ABD Ulusal İstihbarat Direktörlüğü'nden (ODNI) istifa eden Tulsi Gabbard, çarpıcı iddialarda bulundu. Gabbard, ABD hükümetinin 30'u aşkın ülkede 120'den fazla biyolojik laboratuvar işlettiğini ve bu laboratuvarların varlığının sistematik olarak örtbas edildiğini öne sürdü. Eski istihbarat direktör yardımcısı, bu tesislerin bazılarında yüksek riskli patojenler üzerinde çalışıldığını ve uluslararası anlaşmaların ihlal edildiğini iddia etti.
Gabbard'ın istifası ve iddiaları
Tulsi Gabbard, ODNI'deki görevinden 2024 başında istifa etmişti. İstifasının ardından yaptığı basın toplantısında, ABD istihbarat topluluğunun biyolojik silah programlarıyla ilgili bilgileri kasıtlı olarak gizlediğini söyledi. Gabbard'a göre, söz konusu laboratuvarlar Ukrayna, Gürcistan, Irak ve Afganistan gibi ülkelerde faaliyet gösteriyor. Özellikle Ukrayna'daki laboratuvarların, Rusya-ABD geriliminde kullanıldığını iddia eden Gabbard, bu tesislerin Biyolojik Silahlar Sözleşmesi'ni (BWC) ihlal ettiğini vurguladı.
Uluslararası tepkiler ve resmi pozisyon
ABD Dışişleri Bakanlığı, Gabbard'ın iddialarını yalanladı ve bu tür tesislerin “barışçıl amaçlı” olduğunu savundu. Bakanlık sözcüsü, “Tüm faaliyetlerimiz uluslararası yükümlülüklerimize uygundur” dedi. Ancak Rusya ve Çin gibi ülkeler, Gabbard'ın açıklamalarını ABD'nin biyolojik silah programının kanıtı olarak gösterdi. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, konuyla ilgili BM Güvenlik Konseyi'nde acil toplantı talep etti. Çin ise ABD'nin bu tesislerde ne yaptığına dair şeffaf olmasını istedi.
Biyolojik silah sözleşmesi ve ABD'nin tutumu
Biyolojik Silahlar Sözleşmesi, 1975'ten bu yana yürürlükte olan ve biyolojik silahların geliştirilmesini, üretilmesini yasaklayan bir antlaşma. ABD, sözleşmeyi imzalamış olsa da, özellikle savunma amaçlı araştırmalara izin veren bir maddeyi yorum farkı nedeniyle geniş kullanıyor. Uzmanlar, ABD'nin bu tür tesislerini denetlemeye kapalı tutmasının şüpheleri artırdığını belirtiyor. Gabbard'ın iddiası, özellikle Ukrayna savaşı sonrası yaygınlaşan “biyolojik laboratuvar” komplo teorilerine yeni bir boyut kazandırdı.
Tulsi Gabbard'ın ifşaatları, ABD'nin küresel biyogüvenlik politikalarını yeniden tartışmaya açtı. Bağımsız uzmanlar ve muhalif görüşler, bu tür tesislerin denetlenmesi gerektiğini vurgularken, ABD yönetimi ulusal güvenlik gerekçesiyle bilgi paylaşımına sıcak bakmıyor. Gelişmeler, biyolojik silahların kontrolü konusundaki uluslararası işbirliğinin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.