ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen nükleer müzakerelerin 60 gün süreyle ertelendiğini açıkladı. Beyaz Saray'da düzenlenen basın toplantısında konuşan Trump, '60 günün sonuna kadar bekleyeceğiz. İran'ın tutumuna göre yeni adımlar atacağız' dedi. Bu açıklama, petrol fiyatlarında yükselişe ve küresel piyasalarda dalgalanmaya neden oldu. Uzmanlar, kararın ekonomik yaptırımlarla ilgili olduğunu ve taraflar arasındaki gerilimi artırabileceğini belirtiyor.
Trump'tan Sert Mesajlar
Trump, İran'ın son dönemdeki uranyum zenginleştirme faaliyetlerine dikkat çekerek, 'Tahran yönetimi anlaşma masasına samimiyetle oturmazsa, yeni yaptırımlar devreye girecek' ifadelerini kullandı. ABD'nin İran'a yönelik 'maksimum baskı' politikasını sürdüreceğini vurgulayan Trump, 'Müzakere için son bir şans veriyoruz, 60 gün içinde somut adım atılmazsa seçeneklerimiz farklı olacak' dedi.
Piyasalara Yansıyan Endişe
Trump'ın açıklamalarının ardından Brent petrol varil fiyatı yüzde 3 artışla 85 doların üzerine çıktı. Dolar/TL kuru ise 30,50 seviyesine yaklaşarak rekor tazeledi. Ekonomistler, İran kaynaklı jeopolitik risklerin yükselen piyasalara baskı yapmaya devam ettiğini belirtiyor. Özellikle enerji maliyetlerindeki artışın enflasyonla mücadeleyi zorlaştıracağı öngörülüyor.
İranlı Yetkililerden Tepki
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani, Trump'ın açıklamalarına yanıt olarak, 'Amerika'nın tehdit ve ültimatom dili, müzakere ortamına zarar veriyor. Biz diyalogdan yanayız ancak baskı altında pazarlık yapmayız' dedi. İran'ın nükleer programının barışçıl olduğunu yineleyen Kenani, 'İran, masadan kalkmayacak ancak kırmızı çizgileri vardır' ifadelerini kullandı.
Uluslararası Toplumun Tutumu
Avrupa Birliği Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, tarafları itidal çağrısında bulunarak, 'Müzakere masasının korunması herkesin yararınadır' açıklaması yaptı. Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov ise 'ABD'nin tek taraflı kararları bölgesel istikrarsızlığı derinleştiriyor' değerlendirmesinde bulundu.
60 Günlük Süreçte Neler Olabilir?
Uzmanlara göre, önümüzdeki iki ay taraflar için kritik önem taşıyor. ABD'nin İran'a yönelik yeni yaptırım kararları alabileceği, İran'ın ise uranyum zenginleştirme seviyesini artırarak karşılık verebileceği konuşuluyor. Bu süreçte Çin ve Rusya'nın arabuluculuk çabaları öne çıkabilir. Trump yönetiminin izlediği 'bekle-gör' politikasının küresel enerji piyasalarını etkilemesi bekleniyor.
Konunun ekonomik boyutu ise Türkiye için ayrı bir önem taşıyor. Türkiye'nin İran ile ticari ilişkileri ve enerji ithalatı, olası yaptırımlardan doğrudan etkilenebilir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın önümüzdeki dönemde döviz rezervlerini kullanarak kuru dengelemeye çalışması muhtemel görünüyor. Ancak jeopolitik belirsizliklerin yatırımcı güvenini azaltması, TL üzerindeki baskıyı artırabilir.