ABD Başkanı Donald Trump, İran yönetiminin nükleer anlaşma için ABD ile temas halinde olduğunu doğruladı. Trump, yaptığı açıklamada İran'ın bir anlaşma yapmak istediğini ancak henüz buna hazır olmadığını belirtti. Beyaz Saray'da gazetecilere konuşan Trump, 'Onları dinlemeye hazırım, fakat nükleer silaha sahip olamazlar' ifadelerini kullandı.
Trump'ın İran açıklaması
Trump, İran'ın nükleer programına ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, tahran yönetiminin anlaşma niyetinde olduğunu ancak bunun için erken olduğunu söyledi. 'Anlaşmak istiyorlar ama henüz hazır değiller. Zamanı değil' diyen Trump, bu süreçte İran'ın nükleer silah geliştirmesine izin vermeyeceklerini vurguladı. ABD Başkanı, İran ile diplomatik kanalların açık olduğunu ancak müzakerelerin somut adımlara dönüşmesi için İran'ın öncelikle nükleer faaliyetlerini durdurması gerektiğini ima etti.
Yemen'deki durum ve bölgesel yansımalar
Trump'ın açıklamaları, Yemen'deki çatışmaların devam ettiği bir dönemde geldi. Yemen'de İran destekli Husiler ile Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon arasındaki çatışmalar sürerken, Trump'ın açıklamaları bölgesel dengeleri etkileyebilecek nitelikte. Uzmanlar, İran'ın nükleer anlaşma konusundaki tutumunun, Yemen'deki pozisyonuyla da bağlantılı olduğunu belirtiyor. Trump yönetimi, İran'ın Yemen'deki rolünü eleştirirken, Tahran'ın bölgedeki etkisini sınırlamaya çalışıyor.
Eski anlaşma ve yeni süreç
2015 yılında imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (JCPOA), Trump'ın 2018'de tek taraflı olarak çekilmesiyle rafa kalkmıştı. Trump, anlaşmayı 'kötü bir anlaşma' olarak nitelendirirken, İran'ın anlaşma kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini savunmuştu. Şimdi ise yeni bir anlaşma zemini aranıyor. Ancak Trump'ın 'hazır değiller' sözleri, sürecin henüz başında olunduğunu gösteriyor. İran, ABD'nin öncelikle yaptırımları kaldırması gerektiğini savunurken, Washington ise nükleer faaliyetlerin durdurulmasını şart koşuyor.
Trump'ın bu açıklamaları, Orta Doğu'daki gerginliğin azalmasına yönelik umutları artırsa da, taraflar arasındaki güvensizlik ve çıkar çatışmaları nedeniyle yakın vadede bir anlaşma beklenmiyor. Bölgesel aktörlerin ve uluslararası toplumun gelişmeleri dikkatle takip ettiği bu süreçte, diplomatik çabaların artırılması gerektiği vurgulanıyor.