İngiltere'nin köklü gazetelerinden The Times, Türkiye'nin 1 Temmuz itibarıyla ülke genelinde başlattığı Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) sistemini dünyaya örnek gösterdi. Gazete, Türk modelinin çevre kirliliğiyle mücadelede ve geri dönüşümde etkin bir çözüm sunduğunu belirterek, İngiltere'nin benzer bir sistemi hayata geçirmesi için ilham kaynağı olduğunu yazdı. Haberde, uygulamanın vatandaşlara maddi teşvik sağlarken atık yönetiminde devrim yarattığı vurgulandı.
DOA Sistemi Nasıl Çalışıyor?
Türkiye'de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen DOA sistemi, içecek ambalajlarının depozito bedeli karşılığında toplanmasını öngörüyor. Plastik, cam ve alüminyum şişeler, marketlerdeki iade noktalarına veya akıllı otomatlara teslim edildiğinde, tüketicilere sembolik bir ücret iade ediliyor. Bu sayede hem sokaklardaki çöp miktarı azalıyor hem de geri dönüşüm oranları artıyor. Sistem, ilk olarak pilot bölgelerde denenmiş, elde edilen başarılı sonuçların ardından ülke geneline yaygınlaştırılmıştır. Uygulama, belediyeler ve özel sektör iş birliğiyle yürütülüyor; toplanan malzemeler lisanslı tesislerde işlenerek yeniden üretime kazandırılıyor.
İngiltere ve Dünya İçin Model Oldu
The Times'ın haberinde, Türkiye'nin DOA sistemi ile Avrupa Birliği ülkelerine kıyasla çok daha hızlı bir geçiş yaptığına dikkat çekildi. Özellikle depozito yönetiminde dijital altyapının kullanılması, takip sistemlerinin şeffaflığı ve tüketici bilincinin artırılması gibi unsurlar övgüyle karşılandı. İngiltere'de uzun süredir tartışılan depozito iade sistemi (DRS) için Türk modelinin örnek alınabileceği ifade edildi. Bazı çevre örgütleri ve milletvekilleri, Türkiye'deki uygulamanın başarısına dikkat çekerek benzer bir yasal düzenlemenin en kısa sürede yapılması çağrısında bulundu. İngiltere'de 2027 yılına kadar hayata geçirilmesi planlanan sistem için Türkiye'nin deneyimlerinden yararlanılması önerildi.
Uzmanlar, DOA sisteminin çevresel faydalarının yanı sıra ekonomiye de önemli katkılar sağladığını belirtiyor. Geri dönüştürülen malzemelerin ham madde olarak kullanılması, ithalat bağımlılığını azaltırken yeni istihdam alanları yaratıyor. Türkiye'de ilk üç ayda 1 milyarın üzerinde ambalajın sisteme dahil edildiği ve geri dönüşüm oranlarının %90'a ulaştığı belirtildi. Bu rakamlar, dünya ortalamasının çok üzerinde olarak değerlendiriliyor. Ayrıca sistem, kayıt dışı toplayıcıların da sürece entegre edilmesine imkan tanıyarak sosyal fayda sağlıyor.
Geleceğe Yönelik Adımlar
Türkiye, DOA sistemini daha da genişletmeyi hedefliyor. Cam ve plastik şişelerin yanı sıra içecek kutularının da kapsama alınması planlanıyor. Ayrıca, okullarda çevre bilinci eğitimleri yaygınlaştırılacak ve genç nesillerin sisteme aktif katılımı teşvik edilecek. Bu kapsamda, çevre dostu alışkanlıkların toplum genelinde benimsenmesi amaçlanıyor.
Sonuç olarak, Türkiye'nin Depozitosu Olan Ambalajlar Sistemi, çevre sorunlarına yenilikçi bir çözüm sunarken, uluslararası kamuoyunda takdir topluyor. Bu durum, ülkenin çevre politikalarındaki kararlılığını gösteriyor. Ancak sistemin sürdürülebilirliği için denetim mekanizmalarının sürekli iyileştirilmesi ve vatandaşların katılımının teşvik edilmesi gerekiyor. Türkiye'nin bu adımı, diğer gelişmekte olan ülkelere de ilham verebilir; doğru uygulama ve iş birlikleriyle benzer başarı hikayeleri yaratılabilir.