İngiliz basını, ABD Başkanı Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki yakın ilişkiyi ve Trump'ın Kongre'yi karşısına alarak Türkiye'ye yönelik politikaları yeniden şekillendirdiğini yazdı. The Times ve The Guardian gibi saygın gazeteler, Trump'ın Erdoğan'ın gücünü gördüğünü ve bu nedenle Kongre'nin itirazlarına rağmen Türkiye ile ilişkileri geliştirmeye çalıştığını belirtti. Bu durum, Washington-Ankara hattında yeni bir sayfa açılmasına yol açarken, özellikle Suriye ve savunma konularındaki işbirliği dikkat çekiyor.
İlişkilerin seyri
Trump ve Erdoğan arasındaki ilk temastan bu yana kişisel diyalogun güçlü olduğu gözlemleniyor. İki lider birçok kez telefon görüşmesi yaparken, Beyaz Saray'daki yüz yüze görüşmeler de önemli kararlara imza attı. İngiliz basınına göre, Trump özellikle Türkiye'nin NATO içindeki stratejik konumunu ve Erdoğan'ın bölgedeki etkisini takdir ediyor. Bu da Kongre'deki bazı üyelerin rahatsızlığına neden olsa da, Trump'ın hamlelerini engelleyemiyor.
Öte yandan, Türkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi alımı gibi konular iki ülke arasında gerginlik yaratmaya devam ediyor. Ancak Trump, yaptırım kararlarında Kongre'nin baskısına rağmen daha ılımlı bir tutum sergiliyor. Bu da Erdoğan'ın elini güçlendiren bir faktör olarak değerlendiriliyor.
Kongre ile çatışma
Trump'ın Türkiye politikası, ABD Kongresi'nde sert eleştirilere yol açıyor. Özellikle insan hakları ihlalleri ve Doğu Akdeniz'deki gerilimler nedeniyle birçok senatör, Türkiye'ye yaptırım uygulanmasını talep ediyor. Ancak Trump, bu çağrılara kulak tıkayarak kendi diplomasi çizgisini izliyor. İngiliz basını, bu durumu 'Trump'ın kongreyi karşısına alması' olarak tanımlıyor ve bunun liderler arasındaki güç dengesinin bir göstergesi olduğunu vurguluyor.
- Trump, Erdoğan'ın gücünü görerek stratejik işbirliğine öncelik veriyor.
- Kongre, insan hakları ve hukukun üstünlüğü konularında endişeli.
- İkili ilişkiler, savunma ve enerji alanlarında yeni fırsatlar barındırıyor.
Sonuç olarak, Trump-Erdoğan ilişkisi, uluslararası siyasette önemli bir denge unsuru haline gelmiş durumda. İngiliz basınındaki yorumlar, bu ilişkinin yalnızca iki ülkeyi değil, tüm bölgesel dinamikleri etkilediğini gösteriyor. Trump'ın Kongre'yi karşısına alması, onun Erdoğan'ın gücünü ne kadar ciddiye aldığının bir kanıtı olarak okunabilir.