ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik bugün için planlanan askeri saldırıları iptal ettiğini ve Tahran yönetimiyle kapsamlı bir anlaşmaya varıldığını duyurdu. Trump, resmi imza töreninin zamanı ve yerinin kısa süre içinde açıklanacağını belirtti. Bu gelişme, Körfez bölgesinde tansiyonun zirve yaptığı bir dönemde geldi. İki ülke arasındaki müzakerelerin son haftalarda yoğunlaştığı ve ABD’nin İran’ın nükleer programına yönelik talepleri ile bölgesel gerilimi azaltmayı hedeflediği ifade ediliyor. Trump yaptığı açıklamada, “Büyük bir uzlaşmaya imza attık. Artık savaş yok, barış var” dedi. Anlaşma metninde İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerine sınırlama getirilmesi, uluslararası denetimlerin artırılması ve ABD’nin yaptırımlarını kademeli olarak kaldırması gibi maddelerin yer aldığı belirtiliyor. Dünya basını bu gelişmeyi, yıllardır süren gerilimin ardından atılan tarihi bir adım olarak nitelendiriyor.
Anlaşmanın perde arkası
Uzun süredir devam eden müzakerelerin dönüm noktası, geçtiğimiz hafta Umman’da gerçekleşen gizli bir toplantı oldu. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif’in başkanlık ettiği görüşmelerde, tarafların karşılıklı güven artırıcı adımlar üzerinde mutabık kaldığı öğrenildi. Trump’ın İran’ın nükleer faaliyetlerine yönelik askeri seçeneği masadan kaldırdığı, buna karşılık İran’ın da nükleer silah geliştirme çabalarından vazgeçtiği bildiriliyor. Ancak anlaşmanın detayları henüz kamuoyuyla tam olarak paylaşılmış değil. Beyaz Saray’dan yapılan yazılı açıklamada, “Bu anlaşma, Orta Doğu’da kalıcı barış ve istikrar için bir fırsattır. Her iki ülke de taahhütlerine sadık kalacaktır” ifadelerine yer verildi. İran tarafı ise anlaşmayı “ulusal çıkarlarımızı garanti altına alan bir diplomatik zafer” olarak tanımladı. Bölge ülkeleri temkinli iyimserlikle karşıladıkları süreçte, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin gelişmeleri yakından izlediği kaydediliyor.
İsrail ve uluslararası tepkiler
Anlaşmanın duyurulmasının ardından İsrail, ABD’nin bu hamlesine sert tepki gösterdi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, “İran’a güvenilemez. Bu anlaşma bölgeyi daha da tehlikeli hale getirecek” açıklamasını yaptı. Buna karşın Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği, anlaşmayı memnuniyetle karşıladı. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, “Bu, diplomasinin zaferidir. Nükleer yayılmanın önlenmesi için atılmış cesur bir adımdır” dedi. Rusya ve Çin ise ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarının kaldırılmasını ve nükleer dosyanın barışçıl çözüme kavuşmasını desteklediklerini bildirdi. Enerji piyasalarında ise anlaşma haberiyle petrol fiyatlarında düşüş yaşandı. Brent petrol varil fiyatı yaklaşık %3 oranında gerilerken, uluslararası analistler bu gelişmenin küresel enerji arzında rahatlama sağlayabileceğini belirtiyor. Öte yandan İran’ın nükleer anlaşmanın yeniden canlanmasıyla ekonomik yaptırımların hafifletilmesini beklediği, ABD’nin de bölgedeki askeri varlığını azaltma sinyali verdiği ifade ediliyor.
Anlaşmanın imza töreni için Viyana veya Cenevre’nin öne çıktığı, katılımcı ülkelerin P5+1 formatında genişletilebileceği konuşuluyor. Türkiye ise süreci “olumlu” bulduğunu, ancak İran’ın bölgesel politikalarının dikkate alınması gerektiğini vurguladı. Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan kısa açıklamada, “Komşumuz İran ile ABD arasında barışçıl bir çözümden yanayız. Gelişmeleri izliyoruz” dendi. Gözlemciler, bu anlaşmanın sadece nükleer dosyayı değil, Yemen ve Suriye krizlerini de etkileyebileceğine dikkat çekiyor. İran’ın bölgedeki vekil güçlere desteğini azaltması halinde, Orta Doğu’daki dengelerin yeniden şekillenebileceği ifade ediliyor. Trump’ın seçim öncesi böyle bir barış adımı atması, iç politikada da kendisine puan kazandırabilir. Ancak anlaşmanın uygulanması ve tarafların taahhütlerine sadık kalması, gerçek bir başarı için belirleyici olacak. Tarihi bir anlaşma olarak nitelendirilen bu gelişme, önümüzdeki günlerde dünya siyasetinin ana gündem maddesi olmaya aday.