Türk Hava Yolları (THY), İngiltere Premier Lig ekiplerinden Liverpool'a 5 yıllık forma sponsorluğu için yaklaşık 20 milyar TL değerinde bir anlaşma imzaladı. Anlaşma, Türk sivil havacılık tarihinin en büyük sponsorluklarından biri olarak kayıtlara geçerken, şirket çalışanlarının uçuş tazminatları ve sosyal haklarına dair herhangi bir iyileştirme yapılmaması dikkat çekti. Konuya yakın kaynaklara göre, anlaşmanın toplam bedeli 20 milyar TL'yi aşarken, bu tutarın THY'nin yıllık reklam ve tanıtım bütçesinin önemli bir kısmını oluşturduğu belirtiliyor.
Sponsorluk Anlaşmasının Detayları
THY ile Liverpool arasında yapılan anlaşma, 2023-2024 sezonundan itibaren 5 yıl boyunca geçerli olacak. Anlaşma kapsamında THY logosu, Liverpool formasının göğüs kısmında yer alacak. Daha önce Standard Chartered'ın göğüs sponsoru olduğu Liverpool'da, THY'nin bu anlaşmayla birlikte kulübün en büyük sponsorlarından biri haline geldiği ifade ediliyor. İngiliz basınında yer alan haberlere göre, anlaşmanın yıllık değeri 40 milyon sterlin civarında. Bu da toplamda 200 milyon sterlinlik (yaklaşık 20 milyar TL) bir bütçeye işaret ediyor.
THY yönetimi, sponsorluğun Türkiye'nin tanıtımına katkı sağlayacağını ve global marka bilinirliğini artıracağını savunuyor. Ancak anlaşmanın kamuoyuna yansıyan boyutu, çalışanların ekonomik koşulları oldu.
Çalışanların Tazminat ve Hakları
THY çalışanları, uzun süredir uçuş tazminatları ve ek ödemeler konusunda sıkıntı yaşıyor. Pandemi döneminde büyük ölçüde kesilen uçuş tazminatları, halen eski seviyesine dönebilmiş değil. Şirket içi kaynaklara göre, kabin memurları ve pilotlar, uçuş başına aldıkları ek ücretlerde ciddi düşüş olduğunu belirtiyor. Öte yandan, THY'nin 2023 yılında açıkladığı rekor kâr rakamlarına rağmen, çalışanlara yapılan zam oranları enflasyonun altında kaldı. Bu durum, sendikaların ve çalışan temsilcilerinin tepkisini çekiyor.
Sponsorluk anlaşmasının duyurulmasının ardından sosyal medyada da çeşitli yorumlar yapıldı. Bazı kullanıcılar, "20 milyar TL'lik sponsorluk yerine çalışanlara yansıtılsaydı" gibi eleştirilerde bulundu. THY yönetimi ise konuya ilişkin resmi bir açıklama yapmadı.
Ekonomik ve Siyasi Arka Plan
Türkiye'de son yıllarda büyük spor sponsorlukları sıkça tartışma konusu oluyor. THY'nin daha önce Barcelona, Borussia Dortmund gibi kulüplerle yaptığı anlaşmalar da benzer şekilde eleştirilmişti. Ancak bu kez anlaşmanın büyüklüğü ve çalışan haklarıyla ilgili somut bir iyileştirme olmaması, tartışmayı daha da derinleştiriyor. Ekonomistler, THY'nin kamuya açık bir şirket olması nedeniyle bu tür harcamaların şeffaf bir şekilde denetlenmesi gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, yüksek enflasyon ortamında çalışanların alım gücünün düştüğü bir dönemde, milyarlarca liralık sponsorluk harcamalarının önceliklendirilmesi sorgulanıyor.
Siyasi partilerden de konuya dair açıklamalar geldi. Muhalefet partileri, iktidarın THY üzerinden yürüttüğü sponsorluk politikalarını eleştirerek, bu kaynağın çalışanlara ve yolcu memnuniyetine aktarılması gerektiğini savundu. Hükümet kanadından ise henüz bir yanıt gelmedi.
Bağımsız Değerlendirme
THY'nin Liverpool sponsorluğu, global marka stratejisi açısından önemli bir adım olarak görülebilir. Ancak şirketin aynı zamanda yüzbinlerce çalışanı olan bir kamu kuruluşu olduğu unutulmamalı. Çalışanların özlük hakları ve tazminatları iyileştirilmeden yapılan büyük harcamalar, kurum içi motivasyonu ve toplumsal algıyı olumsuz etkileyebilir. Uzun vadede, bu tür yatırımların sürdürülebilir olması için çalışan memnuniyetinin de gözetilmesi gerekiyor. Ekonomik koşulların giderek zorlaştığı bir ortamda, şirket yönetiminin önceliklerini gözden geçirmesi ve paydaşlar arasında denge kurması şart.