Türk Tabipleri Birliği (TTB), basın emekçilerine yönelik gözaltı ve tutuklamalar ile erişim engelleri, yayın yasakları ve televizyon kanallarına el konulmasına tepki göstererek 24 Ekim’de düzenlenecek eylemlere destek vereceğini açıkladı. TTB, halkın haber alma hakkı ve basın özgürlüğünün sağlık hakkıyla doğrudan ilişkili olduğunu vurgulayarak tüm sağlık çalışanlarını ve toplumu dayanışmaya çağırdı.
TTB: 'Basın Özgürlüğü Sağlık Hakkının Ayrılmaz Parçası'
Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi, yaptığı yazılı açıklamada, son dönemde gazetecilere yönelik artan baskıları kınadı. Açıklamada, "Basın emekçilerine yönelik gözaltı ve tutuklamalar, erişim engelleri, yayın yasakları ve televizyon kanallarına el konulması, halkın haber alma hakkını gasp etmeye yönelik müdahalelerdir. Bu uygulamalar, yalnızca basın özgürlüğünü değil, aynı zamanda toplum sağlığını da olumsuz etkilemektedir" ifadelerine yer verildi.
TTB, sağlık hakkının korunmasının, doğru ve erişilebilir bilgiye bağlı olduğunu belirterek, "Halkın salgın, afet ve olağanüstü durumlarda doğru bilgiye ulaşması, ancak özgür bir basınla mümkündür. Bu nedenle basın özgürlüğü, sağlık hakkının ayrılmaz bir parçasıdır" değerlendirmesini yaptı.
24 Ekim'de Omuz Omuza Eylem Çağrısı
TTB, 24 Ekim’de gazetecilerin düzenleyeceği eylemlere destek vereceğini duyurarak, tüm sağlık çalışanlarını ve yurttaşları bu eylemlere katılmaya davet etti. Açıklamada, "Omuz omuza olmaya, basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı için sokakta ve alanlarda birlikte olmaya çağırıyoruz" denildi.
TTB’nin çağrısı, basın ve ifade özgürlüğü alanında faaliyet gösteren meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşları tarafından da olumlu karşılandı. Sağlık emekçileri, gazetecilerin yaşadığı baskıların kendi çalışma koşullarını da etkilediğini, çünkü sağlık alanındaki bilgi kirliliğinin ve yanlış bilgilendirmenin toplum sağlığını tehdit ettiğini vurguluyor.
Basın Özgürlüğü Endeksinde Türkiye'nin Durumu
Uluslararası basın özgürlüğü kuruluşlarının raporlarına göre Türkiye, gazetecilerin çalışma koşulları açısından dünyada son sıralarda yer alıyor. Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) tarafından yayımlanan 2024 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Türkiye, 180 ülke arasında 158. sırada bulunuyor. Bu durum, basın emekçilerinin sistematik baskı ve yargısal taciz altında olduğunu gösteriyor.
Son aylarda çok sayıda gazeteci gözaltına alındı, tutuklandı veya yayınlarına erişim engeli getirildi. Özellikle muhalif görüşleriyle bilinen televizyon kanallarına kayyum atanması ve yayın yasakları, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. TTB, bu gelişmelerin demokratik toplum düzenini zedelediğini savunuyor.
Sağlık Çalışanlarından Dayanışma Mesajları
TTB’nin çağrısının ardından bazı sağlık örgütleri ve sendikalar da destek açıklamaları yaptı. Sağlık emekçileri, gazetecilerin yaşadığı sorunların yalnızca bir meslek grubunun sorunu olmadığını, toplumun tamamını ilgilendirdiğini belirtti. Bir sağlık sendikası temsilcisi, "Bizler hastanelerde hastalarımıza doğru bilgiyi aktarmak için çabalarken, basın özgürlüğünün kısıtlanması halkın kafasını karıştırıyor. Bu nedenle gazetecilerin yanındayız" dedi.
Öte yandan, TTB’nin eylem çağrısına ilişkin resmi makamlardan henüz bir açıklama gelmedi. Ancak daha önce benzer eylemlere yönelik polis müdahaleleri ve gözaltılar yaşanmıştı. 24 Ekim’de düzenlenecek eylemlerin barışçıl geçmesi bekleniyor.
Haber Alma Hakkı ve Toplum Sağlığı İlişkisi
TTB’nin vurguladığı bir diğer nokta, haber alma hakkının sağlık hakkıyla doğrudan bağlantılı olduğu. Salgın döneminde yanlış bilgi ve dezenformasyonun toplum sağlığını nasıl tehdit ettiği göz önüne alındığında, bağımsız ve özgür basının önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. TTB, "Halkın doğru bilgiye erişimi, sağlık okuryazarlığını artırır ve sağlık sistemine güveni pekiştirir. Bu nedenle basın özgürlüğüne yönelik her saldırı, aynı zamanda halk sağlığına yapılmış bir saldırıdır" ifadelerini kullandı.
Uzmanlar, basın özgürlüğünün kısıtlandığı ülkelerde sağlık krizlerinin daha derin yaşandığını, çünkü halkın doğru bilgiye ulaşamadığını belirtiyor. TTB’nin çağrısı, bu ilişkiyi gözler önüne sererek basın emekçileriyle sağlık emekçileri arasında bir dayanışma köprüsü kurmayı amaçlıyor.
24 Ekim’de yapılacak eylemler, basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı için önemli bir sınav niteliğinde. TTB’nin desteği, gazetecilerin yalnız olmadığını gösterirken, toplumun farklı kesimlerinden gelecek katılım da baskılara karşı ortak bir irade sergilenmesine olanak tanıyacak. Kamuoyu, eylemlerin ardından atılacak adımları ve yetkililerin tutumunu yakından izliyor.