Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM), haziran ayı zorunlu trafik sigortası azami prim listesini güncelleyerek tarifeleri yeniden belirledi. Yeni tarifeyle birlikte İstanbul'da standart bir otomobil için ödenecek prim 18 bin lirayı aşarken, en riskli sürücü grubuyla en güvenli sürücü grubu arasındaki prim farkı daha da açıldı. Uygulama, 1 Haziran itibarıyla yürürlüğe girdi.
İstanbul'da primler zirve yaptı
Yeni tarifeye göre, İstanbul'da 1. kademe (en güvenli) sürücüler için azami prim 7.820 TL olurken, 7. kademe (en riskli) sürücüler için bu rakam 18.280 TL'ye yükseldi. Standart bir otomobil sahibi, İstanbul'da ortalama 12.500 TL ile 15.000 TL arasında bir prim ödeyecek. Ankara'da en düşük prim 6.250 TL, en yüksek prim 14.600 TL; İzmir'de ise en düşük prim 6.800 TL, en yüksek prim 15.900 TL olarak belirlendi.
Risk kademeleri ve prim farkı
SBM, sürücüleri hasar geçmişi, trafik cezaları, ikamet ili gibi kriterlere göre 1'den 7'ye kadar risk kademesine ayırıyor. En güvenli sürücü grubu (1. kademe) ile en riskli sürücü grubu (7. kademe) arasındaki prim farkı, İstanbul'da 10.460 TL'ye ulaştı. Bu fark, geçen yıl aynı dönemde 8.200 TL civarındaydı. Uzmanlar, farkın açılmasının özellikle yüksek riskli sürücüler için prim yükünü artırdığına dikkat çekiyor.
Sektör temsilcilerinden uyarı
Sigorta sektörü temsilcileri, artan primlerin araç sahiplerini zorladığını belirtiyor. Türkiye Sigorta Birliği verilerine göre, yılın ilk dört ayında zorunlu trafik sigortası prim üretimi geçen yıla göre yüzde 35 arttı. Ancak hasar frekansındaki artış ve enflasyon, primlerin daha da yükselmesine neden oluyor. Tüketici dernekleri ise primlerin makul seviyelere çekilmesi için düzenleme talep ediyor.
Bağımsız değerlendirme
Trafik sigortası primlerindeki bu artış, sadece İstanbul'da değil Türkiye genelinde araç sahiplerinin bütçesini zorlamaya devam ediyor. Risk kademeleri arasındaki makasın açılması, güvenli sürüşü teşvik etme amacı taşısa da, yüksek enflasyon ve araç maliyetlerindeki artışla birleşince özellikle düşük gelirli sürücüler için ciddi bir yük oluşturuyor. Sigorta şirketlerinin karlılık endişeleri anlaşılabilir olmakla birlikte, tüketici mağduriyetini önlemek adına daha dengeli bir tarife yapısına ihtiyaç olduğu açıktır.