ABD'li gazeteci Tucker Carlson, katıldığı bir televizyon programında ABD yönetiminin ve Kongre'nin İsrail'e yönelik askeri yardımlarını sert bir dille eleştirdi. Carlson, onaylanan milyarlarca dolarlık sevkiyatın bir 'satış' olmadığını, Amerikan halkının vergileriyle finanse edilen bir 'hediye' olduğunu savundu. Bu açıklama, ABD'de İsrail'e verilen desteğin sorgulandığı bir dönemde yankı uyandırdı.
Carlson: 'Bombalar hediye ediliyor'
Carlson, programda yaptığı konuşmada, ABD'nin İsrail'e sağladığı askeri yardımın yıllık 3,8 milyar doları aşan bir paket olduğunu hatırlattı. Bu yardımın büyük bir kısmının doğrudan Amerikan silah şirketlerine giden fonlarla karşılandığını belirten Carlson, 'Bu bir satış değil, bu bir hediye. Amerikan halkının parasıyla İsrail'e bombalar hediye ediliyor' ifadelerini kullandı. Carlson, Kongre'nin bu yardımları onaylarken kamuoyunu yeterince bilgilendirmediğini de öne sürdü.
ABD'nin İsrail'e yaptığı askeri yardım, 2016 yılında imzalanan ve 2028'e kadar geçerli olan bir mutabakat zaptına dayanıyor. Bu kapsamda ABD, İsrail'e her yıl 3,8 milyar dolar askeri finansman sağlıyor. Bunun 3,3 milyar doları silah alımları için, 500 milyon doları ise füze savunma sistemleri için ayrılıyor. Carlson, bu yardımın ABD'nin kendi savunma ihtiyaçlarını karşılamak yerine başka bir ülkeye aktarıldığını vurguladı.
ABD kamuoyunda tartışma
Carlson'un sözleri, ABD'de özellikle genç seçmenler ve ilerici gruplar arasında İsrail'e verilen koşulsuz desteğe yönelik artan eleştirilerin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Son aylarda yapılan anketler, Amerikalıların önemli bir bölümünün İsrail'e yapılan askeri yardımın azaltılması veya şartlara bağlanması gerektiğini düşündüğünü gösteriyor. Carlson, bu görüşleri ana akım medyada dile getiren isimlerden biri haline geldi.
Öte yandan, ABD yönetimi İsrail'e verilen desteğin İran ve diğer bölgesel tehditlere karşı caydırıcılık sağladığını savunuyor. Kongre'deki her iki partiden de İsrail'e destek geleneksel olarak güçlü. Ancak son dönemde özellikle Demokrat Parti içinde İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarına yönelik eleştiriler artmış durumda. Carlson'un açıklamaları, bu tartışmanın muhafazakâr kanatta da yankı bulduğunu gösteriyor.
İsrail'e askeri yardımın arka planı
ABD, İsrail'in en büyük askeri destekçisi konumunda. İkili ilişkiler, 1948'de İsrail'in kuruluşundan bu yana stratejik bir ortaklık çerçevesinde şekillendi. ABD, İsrail'e yıllık yardımın yanı sıra acil durumlarda ek askeri sevkiyatlar da yapıyor. Son olarak, İsrail'in Gazze'ye yönelik operasyonları sırasında ABD, İsrail'e mühimmat ve bomba sevkiyatını hızlandırmıştı. Bu sevkiyatlar, uluslararası hukuk ve sivil kayıplar konusunda tartışmalara yol açtı.
Carlson, programında ayrıca ABD'nin kendi güney sınırındaki sorunlarla ilgilenmesi gerekirken, İsrail'e bu denli büyük kaynak aktarmasının öncelikleri sorgulattığını belirtti. 'Amerikan halkı bu parayı kendi ülkesinde, kendi altyapısında, kendi eğitiminde kullanmak istiyor' dedi. Carlson'un bu çıkışı, ABD'de izolasyonist eğilimlerin güçlendiği bir döneme denk geliyor.
Sonuç ve bağlam
Tucker Carlson'un İsrail'e yapılan askeri yardımlara yönelik eleştirileri, ABD iç siyasetinde yeni bir fay hattı oluşturuyor. Geleneksel olarak her iki partinin de desteklediği İsrail politikaları, artık tabanlarda daha fazla sorgulanıyor. Carlson gibi etkili isimlerin bu konuyu gündeme taşıması, yaklaşan seçim döneminde dış politika tartışmalarının seyrini etkileyebilir. Ancak somut bir politika değişikliği için Kongre'deki güçlü İsrail yanlısı bloğun nasıl konum alacağı belirleyici olacak.