ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın nükleer silah üretimine yönelmesi durumunda ağır yaptırımlarla ve askeri sonuçlarla karşı karşıya kalacağını belirtti. Trump, Beyaz Saray'da düzenlenen bir basın toplantısında, "İran, nükleer silah geliştirmeme konusunda verdiği sözden dönerse inanılmaz sonuçlarla karşılaşacak. Bu sonuçlar hem ekonomik hem de askeri açıdan yıkıcı olacak" dedi.
Artan gerilim ve diplomatik kriz
Trump'ın açıklamaları, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları sıkılaştırdığı ve Tahran yönetiminin uranyum zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırdığı bir döneme denk geldi. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) son raporunda, İran'ın yüzde 60 saflıkta uranyum zenginleştirdiğini ve bu oranın silah seviyesine yaklaştığını duyurmuştu. ABD Dışişleri Bakanlığı, İran'ın nükleer anlaşmaya dönmesi için diplomasi kapısını açık tutarken, Trump yönetimi "maksimum baskı" politikasını sürdürecek.
Ekonomik ve askeri yaptırımlar masada
Uzmanlar, Trump'ın "inanılmaz sonuçlar" ifadesinin, İran petro ihracatını tamamen durdurmayı, ülke bankalarını uluslararası sistemden izole etmeyi ve hatta askeri seçenekleri içerebileceğini yorumluyor. Eski ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "İran rejimi yalnızca güçten anlar. Bu tehditler boş değilse caydırıcı olabilir" ifadelerini kullandı. Öte yandan İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Said Hatibzade, Trump'ın sözlerine tepki göstererek, "Tehdit dilinin bize bir faydası yok. Biz kendi güvenliğimizin garantörüyüz" dedi.
İran'ın nükleer programı, 2015'te imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (JCPOA) ile sınırlandırılmıştı. Ancak Trump'ın 2018'de anlaşmadan tek taraflı çekilmesi ve yaptırımları yeniden uygulamaya koyması, Tahran'ın taahhütlerini askıya almasına yol açtı. İran şu anda JCPOA'nın izin verdiğinden çok daha fazla uranyum zenginleştiriyor ve gelişmiş santrifüjler kullanıyor. Trump yönetiminin bu hamleleri durdurmak için hem diplomatik hem de askeri seçenekleri masada tuttuğu belirtiliyor.
Son gelişmeler, Orta Doğu'da zaten yüksek olan gerilimi daha da tırmandırdı. İsrail, İran'ın nükleer silah elde etmesini asla kabul etmeyeceğini açıklarken, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri de bölgesel istikrara yönelik tehditlerden endişe duyuyor. Uzmanlar, ABD'nin bu tutumunun İran'ı müzakere masasına çekmekten çok, onu daha radikal adımlara itebileceği uyarısında bulunuyor.
Trump'ın açıklamaları, 2024 başkanlık seçimleri öncesinde dış politikada sertlik yanlısı seçmenlere mesaj verme amacı da taşıyor olabilir. Ancak birçok analist, bu tür tehditlerin uzun vadede diplomasiyi zora sokacağı ve İran'ın nükleer programını daha da ilerletmesine neden olabileceği görüşünde.