Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı Mayıs ayına ilişkin Ücretli Çalışan İstatistikleri’ni yayımladı. Verilere göre sanayi, inşaat ile ticaret ve hizmet sektörlerini kapsayan toplam ücretli çalışan sayısı, 2025 yılının aynı ayına kıyasla yüzde 0,5 artarak 15 milyon 984 bin kişi oldu. Ancak aylık bazda yüzde 0,1’lik bir düşüş kaydedildi. Sanayi sektöründe istihdam yıllık yüzde 0,3 azalırken, inşaat sektörü yüzde 1,1, ticaret ve hizmet sektörü ise yüzde 0,8 artış gösterdi.
Sektörel kırılım: Sanayide daralma, hizmette büyüme
Sanayi sektöründe ücretli çalışan sayısı mayısta bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0,3 azalarak 4 milyon 215 bin kişi oldu. Alt sektörlerde imalat sanayi yüzde 0,2, madencilik ve taş ocakçılığı yüzde 2,4, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme ise yüzde 1,1 geriledi. Buna karşılık inşaat sektörü yıllık yüzde 1,1 artışla 1 milyon 678 bin kişiye ulaştı. Ticaret ve hizmet sektöründe ise yıllık artış yüzde 0,8 ile 10 milyon 91 bin kişi olarak kaydedildi. Bu sektörde konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetleri yüzde 2,8, bilgi ve iletişim yüzde 2,2, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 1,8 artarken; ulaştırma ve depolama yüzde 1,5, eğitim yüzde 0,8, sağlık ve sosyal hizmetler yüzde 0,2 azaldı.
Aylık değişim: Mayısta sınırlı gerileme
Nisan ayına göre toplam ücretli çalışan sayısı yüzde 0,1 azaldı. Sanayi sektörü aylık bazda yüzde 0,2, inşaat sektörü yüzde 0,6 düşüş gösterirken; ticaret ve hizmet sektörü yüzde 0,1 arttı. TÜİK verilerine göre mayıs ayında işe başlayanların sayısı 285 bin 375 kişi, işten ayrılanların sayısı ise 289 bin 462 kişi oldu. İşten ayrılanların yüzde 66,7’si kendi isteğiyle ayrılırken, yüzde 18,5’i işten çıkarıldı.
Uzun vadeli eğilimler
Son bir yıllık dönemde ücretli çalışan sayısındaki artış, ekonomik büyümenin yavaşlamasına rağmen istihdamın görece dirençli olduğunu gösteriyor. Ancak sanayideki daralma, imalat sektöründe rekabet gücünün zayıfladığına işaret ediyor. Öte yandan hizmet sektörünün büyümesi, iç talebin canlılığını koruduğunu ortaya koyuyor. İnşaat sektöründeki artış ise kentsel dönüşüm ve deprem bölgesindeki yeniden yapılanma çalışmalarıyla ilişkilendirilebilir. Uzmanlar, istihdamda sürdürülebilir bir artış için yapısal reformların ve iş gücü piyasasında esnekliğin artırılması gerektiğini vurguluyor.