İzmir'de yürütülen 3 yıllık bir araştırma, toprağa baklava ve hilal şekli verilerek yapılan su hasadı yöntemlerinin toprak nemini 2 katın üzerine çıkardığını ortaya koydu. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi tarafından yürütülen çalışma, kuraklıkla mücadelede çiftçilere yeni bir umut sunuyor. Araştırma kapsamında, geleneksel düz toprak yüzeyine kıyasla bu geometrik desenlerin su tutma kapasitesini önemli ölçüde artırdığı belirlendi.
Baklava ve hilal desenleri nasıl çalışıyor?
Araştırma ekibi, İzmir'in Bergama ilçesinde bulunan deneme tarlalarında, toprağa açılan baklava dilimi ve hilal şeklindeki çukurların yağmur suyunu yönlendirerek kök bölgesinde biriktirdiğini tespit etti. Geleneksel yöntemlerde suyun yüzey akışıyla kaybolduğunu belirten Prof. Dr. Mehmet Altın, "Baklava deseni suyu dört bir yandan toplayıp merkeze yönlendiriyor, hilal ise eğimli arazilerde suyu tutarak erozyonu da engelliyor" dedi. Araştırma sonuçlarına göre, bu yöntemle toprak nemi %120'ye varan oranda artış gösterdi.
Denemelerde, baklava desenli parsellerde yetiştirilen buğday ve arpanın verimi, kontrol parsellerine göre %35 daha yüksek çıktı. Hilal şeklinin uygulandığı eğimli arazilerde ise suyun %80'inin toprakta kaldığı, yüzey akışıyla kaybın %20'ye düştüğü gözlemlendi. Araştırma kapsamında 3 yıl boyunca 12 farklı parselde 36 deneme yapıldı ve her yıl sonuçlar tutarlılık gösterdi.
Kuraklıkla mücadelede yeni bir yol
Türkiye, son yıllarda iklim değişikliğinin etkisiyle ciddi kuraklık sorunlarıyla karşı karşıya. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2023 yılında Ege Bölgesi'nde yağışlar mevsim normallerinin %40 altında gerçekleşti. Bu durum, tarımsal sulama ihtiyacını artırırken yer altı su kaynaklarının hızla tükenmesine yol açıyor. Su hasadı yöntemleri, özellikle kurak ve yarı kurak bölgelerde suyun etkin kullanımı için kritik önem taşıyor.
Dünya genelinde benzer teknikler, İsrail ve Avustralya gibi ülkelerde yaygın olarak kullanılıyor. Ancak baklava ve hilal desenlerinin bir arada uygulandığı bu özgün yaklaşım, literatürde ilk kez bu çalışmayla test edildi. Prof. Dr. Altın, "Bu yöntem, maliyet gerektirmeyen, çiftçinin kendi imkanlarıyla uygulayabileceği bir çözüm. Sadece toprağı şekillendirerek suyu verimli kullanmak mümkün" diye konuştu.
Araştırma ekibi, yöntemin yaygınlaştırılması için Tarım ve Orman Bakanlığı ile görüşmeler yapıyor. Bakanlık yetkilileri, 2024 yılı içinde pilot illerde demonstrasyon çalışmaları başlatmayı planladıklarını belirtti. Eğer yöntem geniş alanlarda başarılı olursa, Türkiye'nin tarımsal su tüketiminde %25'e varan tasarruf sağlanabileceği öngörülüyor.
Çiftçiler ne diyor?
Denemelere katılan çiftçilerden Hasan Yılmaz, "Eskiden tarlamda su birikintisi olurdu, şimdi o su toprağa giriyor. Bu yıl buğdayım gözle görülür şekilde daha gür çıktı" dedi. Bir diğer çiftçi Ayşe Kaya ise "Maliyetsiz bir yöntem, sadece traktörle toprağı şekillendirdik. Devletin bunu yaygınlaştırması lazım" ifadelerini kullandı.
Uzmanlar, iklim değişikliğinin etkilerinin giderek arttığı bir dönemde, su hasadı gibi düşük maliyetli ve sürdürülebilir çözümlerin kritik olduğunu vurguluyor. Ancak yöntemin başarısı için doğru toprak işleme zamanı ve eğim koşullarına dikkat edilmesi gerektiği belirtiliyor. Araştırma sonuçları, uluslararası hakemli dergi Journal of Arid Environments'ta yayımlandı.
Önümüzdeki dönemde, benzer çalışmaların farklı iklim ve toprak tiplerinde tekrarlanması planlanıyor. Eğer sonuçlar tutarlı olursa, bu yöntem Türkiye'nin tarımsal kuraklık stratejisinde önemli bir yer tutabilir. Zira su kaynaklarının hızla azaldığı bir coğrafyada, her damla suyun toprakta tutulması, gelecek nesiller için hayati bir önem taşıyor.