Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve bağlı odalar, Ankara'da düzenlenecek NATO zirvesi öncesinde ortak bir basın açıklaması yaparak, hükümetin Türkiye'yi NATO'nun saldırgan stratejilerine ortak etmesini ve ülke topraklarını bu amaçla kullandırmasını sert bir dille eleştirdi. Açıklamada, zirve kapsamında Başkent'te 'önlem' adı altında getirilen yasaklamaların da halkın özgürlüklerini kısıtladığı belirtilerek, “Ülkemizin ve halkımızın geleceğini NATO'ya teslim etmeyeceğiz” ifadeleri kullanıldı.
NATO zirvesine karşı ortak duruş
Ankara'da 11-12 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilecek NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde, TMMOB Merkez Binası'nda bir araya gelen oda başkanları ve temsilcileri, ortak bir bildiriyle hükümetin dış politika tercihlerini sorguladı. Açıklamada, Türkiye'nin NATO bünyesinde yürütülen askeri operasyonlara ev sahipliği yapmasının, bölgede istikrarsızlığı derinleştirdiği ve ülkeyi çatışmaların içine çektiği vurgulandı. TMMOB adına yapılan konuşmada, “Türkiye, barış ve diplomasiyi öncelemeli, emperyalist ittifakların değil, bağımsız bir dış politikanın parçası olmalıdır” denildi.
Yasaklara ve kısıtlamalara tepki
Zirve öncesinde Ankara'da güvenlik gerekçesiyle alınan önlemler kapsamında birçok cadde ve meydanın kapatılması, gösteri yürüyüşlerinin yasaklanması ve bazı bölgelere girişlerin sınırlandırılması da TMMOB açıklamasında hedef alındı. Açıklamada, “Halkın kendi başkentinde özgürce dolaşma ve düşüncelerini ifade etme hakkı, NATO zirvesi uğruna askıya alınamaz” ifadelerine yer verildi. TMMOB yetkilileri, bu tür yasaklamaların demokratik hakları ihlal ettiğini ve halkın iradesini yansıtmadığını savundu.
Bağımsız dış politika vurgusu
TMMOB açıklamasında, Türkiye'nin NATO'ya üyeliğinin sorgulanması gerektiği belirtilirken, “Soğuk Savaş döneminin kalıntısı olan bu ittifak, bugün küresel barışa tehdit oluşturmaktadır. Ülkemiz, kendi ulusal çıkarlarını değil, büyük güçlerin çıkarlarını korumaktadır” denildi. Ayrıca, hükümetin Suriye, Irak, Libya ve Doğu Akdeniz'de izlediği politikaların NATO'nun stratejileriyle örtüştüğüne dikkat çekilerek, bu durumun Türkiye'yi bölgesel çatışmaların tarafı haline getirdiği ifade edildi. TMMOB, kamuoyunu bu konuda duyarlı olmaya ve bağımsız bir dış politika için mücadele etmeye çağırdı.
Bağımsız değerlendirme: TMMOB'nin bu çıkışı, sivil toplumun dış politika tercihlerine yönelik artan rahatsızlığının bir yansıması olarak görülebilir. Türkiye'nin NATO'ya üyeliği uzun süredir tartışmalı bir konu olmakla birlikte, özellikle son yıllarda artan jeopolitik gerilimler ve ittifak içindeki göreceli konum, bu tartışmaları yeniden alevlendirmiştir. TMMOB'nin eleştirileri, sadece zirve önlemlerine değil, aynı zamanda daha geniş bir güvenlik anlayışına yönelik olduğu için dikkat çekicidir. Bununla birlikte, bu tür açıklamaların kamuoyunda ne kadar karşılık bulacağı ve hükümet politikalarını değiştirmeye etkisi sınırlı kalabilir.