Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) hafta içinde 2023 yılına ait sağlık verilerini yayımladı. Verilere göre, Türkiye'de sağlık hizmetlerine erişim oranı bir önceki yıla göre artarken, kişi başı sağlık harcaması da yükseldi. 2023'te sağlık harcamalarının gayri safi yurt içi hasılaya (GSYH) oranı yüzde 5,2 olarak gerçekleşti. Bu oran 2022'de yüzde 4,9 seviyesindeydi. Veriler, sağlık sektöründeki gelişmeleri ve vatandaşların sağlık hizmetlerine yönelik eğilimlerini gözler önüne seriyor.
Sağlık harcamalarındaki artışın boyutları
TÜİK'in "Sağlık Harcamaları İstatistikleri, 2023" raporuna göre, toplam sağlık harcaması bir önceki yıla kıyasla yüzde 84,3 artarak 706 milyar 478 milyon TL'ye ulaştı. Kişi başı sağlık harcaması ise 8 bin 296 TL oldu. 2022'de bu rakam 4 bin 614 TL olarak kaydedilmişti. Cari sağlık harcamalarının GSYH'ya oranı yüzde 5,2 olurken, 2022'de bu oran yüzde 4,9 idi. Özel sektörün sağlık harcamalarındaki payı yüzde 31,7 olurken, devletin payı yüzde 68,3 olarak gerçekleşti. Hanehalkı sağlık harcamalarının toplam sağlık harcaması içindeki payı yüzde 24,7 oldu.
Sağlık hizmetlerine erişimde iyileşme
TÜİK'in "Sağlık Hizmetlerine Erişim ve Sağlık Algısı, 2023" verilerine göre, sağlık hizmetine ihtiyaç duyan bireylerin yüzde 90,7'si bu hizmete erişebildiğini belirtti. 2022'de bu oran yüzde 89,5 idi. Erişememe nedenleri arasında en yüksek pay yüzde 43,1 ile "bekleme süresinin uzun olması" ve yüzde 28,6 ile "maddi imkansızlık" olarak sıralandı. Sağlık hizmetlerinden memnuniyet oranı ise yüzde 72,7 olarak kaydedildi.
Sağlık algısı ve hastalık istatistikleri
2023 yılında bireylerin yüzde 71,4'ü sağlık durumunu "iyi" veya "çok iyi" olarak değerlendirdi. Bu oran 2022'de yüzde 70,8 idi. Kronik hastalık prevalansına bakıldığında, en sık görülen hastalık yüzde 18,4 ile yüksek tansiyon olurken, bunu yüzde 10,1 ile bel/boyun fıtığı ve yüzde 9,5 ile alerji takip etti. Sigara kullanım oranı yüzde 30,9, alkol kullanım oranı yüzde 13,8 olarak tespit edildi. Obezite oranı ise yüzde 20,2 olarak belirlendi.
Değerlendirme
TÜİK verileri, Türkiye'de sağlık hizmetlerine ayrılan kaynakların arttığını, ancak erişimde hala bazı engeller bulunduğunu gösteriyor. Bekleme süreleri ve maddi imkansızlıklar en önemli erişim sorunları arasında. Sağlık politikalarının bu alanlara odaklanması gerektiği anlaşılıyor. Ayrıca kronik hastalıkların yaygınlığı, yaşam tarzı değişiklikleri ve koruyucu sağlık hizmetlerinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.