İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde kendisine ait şirketin aracını makam aracı olarak kullandığı iddiasıyla yargılandığı davanın ikinci duruşması görüldü. Duruşmada hakim, dosyaya daha önce sunulan bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi için üç kişilik yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verdi. Ara karar, davanın seyrini etkileyecek nitelikte.
Duruşmada neler yaşandı?
Davanın ikinci duruşması, tarafların ve avukatların katılımıyla gerçekleşti. Mahkeme heyeti, önceki bilirkişi raporlarında tespit edilen farklılıkların giderilmesi gerektiğini belirterek, yeni bir bilirkişi incelemesi yapılmasına hükmetti. Üç kişilik heyetin, aracın kullanımına ilişkin teknik ve mali detayları mercek altına alacağı öğrenildi. Karar, savcılık ve savunma tarafının taleplerini de dikkate alarak oluşturuldu.
İmamoğlu'nun avukatları, davanın siyasi bir boyut taşıdığını savunarak, bilirkişi raporlarının objektif olması gerektiğini vurguladı. Mahkeme, bilirkişi heyetinin en kısa sürede raporunu sunması için süre verdi. Duruşma, raporun ardından ileri bir tarihe ertelendi.
Davanın arka planı
Dava, Ekrem İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı yaptığı 2014-2019 yılları arasında, kendisine ait bir şirketin aracını belediye makam aracı olarak kullandığı iddiasına dayanıyor. İddiaya göre, söz konusu araç belediye bütçesinden karşılanan masraflarla kullanıldı. İmamoğlu, suçlamaları reddederek aracın şahsi olduğunu ve belediye kaynaklarının kullanılmadığını belirtmişti.
Dava süreci, İmamoğlu'nun siyasi kariyeri açısından da yakından takip ediliyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görevine devam eden İmamoğlu, daha önceki duruşmalarda suçlamaların asılsız olduğunu savunmuştu. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki, davanın seyrini belirleyecek unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.
Bilirkişi raporlarında çelişki
Dosyaya daha önce sunulan bilirkişi raporlarında, aracın kullanım süresi ve masrafların kim tarafından karşılandığı konusunda farklı tespitler bulunuyor. İlk raporda, aracın belediye hizmetlerinde kullanıldığına dair bulgular yer alırken, ikinci raporda bu tespitin aksine veriler sunuldu. Bu çelişki, mahkemenin yeni bir bilirkişi heyeti görevlendirmesine yol açtı.
Hukukçular, bilirkişi raporlarının davada belirleyici rol oynayabileceğini belirtiyor. Yeni heyetin, aracın hangi dönemlerde ve hangi amaçlarla kullanıldığını, masrafların hangi bütçeden karşılandığını detaylı şekilde incelemesi bekleniyor. Raporun tamamlanmasının ardından duruşmaların yeniden başlaması öngörülüyor.
Siyasi yansımalar
Dava, Türkiye'nin siyasi gündeminde geniş yankı uyandırdı. Muhalefet partileri, davanın İmamoğlu'na yönelik siyasi bir baskı aracı olduğunu savunurken, iktidar kanadı yargının bağımsızlığına vurgu yapıyor. İmamoğlu, duruşma sonrası yaptığı açıklamada, "Hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız. Hiçbir şekilde haksız bir suçlamayı kabul etmiyoruz" ifadelerini kullandı.
Kamuoyunda dava, İmamoğlu'nun siyasi geleceği açısından da değerlendiriliyor. Bilirkişi raporunun alınması, davanın uzamasına neden olabilir. Ancak uzmanlar, nihai kararın dosyadaki delillere göre verileceğini hatırlatıyor.
Ne bekleniyor?
Önümüzdeki günlerde bilirkişi heyetinin çalışmalarına başlaması ve raporunu hazırlaması bekleniyor. Raporun mahkemeye sunulmasının ardından yeni duruşma tarihi belirlenecek. Dava süreci, hem hukuki hem de siyasi açıdan dikkatle izlenmeye devam edecek.
Bağımsız gözlemciler, bilirkişi raporlarının şeffaf ve objektif olmasının, kamuoyundaki güven açısından kritik olduğunu vurguluyor. Dava, Türkiye'de yerel yönetimlerdeki kaynak kullanımına ilişkin standartların da tartışılmasına yol açabilir.