ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında Lübnan sınırında artan gerilim nedeniyle telefon görüşmesinde sert bir diyaloğun yaşandığı bildirildi. Görüşmeye yakın kaynaklara göre Trump, Netanyahu'ya Lübnan'da gerginliği tırmandırdığı için çıkışarak, "Ben olmasaydım şu an hapiste olurdun" ifadesini kullandı. ABD-İsrail ilişkilerinde yeni bir kırılma noktası olarak yorumlanan bu gelişme, Ortadoğu'daki dengeleri yeniden şekillendirebilir.
Görüşmenin Perde Arkası
İddiaya göre, Netanyahu'nun Lübnan'ın güneyine yönelik artan askeri operasyonları ve Hizbullah ile yaşanan çatışmaların tırmanması üzerine Trump, İsrail Başbakanı'nı uyardı. Beyaz Saray kaynakları, Trump'ın bölgede istikrarı bozacak adımlardan kaçınılması gerektiğini vurguladığını belirtirken, Netanyahu'nun ise İsrail'in güvenlik endişelerini dile getirdiği öğrenildi. Görüşmenin ardından iki liderin basın ofislerinden konuya ilişkin resmi bir açıklama gelmedi.
Ekonomik Boyut ve Piyasalar
Lübnan'daki gerginlik, özellikle enerji piyasalarında dalgalanmalara neden oldu. Brent petrol fiyatları, haberin ardından yüzde 2'nin üzerinde yükseldi. Borsa İstanbul'da ise savunma ve enerji hisselerinde hareketlilik gözlemlendi. Uzmanlar, bölgedeki jeopolitik risklerin Türkiye ekonomisi üzerindeki olası etkilerini yakından takip ediyor. Lübnan ile İsrail arasındaki deniz yetki alanı anlaşmazlığı da doğal gaz arama faaliyetlerini etkileyebilir.
Uluslararası Tepkiler ve Bağlam
Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler, taraflara itidal çağrısında bulundu. İran destekli Hizbullah'ın güçlenmesinden endişe eden Batılı ülkeler, ABD'nin arabulucu rolünü yeniden devreye sokmasını bekliyor. Trump'ın bu sert çıkışı, aslında 2020'de İbrahim Anlaşmaları ile başlayan normalleşme sürecinin bir yansıması olarak da okunabilir. Netanyahu, bu anlaşmalarla bölgede izolasyonu kırmayı hedeflerken, Trump'ın eleştirileri İsrail'in güvenlik politikalarına yönelik Washington'daki rahatsızlığı ortaya koyuyor.
Türkiye ise bölgede dengeli bir pozisyon izliyor. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, “Lübnan'ın egemenliğine saygı duyulmalı” diyerek iki tarafı da diyaloğa davet etti. Bu gelişmeler, Doğu Akdeniz'deki enerji rekabeti ve göç krizi gibi konularda yeni bir dönemin habercisi olabilir.
Bağımsız değerlendirmeler, Trump'ın bu çıkışının iç siyasete yönelik bir hamle olduğunu da iddia ediyor. Yaklaşan seçim öncesi, Trump'ın savaş karşıtı söylemleriyle seçmen tabanını genişletmeye çalıştığı yorumları yapılıyor. Ne var ki, Netanyahu'nun koalisyon hükümetinin sağcı kanadı, bu tür baskılara boyun eğilmemesi gerektiğini savunuyor. İki lider arasındaki bu gerilimin, ABD-İsrail stratejik ortaklığında kalıcı hasar bırakıp bırakmayacağı önümüzdeki günlerde netleşecek.