı konusunda kamuoyunun sorgulamasına neden oluyor. Gülistan Doku’nun ailesinin yıllardır süren acılı bekleyişi, adaletin tecelli etmesi için bir umut ışığı olabilir. Ancak adli sürecin şeffaf ve bağımsız bir şekilde yürütülmesi, toplumun adalete olan güveninin tesisi açısından büyük önem taşıyor.