ABD Başkanı Donald Trump, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada yapay zeka (AI) teriminin teknolojiyi 'sahte' gibi gösterdiğini savunarak, bunun yerine 'süper zeka' ifadesinin kullanılmasını önerdi. Trump, bu açıklamayı 24 Eylül 2024 tarihinde New York'taki BM merkezinde gerçekleştirdi. Öneri, teknoloji ve siyaset çevrelerinde geniş yankı uyandırırken, uzmanlar terimin bilimsel ve teknik geçerliliği olmadığını belirterek karşı çıktı.
Trump: "Yapay Zeka Değil, Süper Zeka"
Trump, konuşmasında yapay zeka teknolojilerinin hızla geliştiğini vurgulayarak, "Yapay zeka terimi, bu muhteşem teknolojiyi adeta sahte bir şey gibi gösteriyor. Oysa bu, insan zekasının ötesinde bir güç. Bu yüzden 'süper zeka' demeliyiz" ifadelerini kullandı. Trump, bu değişikliğin ABD'nin teknoloji liderliğini pekiştireceğini ve halkın konuya daha olumlu bakmasını sağlayacağını iddia etti.
Konuşmanın ardından Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, Trump'ın bu önerisinin resmi bir politika değişikliği anlamına gelmediği, ancak gelecekte federal kurumlarda kullanılabileceği belirtildi. Trump, daha önce de çeşitli teknoloji terimlerini değiştirme yönünde taleplerde bulunmuştu.
Uzmanlardan Sert Tepki: "Bilimsel Dayanağı Yok"
Yapay zeka araştırmacıları ve akademisyenler, Trump'ın önerisine hızla yanıt verdi. Stanford Üniversitesi'nden bilgisayar bilimleri profesörü Dr. Fei-Fei Li, "Yapay zeka terimi, 1956'daki Dartmouth Konferansı'ndan bu yana yerleşik bir bilimsel terimdir. 'Süper zeka' ise farklı bir kavramı, insan zekasını aşan yapay zekayı ifade eder. Bu değişiklik kafa karışıklığına yol açar" dedi.
MIT'den Prof. Max Tegmark ise, "Süper zeka, henüz ulaşılamamış bir aşamadır. Mevcut sistemler dar yapay zekadır. Trump'ın önerisi, teknik doğruluk taşımıyor" diye konuştu. Türkiye'den de uzmanlar görüş belirtti. Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü'nden Prof. Dr. Cem Say, "Yapay zeka terimi uluslararası literatürde kabul görmüş bir terimdir. Siyasi bir söylemle değiştirilmesi bilimsel çalışmaları etkilemez, ancak kamuoyunda yanlış anlaşılmalara neden olabilir" değerlendirmesinde bulundu.
Öte yandan, bazı teknoloji şirketleri ve girişimciler, Trump'ın önerisini desteklediklerini açıkladı. Özellikle savunma sanayi ve yapay zeka yatırımcıları, "süper zeka" teriminin daha heyecan verici olduğunu ve yatırımları artırabileceğini savundu.
Yapay Zeka Teriminin Tarihçesi ve Siyasi Müdahaleler
Yapay zeka terimi ilk kez 1956 yılında John McCarthy tarafından Dartmouth Konferansı'nda kullanıldı. O günden bu yana bilim dünyasında standart bir terim haline geldi. Ancak tarih boyunca çeşitli siyasi liderler, teknoloji terimlerini değiştirmeye çalıştı. Örneğin, 1980'lerde Japonya, "beşinci nesil bilgisayar" projesiyle yapay zekayı farklı bir isimle anmayı denedi ancak başarılı olamadı.
Trump'ın bu hamlesi, yaklaşan 2024 başkanlık seçimleri öncesinde teknoloji politikalarını şekillendirme çabası olarak yorumlanıyor. Uzmanlar, bu tür söylemlerin uluslararası işbirliğini zayıflatabileceği uyarısında bulunuyor. BM Genel Kurulu'nda yapay zeka konusunda küresel düzenlemeler tartışılırken, Trump'ın önerisi bu sürece gölge düşürebilir.
Sonuç: Bilim mi, Siyaset mi?
Trump'ın yapay zeka terimini değiştirme çağrısı, bilimsel gerçeklerden çok siyasi bir hamle olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, terimin değiştirilmesinin teknik literatürü etkilemeyeceğini, ancak kamuoyunda kafa karışıklığına yol açabileceğini belirtiyor. Yapay zeka, insanlığın geleceğini şekillendiren kritik bir alan. Bu tür tartışmalar, teknolojinin nasıl algılandığını ve yönetildiğini etkileyebilir. Önümüzdeki günlerde, Beyaz Saray'ın bu öneriyi resmi bir politikaya dönüştürüp dönüştürmeyeceği merak konusu. Ancak bilim dünyası, terimin uluslararası geçerliliğini koruyacağı konusunda hemfikir.