İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD'nin Tahran yönetimine yeni bir teklif ilettiğini duyurdu. Katar arabuluculuğunda yürütülen görüşmelerde İran'ın ABD'ye ilettiği teklife ilişkin konuşan Kalibaf, "İran'ın sunduğu 7 şart uygulanmadıkça Hürmüz Boğazı açılmayacak" dedi. Açıklama, ABD basınında yer alan ve Başkan Donald Trump'ın İran'a yönelik olası bir askeri operasyon için tarih belirlediği iddiasıyla aynı güne denk geldi.
Hürmüz Boğazı'nda 7 şartlı rest
Kalibaf, Katar'ın arabuluculuğuyla ABD tarafına iletilen İran teklifinin ayrıntılarını kamuoyuyla paylaşmadı. Ancak Tahran'ın Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için ileri sürdüğü 7 şartın bulunduğunu belirtti. Bu şartlar arasında yaptırımların kaldırılması, İran'a yönelik askeri tehditlerin sona erdirilmesi ve bölgesel güvenlik garantileri gibi başlıkların yer aldığı tahmin ediliyor. İran, daha önce de boğazdaki seyrüsefer güvenliğinin ancak karşılıklı adımlarla sağlanabileceğini savunmuştu.
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği kritik bir su yolu. Boğazın kapanması veya seyrüseferin kısıtlanması, küresel enerji piyasalarında fiyat şoklarına ve tedarik zincirlerinde aksamalara yol açabilir. İran'ın boğazı bir koz olarak kullanması, ABD ve müttefikleri tarafından uzun süredir yakından izleniyor.
ABD basınında savaş tarihi iddiası
ABD basınında yer alan haberlere göre, Başkan Trump yönetimi İran'a yönelik olası bir askeri müdahale için takvim belirledi. İddialara göre Beyaz Saray, Tahran'a baskıyı artırmak amacıyla belirli bir tarih verdi. Haberlerde, bu tarihin İran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetleriyle bağlantılı olduğu öne sürüldü. Ancak ne Beyaz Saray ne de Pentagon, konuya ilişkin resmi bir açıklama yapmadı. ABD yönetiminden gelen sessizlik, iddiaların doğruluğu konusunda soru işaretleri yaratıyor.
Trump, görevde olduğu ilk dönemde İran'a yönelik "maksimum baskı" politikası izlemiş ve 2018'de ABD'yi İran nükleer anlaşmasından çekmişti. Son dönemde İran ile ABD arasında Umman ve Katar üzerinden dolaylı görüşmelerin sürdüğü biliniyor. Bu görüşmelerde nükleer program, yaptırımlar ve bölgesel güvenlik başlıkları ele alınıyor.
Katar arabuluculuğu ve bölgesel denklem
Katar, son yıllarda Körfez'de diplomatik bir köprü rolü üstleniyor. Doha yönetimi, hem ABD hem de İran ile iyi ilişkilere sahip. Katar arabuluculuğunda iletilen İran teklifinin içeriği netleşmese de, Tahran'ın müzakere masasında elini güçlendirmeye çalıştığı değerlendiriliyor. İran'ın 7 şartı, ABD'nin bölgedeki askeri varlığına ve yaptırım rejimine yönelik talepleri içeriyor olabilir.
Uzmanlar, Hürmüz Boğazı'nın İran için stratejik bir koz olduğunu, ancak boğazın tamamen kapatılmasının İran'ın kendi petrol ihracatını da sekteye uğratacağını belirtiyor. Bu nedenle Tahran'ın kısmi kısıtlamalar ve seyrüsefer denetimleriyle baskı kurmaya çalıştığı ifade ediliyor. ABD ise boğazdaki serbest geçişi garanti altına almak için bölgede donanma unsurlarını konuşlandırmış durumda.
Piyasalar ve diplomatik muhasebe
Hürmüz Boğazı'na ilişkin haber akışı, petrol fiyatlarında dalgalanmaya neden oluyor. Yatırımcılar, olası bir askeri çatışmanın enerji arzını kesintiye uğratmasından endişe ediyor. diplomatik kaynaklar ise tarafların hâlâ müzakere kanallarını açık tuttuğunu, savaş senaryosunun henüz kesinleşmediğini vurguluyor. İran'ın 7 şartı, ABD tarafından nasıl karşılanacağı belirsizliğini koruyor.
Bölgede artan gerilim, Türkiye gibi enerji ithalatında dışa bağımlı ülkeler için de risk oluşturuyor. Olası bir kriz, petrol fiyatlarını yukarı çekerek enflasyon baskılarını artırabilir. Diplomatik çözüm arayışları sürerken, tarafların karşılıklı restleşmesi kısa vadede belirsizliği derinleştiriyor. Hürmüz Boğazı'ndaki durum, sadece bölgesel değil küresel güvenlik açısından da yakından takip ediliyor.