Türkiye, 40 yılı aşkın süredir mücadele ettiği terör belasının sona ermesinin eşiğinde. Devlet ve milletin kararlı duruşu sayesinde, PKK ve uzantılarının silah bırakma süreci, ülkenin dört bir yanında umutla karşılanıyor. Bu tarihi dönüşümün ekonomik boyutu da en az güvenlik boyutu kadar dikkat çekici. Yapılan hesaplamalara göre, terörün Türkiye'ye toplam maliyeti 2.3 trilyon doları buluyor. Bu kaynak, doğru kullanılsaydı, 143 Adet Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin inşa edilebileceği, ülkenin kalkınma hamlesinin ne denli büyük olabileceği görülüyor.
Terörün Ekonomik Bedeli: 2.3 Trilyon Dolar
Uzmanlar, terörün Türkiye ekonomisine doğrudan ve dolaylı maliyetlerini uzun yıllardır analiz ediyor. Güvenlik harcamaları, askeri operasyonlar, terör nedeniyle zarar gören altyapı, turizm gelirlerindeki düşüş, yatırımların ertelenmesi ve işsizlik gibi faktörler bu devasa rakamı oluşturuyor. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri'nde yaşanan göçler, tarım ve hayvancılığın sekteye uğraması, bölge ekonomisinin onlarca yıl geri kalmasına neden oldu. Bu süreçte şehit aileleri ve gazilerin yaşadığı acılar ise hiçbir maddi değerle ölçülemez.
Kaynaklar Milletin Hizmetinde: 143 Akkuyu Örneği
Terörle mücadeleye harcanan bu 2.3 trilyon doların, ülkenin kalkınmasına aktarılması durumunda neler yapılabileceği hayal gücünü zorluyor. 2024 yılı itibarıyla maliyeti yaklaşık 16 milyar dolar olarak açıklanan Akkuyu Nükleer Güç Santrali'ni temel alırsak, bu parayla 143 adet Akkuyu ölçeğinde santral inşa edilebilir. Bu enerji yatırımı, Türkiye'nin enerji bağımsızlığını tamamen sağlamanın yanı sıra, sanayiden tarıma, sağlıktan eğitime kadar pek çok alanda dev projelere imza atılmasını mümkün kılabilirdi. Yüksek hızlı tren hatları, havalimanları, hastaneler, okullar, barajlar ve sulama tesisleri gibi altyapı yatırımlarının yanı sıra, Ar-Ge ve teknolojiye yapılacak yatırımlar, Türkiye'yi küresel rekabette üst sıralara taşıyabilirdi.
Yeni Dönem: Fırsatlar ve Beklentiler
Terörün sona ermesiyle birlikte açığa çıkacak kaynakların topluma nasıl yansıyacağı merak konusu. Hükümet yetkilileri, terörle mücadeleden sağlanacak tasarrufun, istihdamı artırmaya, üretimi desteklemeye ve vatandaşın refahını yükseltmeye yönelik projelere aktarılacağını açıkladı. Bu kapsamda, başta Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi olmak üzere, kalkınmada öncelikli bölgelere yönelik yatırım teşviklerinin artırılması, bölgesel gelişmişlik farklarının kapatılması hedefleniyor. Ayrıca, turizm potansiyelinin harekete geçirilmesi, bölge halkının refahını artıracak ve ülke ekonomisine ciddi katkı sağlayacak.
Uzman Görüşleri ve Toplumsal Beklentiler
Ekonomistler, terörün bitmesiyle birlikte güvenlik harcamalarındaki azalmanın bütçeye olumlu yansıyacağını, bunun da kamu yatırımlarını artıracağını belirtiyor. Ayrıca, istikrar ortamının yabancı yatırımcılar için de önemli olduğuna dikkat çeken uzmanlar, Türkiye'nin kredi notunun yükseleceğini ve sermaye girişlerinin hızlanacağını öngörüyor. Vatandaşlar ise artık terör haberleri yerine eğitim, sağlık, ulaşım gibi gündemlerle karşılaşmak istiyor. Toplumda, bu tarihi fırsatın iyi değerlendirilmesi ve tasarrufların israf edilmeden halkın refahına sunulması yönünde güçlü bir beklenti oluşmuş durumda.
Terörün sona ermesi, sadece güvenlik açısından değil, ülkenin geleceği açısından da bir dönüm noktasıdır. Açığa çıkacak kaynakların doğru yönetilmesi, kuşkusuz Türkiye'yi çok daha müreffeh bir ülke haline getirecek. Ancak, bu süreçte, toplumsal barışın kalıcı olarak tesis edilmesi ve tüm vatandaşların eşit yurttaşlık bilinciyle geleceğe bakabilmesi de en az ekonomik kalkınma kadar önemlidir. Kalıcı huzur, kalkınmanın ön koşulu olduğu gibi, kalkınma da kalıcı huzuru pekiştirecektir. Bu tarihi dönemeçte, tüm paydaşlara büyük sorumluluk düşmektedir.