ABD Başkanı Donald Trump, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada İran'a yönelik sert mesajlar verdi. Trump, İran'ın nükleer silah edinmesine "asla izin vermeyeceğini" vurgulayarak, uluslararası toplumu Tahran'a karşı tam ekonomik izolasyon uygulamaya çağırdı. Konuşma, İran'ın bölgedeki artan saldırganlığı ve nükleer programına ilişkin endişelerin arttığı bir dönemde gerçekleşti.
İran'a yönelik suçlamalar
Trump, konuşmasında İran'ı ticari gemilere yönelik saldırılar düzenlemekle suçladı ve bu saldırıların derhal durdurulmasını istedi. Ayrıca İran'ın nükleer hedeflerinden vazgeçmesi gerektiğini belirtti. ABD Başkanı, Washington'ın "teröre destek" olarak nitelediği faaliyetlerin son bulması çağrısında bulundu. Trump, "İran rejimi, nükleer silah peşinde koşmak yerine halkının refahına odaklanmalı" ifadelerini kullandı.
Trump'ın konuşması, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları sıkılaştırma çabalarının bir parçası olarak yorumlandı. Geçtiğimiz aylarda ABD, İran'ın petrol ihracatını hedef alan yeni yaptırımlar uygulamıştı. Trump yönetimi, İran'ın bölgedeki etkisini kırmak için "maksimum baskı" politikası izliyor.
Uluslararası tepkiler ve arka plan
Trump'ın açıklamaları, BM Genel Kurulu'ndaki diğer liderler tarafından nasıl karşılanacağı merak konusu. Avrupa ülkeleri, İran ile nükleer anlaşmayı kurtarma çabasındayken, Trump'ın sert söylemi transatlantik ilişkilerde yeni bir gerilim yaratabilir. İran Dışişleri Bakanlığı'ndan henüz resmi bir yanıt gelmedi.
İran nükleer anlaşması (JCPOA) 2015 yılında imzalanmış, ancak Trump 2018'de ABD'yi anlaşmadan çekmişti. O tarihten bu yana İran, anlaşma kapsamındaki taahhütlerini kademeli olarak askıya aldı. Tahran, uranyum zenginleştirme oranını %60'a kadar çıkardı. Bu durum, bölgede nükleer silahlanma yarışı endişelerini artırıyor.
Trump'ın konuşması, İran'ın Körfez'deki ticari gemilere yönelik saldırılarının ardından geldi. Son aylarda Basra Körfezi'nde çok sayıda tankere sabotaj ve ele geçirme olayı yaşandı. ABD, bu saldırılardan İran'ı sorumlu tutuyor. İran ise suçlamaları reddediyor.
Uzmanlar, Trump'ın çağrısının pratikte ne kadar karşılık bulacağını tartışıyor. Çin ve Rusya gibi ülkeler, İran ile ekonomik ilişkilerini sürdürüyor. Bu ülkelerin tam izolasyon çağrısına uyması beklenmiyor. Ayrıca Avrupa ülkeleri, İran ile ticaret yapabilmek için INSTEX adlı özel bir mekanizma kurmuş durumda.
Trump'ın konuşması, 2020 seçimleri öncesinde iç politikada da yankı bulabilir. Başkan, İran'a karşı sert duruşunu seçim kampanyasında kullanabilir. Ancak anketler, Amerikan halkının çoğunun yeni bir savaş istemediğini gösteriyor.
Sonuç olarak, Trump'ın BM kürsüsünden yaptığı çağrı, İran'a yönelik uluslararası baskının artırılması yönünde bir adım. Ancak bu çağrının ne kadar etkili olacağı, diğer ülkelerin tutumuna bağlı. İran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetleri, önümüzdeki dönemde de dünya gündemini meşgul edecek gibi görünüyor.