Dünyanın en zengin isimleri, artan jeopolitik gerilimler ve ekonomik belirsizlikler nedeniyle ikinci vatandaşlık arayışlarını hızlandırdı. Özellikle Portekiz'in altın vize programı, milyarderlerin akınına uğruyor. Portekiz Göçmenlik Dairesi verilerine göre, 2023 yılında programa başvuran süper zengin sayısı bir önceki yıla göre yüzde 40 arttı.
Neden Portekiz?
Portekiz'in cazibesi, düşük vergi oranları, AB vatandaşlığına giden yol ve istikrarlı siyasi ortamından kaynaklanıyor. Ülke, 2012 yılında başlattığı altın vize programıyla yatırım karşılığında oturum izni veriyor. En popüler yatırım seçenekleri arasında 500 bin Euro'luk gayrimenkul alımı veya 1 milyon Euro'luk sermaye yatırımı yer alıyor. Program kapsamında bugüne kadar 10 milyar Euro'nun üzerinde yatırım çekildi.
Son dönemde artan talep, Portekiz hükümetini programı sıkılaştırmaya itti. 2023 sonunda yapılan düzenlemeyle, oturum için gerekli yatırım miktarı yükseltildi ve kıyı bölgelerinde gayrimenkul yatırımı seçeneği kaldırıldı. Ancak değişiklikler talebi durdurmadı; aksine, milyarderler kalan fırsatları değerlendirmek için acele ediyor.
Küresel Trend: İkinci Pasaport
Portekiz sadece bir örnek. Dünya genelinde ikinci vatandaşlık talebi, özellikle Malta, Karayiş, Vanuatu ve Avusturya gibi ülkelerde rekor seviyelere ulaştı. Knight Frank'in 2024 tarihli raporuna göre, dünyadaki yüksek net değerli bireylerin yüzde 15'i ikinci bir pasaport sahibi olmayı planlıyor. Bu oran 2020'de yüzde 10'du. Endişeler sadece siyasi değil: İklim değişikliği, pandemi riski ve dijital gözetim gibi faktörler de zenginleri alternatif yaşam alanları aramaya itiyor.
Uzmanlar, bu akının gelir eşitsizliğini derinleştirdiğini ve küresel adalet sorunlarına yol açtığını belirtiyor. Örneğin, IMF çalışmaları, altın vize programlarının ev sahibi ülkelerde konut fiyatlarını şişirdiğini gösteriyor. Portekiz'de 2023 yılında konut fiyatları yüzde 20 artarken, bu artışın büyük kısmı yabancı yatırımcılara bağlanıyor.
Portekiz örneğinde, hükümet programı daha seçici hale getirerek hem yatırım kalitesini artırmayı hem de iç kamuoyundaki eleştirileri azaltmayı hedefliyor. Ancak küresel zenginlik hareketliliği devam ettikçe, ülkelerin bu akışı yönetmek için daha karmaşık politikalar geliştirmesi bekleniyor.