ABD Başkanı Donald Trump, Ocak 2025'te göreve başlamasından bu yana Amerikan kurumsal yapısının sınırlarını zorlayarak 'istediğini yapan' bir lider profili çiziyordu. Ancak bu hafta, mahkemeler, Kongre ve Cumhuriyetçi Parti içinden gelen tepkilerle ilk kez ciddi bir frenle karşılaştı. Trump'ın başkanlık yetkilerini genişletme çabaları, yargı kararları ve yasama organının müdahalesiyle sınırlandırılırken, parti içi muhalefet de giderek sesini yükseltiyor.
Yargıdan gelen darbe
Hafta başında federal bir mahkeme, Trump yönetiminin göçmenlik politikası kapsamında aldığı bir kararı geçici olarak durdurdu. Mahkeme, başkanın yetkilerini aştığı gerekçesiyle yürütmeyi durdurma kararı verdi. Trump'ın avukatları karara itiraz edeceklerini açıklasa da, bu karar başkanın yetkilerine yargıdan gelen en somut müdahale olarak kayıtlara geçti. Uzmanlar, bu kararın Trump'ın diğer tartışmalı kararları için de emsal teşkil edebileceğini belirtiyor.
Kongre'den soruşturma hamlesi
Kongre'de ise Temsilciler Meclisi, Trump'ın seçim kampanyası sırasında yabancı bir ülkeden yardım alıp almadığını araştırmak üzere yeni bir komite kurulmasına onay verdi. Demokratların öncülüğünde kurulan komite, başkanın özel kalemi ve danışmanlarını ifade vermeye çağırabilecek. Beyaz Saray, soruşturmayı 'siyasi bir cadı avı' olarak nitelendirirken, kamuoyu yoklamaları Amerikalıların yüzde 55'inin soruşturmayı desteklediğini gösteriyor.
Cumhuriyetçi Parti'de çatlak
Cumhuriyetçi Parti içinde de Trump'a yönelik eleştiriler artıyor. Senatör Susan Collins ve Lisa Murkowski gibi ılımlı isimler, başkanın son dönemdeki söylemlerinin partinin imajına zarar verdiğini savunuyor. Parti içi bir anket, Cumhuriyetçi seçmenlerin yüzde 30'unun Trump'ın yeniden aday olmasını istemediğini ortaya koydu. Bu durum, 2026 ara seçimleri öncesinde parti içinde bir bölünmeye işaret ediyor.
Bağlam ve değerlendirme
Trump'ın bu hafta karşılaştığı direnç, Amerikan siyasetindeki denge ve denetleme mekanizmalarının hala işlediğini gösteriyor. Ancak başkanın hala geniş bir kitleyi arkasında tuttuğu ve kongre üzerindeki etkisini sürdürdüğü unutulmamalı. Önümüzdeki aylarda bu frenlerin ne kadar kalıcı olacağı, hem Trump'ın hem de Amerikan kurumlarının test edileceği bir dönemi işaret ediyor.