ABD Başkanı Donald Trump, Amerikan askerlerinin Irak'tan çekilme sürecinin tamamlanmasının ardından Bağdat yönetimine hitaben "Müttefiklerimizi asla terk etmeyiz" mesajını iletti. Pentagon ve ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Erbil Hava Üssü'ndeki çekilmenin 30 Eylül itibarıyla tamamlandığını ve IŞİD karşıtı "Inherent Resolve" Operasyonu'nun sona erdiğini duyurdu. Karar, Irak'taki ABD askeri varlığının geleceği ve bölgesel dengeler açısından kritik bir dönemeç olarak değerlendiriliyor.
Çekilme süreci ve son durum
Pentagon Sözcüsü, yaptığı yazılı açıklamada, Erbil Hava Üssü'nden tahliyenin planlandığı gibi 30 Eylül'de tamamlandığını bildirdi. Açıklamaya göre, son birliklerin ayrılmasıyla birlikte "Inherent Resolve" Operasyonu resmen sona erdi. Bu operasyon, 2014 yılından bu yana IŞİD'e karşı yürütülen uluslararası koalisyonun askeri kanadını oluşturuyordu.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, çekilmenin koordineli bir şekilde gerçekleştirildiğini ve Irak güvenlik güçlerinin eğitimi ile istihbarat paylaşımının sınırlı ölçekte de olsa devam edeceğini belirtti. CENTCOM, "Irak'ın egemenliğine saygı çerçevesinde, ortak çıkarlar doğrultusunda iş birliğimiz sürecek" ifadelerini kullandı.
Bağdat yönetimi ise çekilme kararını "Irak'ın tam egemenliğinin tesisi yolunda atılmış önemli bir adım" olarak nitelendirdi. Irak Başbakanı, yaptığı açıklamada, "Yabancı askerlerin topraklarımızdan ayrılması, halkımızın iradesinin bir yansımasıdır. Ancak uluslararası toplumla güvenlik ve ekonomik iş birliğimiz devam edecektir" dedi. Irak Savunma Bakanlığı, çekilmenin ardından ordu birliklerinin IŞİD kalıntılarına karşı operasyonlarını yoğunlaştıracağını duyurdu.
Trump'ın mesajı ve stratejik arka plan
ABD Başkanı Donald Trump, çekilmenin tamamlanmasının hemen ardından yaptığı açıklamada, "Irak'taki askerlerimizi eve getirdik. Ama müttefiklerimizi asla terk etmeyiz. Irak halkı ve güvenlik güçleriyle olan bağımız güçlüdür" dedi. Trump, bu adımın kendisinin seçim kampanyası sırasında verdiği "sonsuz savaşları sona erdirme" sözünün bir parçası olduğunu vurguladı.
Uzmanlar, çekilme kararının arkasında birkaç faktörün bulunduğunu belirtiyor. Öncelikle, IŞİD'in bölgede fiziksel halifeliğinin sona ermesinin ardından ABD'nin askeri varlığını sorgulaması. İkincisi, İran'ın Irak'taki etkisini dengelemek için diplomatik ve ekonomik araçlara daha fazla ağırlık verilmesi. Üçüncüsü ise ABD iç siyasetinde asker çekilmesinin seçmen nezdinde olumlu karşılanması.
Ancak çekilmenin bölgesel güvenlik üzerindeki etkileri tartışmalı. Irak'ta halen IŞİD hücrelerinin varlığını sürdürdüğü, özellikle Sünni bölgelerde zaman zaman saldırılar düzenlediği biliniyor. Ayrıca PKK terör örgütünün Sincar ve Mahmur'daki varlığı, Türkiye'nin güvenlik endişelerini artırıyor. Irak merkezi hükümetinin bu bölgelerde tam kontrolü sağlayıp sağlayamayacağı belirsizliğini koruyor.
Diğer yandan, Erbil merkezli Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY), çekilme sürecinde ABD ile ilişkilerin korunmasına özel önem verdi. IKBY Başkanı Neçirvan Barzani, "ABD ile stratejik ortaklığımız askeri varlığın ötesinde siyasi, ekonomik ve kültürel alanlarda devam edecek" açıklamasında bulundu. Erbil Hava Üssü'nün tahliyesi, IKBY için sembolik olduğu kadar pratik sonuçlar da doğuruyor; zira üs, koalisyon güçlerinin lojistik merkezi konumundaydı.
Irak'ın geleceği ve bölgesel dengeler
ABD askerlerinin çekilmesi, Irak'ın güvenlik mimarisinde önemli bir boşluk yaratabilir. Irak ordusunun kapasitesi son yıllarda artsa da istihbarat, hava desteği ve özel kuvvetler konusunda hâlâ dış yardıma ihtiyaç duyuyor. IŞİD'in yeniden canlanma riski, özellikle Suriye sınırındaki bölgelerde ve çöl alanlarında devam ediyor.
Bölgesel aktörlerin pozisyonları da netleşmiş değil. İran, çekilme kararını "ABD'nin bölgedeki başarısızlığının itirafı" olarak yorumlarken, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, Irak'ın istikrarı için ekonomik yatırımlara yönelebileceklerini sinyal veriyor. Türkiye ise Irak'ın kuzeyindeki terör unsurlarına karşı operasyonlarını sürdürme kararlılığında.
ABD'nin bölgedeki askeri varlığını azaltması, uzun vadede Washington'ın Orta Doğu politikasında bir eksen kaymasına işaret ediyor. Ancak Trump yönetimi, "müttefiklerimizi terk etmeyiz" mesajıyla hem Irak'a hem de bölgedeki diğer ortaklarına güvence vermeye çalışıyor. Bu güvencenin ne kadar inandırıcı olduğu ise önümüzdeki aylarda Irak'taki gelişmelere ve ABD'nin diplomatik hamlelerine bağlı olacak.
Sonuç olarak, ABD'nin Irak'tan çekilmesi, sadece askeri bir geri çekilme değil, aynı zamanda bölgesel güç dengelerinin yeniden şekillenmesinin başlangıcı olarak görülüyor. Irak'ın egemenliğini pekiştirme çabası, İran'ın etkisini artırma riskini beraberinde getirirken, Sünni Arap dünyası ve Kürt yönetimi arasında yeni ittifak arayışları hız kazanabilir. Türkiye açısından ise PKK ve uzantılarının Irak'ın kuzeyindeki varlığı, sürecin en kritik başlığı olmayı sürdürüyor. ABD'nin çekilme sonrası Irak'a yönelik politikasını nasıl şekillendireceği, yalnızca Irak'ın değil, tüm Orta Doğu'nun geleceğini etkileyecek.