NATO Zirvesi öncesinde düzenlenen operasyonlarda “TKP/ML üyeliği” iddiasıyla gözaltına alınan TEMA Vakfı gönüllüleri, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Aralarında TEMA Ankara İl Temsilcisi Nevzat Özer’in de bulunduğu 6 kişi hakkında verilen tutuklama kararında, “istihbari bilgi”nin gerekçe gösterilmesi geniş yankı uyandırdı. Sivil toplum örgütleri, avukatlar ve siyasi partiler, kararı “12 Eylül döneminden bu yana görülmemiş bir uygulama” olarak nitelendirdi.
Tutuklama kararına tepkiler
Tutuklamaların ardından TEMA Vakfı Ankara İl Temsilciliği önünde basın açıklaması yapan grup, kararın hukuki ve siyasi boyutuna dikkat çekti. Açıklamada, “Somut delil olmadan, sadece istihbari bilgiye dayanarak insanların tutuklanması hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Bu uygulama, 12 Eylül askeri rejiminin yöntemlerini hatırlatmaktadır” ifadeleri kullanıldı. Nevzat Özer’in avukatı, “Müvekkilimin dosyasında tek bir somut bulgu yok. Sadece bir istihbarat raporundaki iddialar yer alıyor. Bu, hukuka aykırı bir tutuklamadır” dedi.
Siyasi partilerden kınama
CHP ve HDP yetkilileri, konuyla ilgili yazılı açıklamalarda bulundu. CHP Genel Başkan Yardımcısı, “NATO Zirvesi bahanesiyle herkesi terörist ilan ediyorlar. TEMA gönüllülerinin tutuklanması kabul edilemez” dedi. HDP Sözcüsü ise, “İstihbari bilgiyle tutuklama, fişleme operasyonlarına yeniden dönüldüğünü gösteriyor” ifadesini kullandı.
Nevzat Özer kimdir?
Nevzat Özer, uzun yıllardır TEMA Vakfı’nda gönüllü olarak görev yapıyor. Ankara İl Temsilciliği görevini yürüten Özer, çevre mücadelesiyle tanınıyor. Tutuklanan diğer kişilerin de çeşitli sivil toplum kuruluşlarında aktif olduğu belirtiliyor.
Hukuki süreç ve eleştiriler
Gözaltı işlemleri, 28 Haziran’da Ankara, İstanbul ve İzmir’de eş zamanlı düzenlenen operasyonlarla başladı. Şüpheliler, “silahlı terör örgütüne üye olma” suçlamasıyla adliyeye sevk edildi. Mahkeme, “kuvvetli suç şüphesi” ve “kaçma şüphesi” gerekçesiyle tutuklama kararı verdi. Ancak avukatlar, kararın dayanağının yalnızca “istihbari bilgi” olduğunu, somut delil bulunmadığını savunuyor. İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye Barolar Birliği de karara itiraz edeceklerini duyurdu.
Bu gelişme, Türkiye’de sivil toplum alanındaki daralmanın yeni bir örneği olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, istihbari bilginin tek başına tutuklama gerekçesi yapılmasının “delil serbestisi” ilkesini zedelediğini ve keyfiliğe yol açabileceğini belirtiyor. Önümüzdeki günlerde yapılacak itirazların ardından sürecin nasıl ilerleyeceği merakla bekleniyor.
TEMA gönüllülerinin tutuklanması, yalnızca çevre mücadelesi değil, aynı zamanda ifade özgürlüğü ve sivil toplumun bağımsızlığı açısından da önemli bir sınav. Olay, örgütlü sivil toplumun gelişmesi için daha kapsayıcı bir hukuki çerçeveye ihtiyaç olduğunu gösteriyor.