İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı'nın (TSKGV) 39. kuruluş yıl dönümünü kutladı. Duran, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, vakfın Türk savunma sanayisine sağladığı katkılara ve millî teknoloji hamlesindeki rolüne dikkat çekti.
TSKGV'nin tarihçesi ve misyonu
Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı, 1970'li yıllarda Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası uygulanan ambargoların ardından, Türk Silahlı Kuvvetleri'ni güçlendirmek ve savunma sanayiinde dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla 1987 yılında kuruldu. Vakıf, kurulduğu günden bu yana Türk savunma sanayisinin lokomotif kuruluşlarının temelini attı. ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, HAVELSAN, STM ve ASFAT gibi Türkiye'nin önde gelen savunma sanayi şirketleri, TSKGV çatısı altında faaliyet gösteriyor veya vakıfla yakın iş birliği içinde çalışıyor. Vakıf, bu şirketler aracılığıyla Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ihtiyaç duyduğu yüksek teknolojili ürünleri yerli ve millî imkânlarla geliştirerek ülke savunmasına katkı sağlıyor.
Duran: 'Millî teknoloji hamlesinin itici gücü'
Burhanettin Duran, kutlama mesajında TSKGV'nin Türkiye'nin savunma sanayiindeki bağımsızlık hedefine yaptığı katkıları vurguladı. Duran, vakfın 39 yıldır sürdürdüğü çalışmalarla Türk Silahlı Kuvvetleri'ni en modern imkânlarla donatmayı amaçladığını belirtti. İletişim Başkanı, vakfın sadece askerî alanda değil, aynı zamanda ekonomik kalkınma ve teknolojik gelişme açısından da stratejik bir öneme sahip olduğunu ifade etti. Duran'ın mesajında, TSKGV'nin genç mühendislere ve bilim insanlarına sağladığı istihdam ve Ar-Ge faaliyetlerine yaptığı yatırımların altı çizildi.
TSKGV, son yıllarda savunma sanayiinde elde edilen ihracat başarılarında da pay sahibi. Türk savunma sanayi ürünleri, 2023 yılında 5,5 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştirerek rekor kırdı. Bu başarıda vakfa bağlı şirketlerin geliştirdiği İHA'lar, zırhlı araçlar, elektronik harp sistemleri ve füze teknolojileri önemli rol oynadı. Vakıf, aynı zamanda Türkiye'nin uzay ve uydu teknolojileri alanındaki atılımlarına da destek veriyor.
Ekonomik ve stratejik boyut
TSKGV'nin ekonomik etkisi, savunma sanayiinin ötesine geçiyor. Vakıf, iştirakleri aracılığıyla yüksek katma değerli üretim yaparak cari açığın azaltılmasına katkı sağlıyor. Savunma sanayii, Türkiye'nin en hızlı büyüyen sektörlerinden biri hâline geldi. 2024 itibarıyla sektörün toplam cirosu 12 milyar doları aşmış durumda. TSKGV, bu büyümede merkezî bir rol üstleniyor. Vakfın yönettiği fonlar, yeni projelerin finansmanında kullanılıyor ve özel sektör yatırımlarını teşvik ediyor.
Vakfın 39. yıl dönümü, Türkiye'nin savunma sanayiindeki iddiasını ve gelecek hedeflerini gözler önüne seriyor. Önümüzdeki dönemde TSKGV'nin, özellikle yapay zekâ destekli savunma sistemleri, insansız deniz araçları ve hipersonik füze teknolojileri gibi alanlarda yeni projelere imza atması bekleniyor. Ayrıca, savunma sanayiinde yerli üretim oranının %80'lerin üzerine çıkarılması hedefleniyor. Bu hedeflere ulaşmada TSKGV'nin koordinasyon rolü kritik önem taşıyor.
Kuruluş yıl dönümü mesajları ve gelecek vizyonu
Burhanettin Duran'ın kutlama mesajı, hükümetin savunma sanayiine verdiği önemi yansıtması açısından dikkat çekici. Duran, mesajında vakfın kurucularını, yöneticilerini ve çalışanlarını tebrik ederek, başarılarının devamını diledi. TSKGV'nin 39. yılı, Türkiye'nin savunma sanayiindeki bağımsızlık yolculuğunda önemli bir kilometre taşı olarak değerlendiriliyor. Vakıf, önümüzdeki yıllarda yeni nesil savaş uçağı KAAN, millî uçak gemisi ve diğer stratejik projelerde aktif rol almaya hazırlanıyor.
TSKGV'nin gelecek vizyonu, sadece askerî gücü artırmakla sınırlı değil; aynı zamanda teknoloji ihracatı ve uluslararası iş birlikleri yoluyla Türkiye'nin küresel savunma pazarındaki payını artırmayı hedefliyor. Bu doğrultuda, dost ve müttefik ülkelere yönelik ortak üretim projeleri ve teknoloji transferi anlaşmaları gündemde. Vakfın 39. yıl dönümü, bu hedeflere ulaşma yolunda bir motivasyon kaynağı oldu.