ABD Başkanı Donald Trump, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile arasındaki ilişkinin dostluk düzeyinde olduğunu söyledi. Trump, "Türkiye'yi seviyorum, Cumhurbaşkanı Erdoğan benim yakın arkadaşım" ifadelerini kullandı. Ayrıca Türkiye'ye yönelik CAATSA yaptırımlarının kaldırılması önünde bir engel olmadığını belirtti.
Trump'tan Türkiye'ye övgü dolu sözler
ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye ile ilişkilere dair dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Trump, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile sık sık görüştüğünü ve kendisini yakın bir dost olarak gördüğünü ifade etti. "Türkiye'yi seviyorum, Cumhurbaşkanı Erdoğan benim yakın arkadaşım" diyen Trump, iki ülke arasındaki diyaloğun güçlü olduğunu vurguladı.
Trump ayrıca, Türkiye'ye yönelik CAATSA (Rusya'nın Avrupa ve Avrasya'daki Nüfuzunu Kısıtlama Yasası) kapsamındaki yaptırımların kaldırılması konusunda herhangi bir engel görmediğini belirtti. Bu açıklama, Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni bir dönemin habercisi olarak yorumlandı.
CAATSA yaptırımları ve Türkiye-ABD ilişkileri
CAATSA yaptırımları, Türkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi alması sonrasında ABD tarafından 2020 yılında uygulamaya konmuştu. Yaptırımlar, Türkiye'nin savunma sanayii kuruluşlarından SSB (Savunma Sanayii Başkanlığı) ve bazı yetkilileri hedef alıyordu. Trump'ın son açıklamaları, yaptırımların kaldırılması yönünde bir irade olduğunu gösteriyor.
Trump, görevde olduğu ilk dönemde de Erdoğan ile yakın ilişkiler kurmuş, iki lider birçok kez bir araya gelmişti. Trump'ın "dostum" ifadesi, kişisel ilişkilerin diplomasideki rolünü bir kez daha gündeme getirdi.
Uzmanlar, Trump'ın açıklamalarının Türkiye'nin Batı ile ilişkilerinde olumlu bir hava yaratabileceğini ancak somut adımların zaman alacağını belirtiyor. CAATSA yaptırımlarının kaldırılması için Kongre'nin onayı gerekebilir; bu süreçte insan hakları ve demokrasi gibi konular da etkili olabilir.
İlişkilerde yeni sayfa mı?
Türkiye, uzun süredir CAATSA yaptırımlarının kaldırılması için lobi faaliyetleri yürütüyor. ABD ile savunma iş birliğinin yeniden tesis edilmesi, F-35 programına dönüş gibi konular da masada. Trump'ın açıklamaları, bu yöndeki beklentileri artırdı.
Ancak ABD'nin yeni yönetiminde dış politika kadrolarının şekillenmesi ve Kongre'deki dengeler, yaptırımların kaldırılması sürecini etkileyebilir. Yine de Trump'ın kişisel diplomasi tarzı, hızlı sonuçlar doğurabilir.
Trump-Erdoğan ilişkisinin geçmişi
Donald Trump ve Recep Tayyip Erdoğan, ilk kez 2017'de Washington'da bir araya gelmiş, ardından birçok kez telefonda görüşmüş ve uluslararası zirvelerde buluşmuştu. Trump, Erdoğan'ı sık sık övmüş ve Türkiye'nin stratejik önemine vurgu yapmıştı.
2019'da Türkiye'nin kuzeydoğu Suriye'ye düzenlediği Barış Pınarı Harekatı sonrasında Trump, Türkiye'ye yönelik yaptırım tehdidinde bulunmuş ancak daha sonra geri adım atmıştı. İkili ilişkiler zaman zaman gerilse de Trump, Erdoğan ile olan kişisel bağını korudu.
2020'de CAATSA yaptırımlarının yürürlüğe girmesiyle ilişkilerde soğukluk yaşandı. Trump, yaptırımların kendi döneminde uygulanmasını istemese de Kongre'nin kararıyla yürürlüğe girdi. Şimdi ise Trump, yaptırımların kaldırılması için engel olmadığını söylüyor.
Türkiye'nin beklentileri
Ankara, CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasını, F-35 programına yeniden katılmayı ve savunma sanayii iş birliğinin güçlendirilmesini istiyor. Ayrıca Suriye, Libya ve Doğu Akdeniz gibi bölgesel konularda ABD ile ortak hareket etme arayışında.
ABD'nin PKK/YPG'ye verdiği destek, Türkiye'nin en önemli şikayet konularından biri. Trump'ın bu konuda nasıl bir tutum izleyeceği belirsiz. Ancak Erdoğan ile yakın ilişkisi, bu konuda bir yumuşama sağlayabilir.
Uzman değerlendirmesi: Kişisel diplomasi ne kadar etkili?
Trump'ın "dostum" söylemi, uluslararası ilişkilerde liderler arası kişisel ilişkilerin önemini gösteriyor. Ancak yaptırımların kaldırılması gibi yapısal konular, kişisel dostluklardan daha karmaşık bir süreç gerektiriyor.
ABD'de yeni yönetimin dış politika ekibi ve Kongre'deki tutum, CAATSA'nın akıbetini belirleyecek. Türkiye'nin Rusya ile ilişkileri de bir diğer önemli faktör. Trump'ın açıklamaları olumlu bir sinyal olsa da somut adımlar için zamana ihtiyaç var.
Öte yandan, Türkiye'nin ABD ile ilişkilerini denge politikası içinde yürüttüğü bir dönemde, Trump'ın bu çıkışı Ankara'nın elini güçlendirebilir. Ancak ABD'nin diğer müttefikleriyle ilişkileri ve bölgesel dengeler de göz önünde bulundurulmalı.