Adana’da bir kadının çocuğu için almak istediği iki lahmacunu vermeyi reddeden ve “Beşten az satmam” diyen seyyar satıcı ile kadın arasında yaşanan tartışma, cep telefonu kamerasına saniye saniye yansıdı. Görüntülerin sosyal medyada hızla yayılmasının ardından harekete geçen zabıta ekipleri, satıcının tezgahına el koydu. Olayın ardından satıcı A.D. ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada özür diledi ve “O an sinirle söylenmiş bir sözdü, çocuğu üzdüğüm için çok pişmanım” dedi.
Olay Nasıl Gerçekleşti?
Olay, Adana’nın merkez Yüreğir ilçesinde öğle saatlerinde yaşandı. İddiaya göre, küçük çocuğu ile birlikte seyyar bir lahmacun tezgahına yaklaşan kadın, çocuğu için iki adet lahmacun istedi. Tezgahtar A.D., “Beşten az satmıyorum” diyerek kadını geri çevirdi. Bunun üzerine kadın ile satıcı arasında sözlü tartışma çıktı. Tartışma sırasında kadın, “Bir çocuğa iki lahmacun çok mu görüyorsun? Utanmıyor musun?” diye tepki gösterdi. Satıcının “Ne yapayım, zararına satamam” cevabı ise cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Görüntülerde, küçük çocuğun annesinin koluna yapışarak “Anne hadi gidelim” dediği duyuluyor. Kısa sürede sosyal medyada yayılan video, binlerce kullanıcı tarafından paylaşıldı ve olay büyük tepki topladı.
Zabıta Ekipleri Harekete Geçti
Görüntülerin sosyal medyada yayılmasının ardından Yüreğir Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, satıcının kimliğini tespit ederek tezgahına el koydu. Belediye yetkilileri, seyyar satıcının ruhsatsız çalıştığını ve daha önce de hakkında birçok şikayet olduğunu açıkladı. Zabıta ekipleri, tezgahı kaldırırken, A.D. ise o anları şaşkınlıkla izledi. Olayla ilgili tutanak tutulduğu ve idari para cezası uygulandığı bildirildi.
Satıcıdan Özür Açıklaması
Tezgahın kaldırılmasının ardından sosyal medya hesabından bir paylaşım yapan A.D., “O anki söylemim son derece yanlıştı. Bir anne ve çocuğunu üzdüğüm için çok üzgünüm. Sinirle söylenmiş bir sözdü, keşke geri alabilseydim. Özür dilerim” ifadelerini kullandı. A.D., ayrıca kadının kendisini affetmesini istediğini de sözlerine ekledi. Ancak sosyal medya kullanıcıları, özür açıklamasının samimi bulmadı ve “Bu bir özür değil, zorunluluktan yapılmış bir açıklama” yorumlarında bulundu.
Benzer Olaylar ve Yasal Çerçeve
Türkiye’de seyyar satıcıların keyfi tutum ve davranışları zaman zaman gündeme geliyor. Özellikle toplu taşıma durakları, okul önleri ve parklarda yoğunlaşan seyyar satıcılar, fiyat ve adet konusunda tüketicilere zorluk çıkarabiliyor. Tüketici Hakları Derneği’ne göre, bir malın belirli bir adetten az satılmayacağı yönündeki uygulamalar yasal değil. Tüketici Kanunu’na göre, satıcılar belirledikleri satış şartlarını açıkça belirtmek zorunda ve tüketiciyi zorlama hakları bulunmuyor. Bu tür durumlarda tüketiciler, Ticaret Bakanlığı’nın Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na şikayette bulunabiliyor.
Toplumun Vicdanı Yaralandı
Olay, toplumda derin bir yara açtı. Özellikle çocukların olduğu durumlarda, temel gıda ürünlerine erişimin kısıtlanması, kamuoyunda büyük bir infial yarattı. Birçok sosyal medya kullanıcısı, “Çocukların rızkıyla oynanmaz” diyerek tepkisini dile getirdi. Adana Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı, yaptığı açıklamada, “Bu tür davranışlar ne yazık ki tüm esnafımızın itibarını zedeliyor. Laf olsun diye değil, gerçekten ihtiyacı olan insanlara karşı daha duyarlı olmalıyız” dedi.
Sonuç ve Değerlendirme
Bu olay, sadece bir seyyar satıcının tavrı değil, aynı zamanda toplumdaki gıda güvencesi sorununa da işaret ediyor. Bir annenin çocuğuna iki lahmacun alabilmek için yaşadığı zorluk, ekonomik krizin ne kadar derinleştiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Satıcının “kar marjı” endişesiyle bir çocuğu geri çevirmesi, vicdanları yaraladı. Ancak esas sorun, bireysel tutumlardan ziyade, toplumda giderek artan “herkes için yeterli gıda” sorununun çözümsüz kalması. Bu tür olayların tekrarlanmaması için hem satıcıların bilinçlendirilmesi hem de tüketicilerin haklarını bilmesi büyük önem taşıyor. Belediye zabıtasının hızlı müdahalesi, benzer durumda olan diğer satıcılara da caydırıcı bir mesaj oldu. Umuyoruz ki bu üzücü hadise, hem esnafın hem de vatandaşların birbirine karşı daha anlayışlı olmasına vesile olur.