Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA), Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile imzaladığı protokol çerçevesinde 2024 yılında 4 bin 386 devlet okulunda yaz okulu düzenledi. Cumhuriyet gazetesinin ulaştığı verilere göre, bu faaliyetlerin kamuya maliyeti eğitmen ücretleri ve okul giderleri dahil yaklaşık 390 milyon lira olarak hesaplandı. Tüm Eğitim-Sen (TÖBSEN) tarafından yapılan değerlendirmede, söz konusu yaz okullarının AK Parti propagandası için kullanıldığı iddia edildi.
TÜGVA yaz okulları nasıl işliyor?
MEB ile TÜGVA arasında 2021 yılında imzalanan protokol, vakfın devlet okullarında ücretsiz etkinlik düzenlemesine olanak tanıyor. Yaz okulları kapsamında öğrencilere spor, sanat, bilim ve değerler eğitimi veriliyor. Ancak TÖBSEN raporuna göre, bu etkinlikler sırasında AK Parti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın posterlerinin asıldığı, ders materyallerinde parti propagandası yapıldığı tespit edildi. Ayrıca eğitmenlerin bir kısmının TÜGVA gönüllüleri olduğu ve siyasi içerikli sohbetler düzenlediği öne sürüldü.
Kamu kaynağı kullanımı tartışması
TÖBSEN Genel Başkanı Veli Demir, yaptığı açıklamada, "Bu yaz okulları devlet okullarında yapılıyor. Elektrik, su, temizlik gibi giderler okul bütçesinden karşılanıyor. Ayrıca eğitmenlere ödenen ücretler de kamu kaynağı. Toplam maliyet 390 milyon lirayı buluyor. Bu kadar kamu parası, AKP propagandası için harcanıyor" dedi. MEB ise konuyla ilgili olarak, yaz okullarının herkese açık olduğunu ve protokolün yasal çerçevede hazırlandığını belirtti.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş da konuyu Meclis gündemine taşıdı. Özçağdaş, "Bu protokol derhal iptal edilmelidir. Kamu kaynakları bir vakfın siyasi faaliyetlerine tahsis edilemez" ifadelerini kullandı. İYİ Parti ve HDP'den de benzer tepkiler geldi.
Geçmişteki benzer tartışmalar
TÜGVA, daha önce de kamu kaynaklarının kullanımı ve siyasi propaganda iddialarıyla gündeme gelmişti. 2022 yılında Çanakkale'de düzenlenen bir kampta AK Parti logolu malzemeler dağıtıldığı ortaya çıkmıştı. Yine 2023 yılında İstanbul'da bir okulda yapılan etkinlikte Erdoğan lehine slogan atıldığı görüntüler basına yansımıştı. MEB o dönem yaptığı açıklamada, olaylarla ilgili soruşturma başlatıldığını duyurmuş, ancak sonuç kamuoyuyla paylaşılmamıştı.
Eğitim uzmanları, bu tür protokollerin denetimsiz ve şeffaflıktan uzak olduğunu vurguluyor. Eğitim-Sen Genel Sekreteri Ayşe Gökçe, "Devlet okulları siyasi partilerin etkinlik alanı haline gelmemelidir. MEB, tüm okulları bu tür anlaşmalardan muaf tutmalıdır" dedi.
Sonuç olarak, TÜGVA'nın yaz okulları kamu kaynağının kullanımı ve siyaset-eğitim ilişkisi bağlamında ciddi soru işaretleri barındırıyor. Bu durum, eğitim sisteminin tarafsızlığı ilkesini zedeleyebilecek nitelikte. Kamuoyunun bu konuda daha fazla bilgi ve şeffaflık talep etmesi gerekiyor.