Eski ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard, Kovid-19 salgınının doğal yollarla ortaya çıkmadığını, aksine ABD ve Çinli bilim insanları tarafından laboratuvarda ortaklaşa üretildiğini ve virüsün sızdığını öne süren resmi belgeler yayımladı. Gabbard, söz konusu belgelerin CIA ve FBI tarafından gizlendiğini iddia etti. Bu gelişme, pandeminin kökenine dair tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Gizli Belgeler Gün Işığına Çıktı
Tulsi Gabbard, başkanlık döneminde eriştiği istihbarat raporlarına dayanarak, Kovid-19’un laboratuvar kaynaklı olduğunu belgeleyen kanıtların kasıtlı olarak kamuoyundan saklandığını söyledi. Gabbard’ın yayımladığı belgelerde, 2019 yılının sonlarında Wuhan Viroloji Enstitüsü’nde yürütülen ortak bir araştırma projesi kapsamında koronavirüsün genetik olarak modifiye edildiği ve güvenlik önlemlerinin yetersizliği sonucu virüsün sızdığı iddia ediliyor. Belgelerde ayrıca, ABD istihbarat topluluğunun bu bilgiyi ilk andan itibaren bildiği ancak siyasi ve diplomatik sonuçlardan çekinerek gizlediği vurgulanıyor.
İstihbarat Raporları Ne Diyor?
Yayımlanan raporlara göre, ABD ve Çin arasında 2015’ten bu yana yürütülen bir dizi ortak araştırma projesi, “doğada bulunmayan” koronavirüs türevlerinin geliştirilmesine olanak sağladı. Özellikle 2018’de başlatılan bir proje kapsamında, yarasa kökenli virüslerin insan hücrelerine girişini kolaylaştıran genetik mutasyonların laboratuvar ortamında yaratıldığı belirtiliyor. Raporda, Wuhan Viroloji Enstitüsü’ndeki güvenlik ihlalleri ve personel hatası nedeniyle virüsün enstitü dışına sızdığı, ancak hem ABD hem de Çin yetkililerinin bu durumu örtbas etmek için işbirliği yaptığı iddia ediliyor.
CIA ve FBI’ın Rolü
Gabbard, CIA ve FBI’ın bu bilgileri kasıtlı olarak gizlediğini ve hatta bazı belgeleri imha ettiğini öne sürdü. Eski istihbarat direktörü, “Pandemi boyunca Amerikan halkına sürekli yalan söylendi. Bu belgeler, koronavirüsün laboratuvar kökenli olduğunu kanıtlıyor, ancak kurumlar bunu saklamak için ellerinden geleni yaptı” ifadelerini kullandı. Gabbard’ın iddiaları, ABD Kongresi’nde de yankı buldu; bazı Cumhuriyetçi milletvekilleri, konuyla ilgili bağımsız bir soruşturma çağrısında bulundu.
Tepkiler ve Tartışmalar
Gabbard’ın açıklamaları, bilim dünyasında farklı yankı uyandırdı. Bir kısım araştırmacı, pandeminin doğal yollarla ortaya çıktığını savunurken, özellikle Wuhan Viroloji Enstitüsü’ndeki güvenlik zaafiyetlerine dikkat çeken diğer bilim insanları, “laboratuvar sızıntısı” hipotezinin yeniden ciddiyetle ele alınması gerektiğini vurguluyor. Dünya Sağlık Örgütü ise konuyla ilgili yeni bir araştırma başlatılması çağrısında bulundu. Öte yandan, Çin Dışişleri Bakanlığı, iddiaları “asılsız ve komplo teorisi” olarak nitelendirerek reddetti.
Bağımsız Değerlendirme
Tulsi Gabbard’ın iddiaları, pandeminin kökenine dair tartışmaları yeniden alevlendirse de, ortaya atılan belgelerin doğruluğu henüz bağımsız kaynaklarca teyit edilmedi. Ancak bu gelişme, ABD istihbarat kurumlarının pandemi sürecindeki şeffaflığı ve kamuoyuna doğru bilgi verip vermediği konusunda ciddi soru işaretleri yaratıyor. Pandemiyle mücadelede küresel işbirliğinin gerekliliği ortadayken, bu tür sır perdelerinin aralanması, gelecekteki salgınların önlenmesi adına kritik öneme sahip. Kamuoyu, yetkililerin bu iddiaları ciddiye almasını ve kapsamlı bir soruşturma başlatmasını bekliyor.