ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik politikasında kritik bir karar aşamasında olduğunu duyurdu. Trump, masada üç farklı senaryo bulunduğunu belirterek "Çok yakında çok büyük şeyler olacak" dedi. Açıklama, Tahran yönetimiyle nükleer müzakerelerin tıkandığı bir dönemde geldi. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamaya göre seçenekler: kapsamlı bir anlaşma, İran'ın tamamen yok edilmesi veya ekonomik çürümeye terk edilmesi.
Üç senaryonun detayları
Trump'ın açıklamasına göre ilk senaryo, İran ile kapsamlı ve doğrulanabilir bir nükleer anlaşma yapılmasını içeriyor. Bu seçenek, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini sınırlandırmasını ve uluslararası denetimlere tam erişim sağlamasını öngörüyor. İkinci senaryo ise askeri müdahale yoluyla İran'ın nükleer tesislerinin ve stratejik altyapısının tamamen yok edilmesini kapsıyor. Üçüncü senaryoda ise mevcut yaptırımların daha da sıkılaştırılarak İran ekonomisinin çökertilmesi ve ülkenin ekonomik çürümeye bırakılması yer alıyor.
Trump, "Hangisinin olacağını göreceksiniz. Ama çok yakında çok büyük şeyler olacak" ifadelerini kullandı. ABD yönetimi, İran'ın nükleer programını yakından izlediğini ve tüm seçeneklerin masada olduğunu yineledi.
İran cephesinden ilk tepkiler
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Trump'ın açıklamalarına sert yanıt verdi. Sözcü, "Hiçbir senaryo İran'ın haklarını gasp edemez. Her türlü tehdide karşılık verecek güçteyiz" dedi. İran Devrim Muhafızları yetkilileri ise ülkenin savunma kapasitesinin her türlü saldırıyı püskürtecek düzeyde olduğunu vurguladı.
Uzmanlar, Trump'ın açıklamalarının seçim öncesi bir baskı stratejisi olabileceğini belirtiyor. İran'ın nükleer programındaki ilerleme, son aylarda Batı başkentlerinde endişeyle takip ediliyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA), İran'ın uranyum zenginleştirme oranını yüzde 60'a çıkardığını raporlamıştı. Bu oran, silah üretimi için gereken yüzde 90'a oldukça yakın.
Arka plan: yaptırımlar ve müzakere süreci
ABD, 2018'de tek taraflı olarak İran nükleer anlaşmasından (JCPOA) çekilmiş ve ardından Tahran'a yönelik sert yaptırımlar uygulamaya koymuştu. İran da anlaşmadaki taahhütlerini kademeli olarak askıya almıştı. Son dönemde Avrupa ülkelerinin arabuluculuk çabaları sonuçsuz kaldı. Trump yönetimi, İran'ın bölgesel faaliyetlerini ve füze programını da müzakerelere dahil etmek istiyor. İran ise öncelikle yaptırımların kaldırılmasını talep ediyor.
Uzmanlara göre, üçüncü senaryo yani ekonomik çürüme, askeri müdahaleden daha olası görülüyor. Ancak Beyaz Saray'ın açıklamaları, tüm seçeneklerin ciddi şekilde değerlendirildiğini gösteriyor. Trump'ın "çok yakında" ifadesi, kararın önümüzdeki günlerde netleşebileceği yorumlarına yol açtı.
Piyasalara etkisi
Açıklamaların ardından petrol fiyatlarında dalgalanma yaşandı. Brent petrol, Orta Doğu'da artan gerilim nedeniyle yüzde 2'nin üzerinde değer kazandı. Altın fiyatları da güvenli liman talebiyle yükseldi. Analistler, olası bir askeri müdahalenin küresel enerji arzını olumsuz etkileyeceğini ve petrol fiyatlarını 100 doların üzerine taşıyabileceğini belirtiyor.
Bölge ülkeleri ise gelişmeleri tedirginlikle izliyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, olası bir çatışmanın körfezde istikrarsızlığa yol açmasından endişe ediyor. İsrail ise İran'ın nükleer silah edinmesine asla izin verilmeyeceğini yineledi.
Diplomasi trafiği hızlandı
Trump'ın açıklamalarının ardından diplomasi trafiği hızlandı. Avrupa Birliği Dış İlişkiler Temsilcisi, taraflara itidal çağrısı yaptı. Rusya ve Çin, tek taraflı askeri müdahalenin kabul edilemez olduğunu bildirdi. BM Genel Sekreteri ise tüm tarafları diyaloga davet etti.
Türkiye, İran ile komşu olması nedeniyle gelişmeleri yakından takip ediyor. Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Bölgemizde yeni bir çatışma ortamının oluşmaması için diplomatik çözümlere öncelik verilmelidir" denildi.
Trump'ın açıklamaları ne anlama geliyor?
Trump'ın üç senaryolu açıklaması, aslında bir müzakere taktiği olarak da okunabilir. Başkan, İran'a "ya anlaşın ya da sonuçlarına katlanın" mesajı veriyor. Ancak askeri seçeneğin gerçekten masada olup olmadığı belirsizliğini koruyor. ABD'nin bölgedeki askeri varlığı ve İsrail'in tutumu, olası bir çatışmanın habercisi olabilir. Önümüzdeki günler, İran'ın nükleer programı ve Orta Doğu'nun geleceği açısından kritik önem taşıyor.