İstanbul merkezli düzenlenen geniş çaplı operasyonda, kişisel verileri yasa dışı yollarla ele geçirerek vatandaşlara sahte icra takibi mesajları gönderen ve milyonlarca lira haksız kazanç sağlayan suç örgütü çökertildi. Aralarında 24 avukatın da bulunduğu 31 şüpheli gözaltına alındı. Mağdurlar, yaşadıkları kâbusu SABAH'a anlattı: “Beni benden iyi tanıyorlardı.”
Sahte İcra Mesajlarıyla Korku Saldılar
Edinilen bilgilere göre, çete üyeleri öncelikle çeşitli yollarla vatandaşların kimlik, adres, telefon ve banka bilgilerine ulaştı. Ardından bu kişilere, gerçek bir icra dairesinden geliyormuş izlenimi veren SMS ve WhatsApp mesajları gönderildi. Mesajlarda, mağdurların adına kayıtlı olduğu iddia edilen borçlar nedeniyle hesaplarına haciz uygulanacağı, mallarına el konulacağı ve yasal süreç başlatıldığı belirtiliyordu. Panikleyen vatandaşlar, mesajda belirtilen iletişim numaralarını aradıklarında kendilerini “avukat” olarak tanıtan kişilerle görüştürülüyor ve borcun hemen ödenmesi durumunda haciz işleminin durdurulacağı söyleniyordu.
Mağdurlar, ödeme yapmaya ikna edildiklerinde ise kendilerine verilen IBAN numaralarına para transferi gerçekleştiriyordu. Ancak ödeme sonrası ne borç kaydı siliniyor ne de kendilerine ulaşan oluyordu. Dolandırıldıklarını anladıklarında ise çete üyeleri çoktan izlerini kaybettirmiş oluyordu.
“Beni Benden İyi Tanıyorlardı”
SABAH'a konuşan mağdurlardan biri, yaşadığı şoku şu sözlerle dile getirdi: “Telefonuma gelen mesajda adım, soyadım, TC kimlik numaram ve eski adresim yazıyordu. Beni benden iyi tanıyorlardı. Gerçekten icra geldiğini düşündüm ve çok korktum. Hemen mesajdaki numarayı aradım. Karşıdaki kişi kendini avukat olarak tanıttı ve borcumu hemen ödemezsem evime haciz geleceğini söyledi. Panikle istediği parayı gönderdim. Sonra bir daha ulaşamadım.”
Bir başka mağdur ise “Sürekli farklı numaralardan aranıyordum. Ses kaydı alındığını, imza atıldığını söylüyorlardı. Tamamen kurgu bir senaryoyla karşı karşıyaydım. O an ne yapacağımı bilemedim. Banka hesabımdaki tüm birikimimi kaptırdım.” ifadelerini kullandı.
Yasa Dışı Panel ile Veri Ticareti
Soruşturma kapsamında, çetenin “yasa dışı panel” olarak bilinen sistemler üzerinden vatandaşların kişisel verilerini satın aldığı ortaya çıktı. Bu panellerde, çeşitli kurumlardan sızdırıldığı iddia edilen veri tabanları bulunuyor. Çete üyeleri, bu verileri kullanarak mağdurların hangi bankada hesabı olduğunu, hangi şirketlere borcu olduğunu ve hatta son ödemelerini dahi bilebiliyordu. Bu sayede gönderilen sahte icra mesajları son derece inandırıcı hale geliyordu.
Yapılan operasyonda, çetenin 24 avukatın yanı sıra çeşitli meslek gruplarından kişilerle iş birliği yaptığı belirlendi. Avukatların, sahte icra dosyaları düzenleyerek ve tehdit içeren ihtarnameler göndererek çeteye hukuki kılıf sağladığı öne sürüldü. Gözaltına alınan avukatların bir kısmının büro sahibi olduğu ve bu bürolar üzerinden sahte evraklar ürettiği tespit edildi.
Soruşturmanın Boyutları Genişliyor
Yetkililer, çetenin son iki yıl içinde yüzlerce kişiyi dolandırdığını ve elde ettiği haksız kazancın milyonlarca lirayı bulduğunu belirtiyor. Şüphelilerin hesaplarına ve dijital materyallerine el konuldu. Gözaltına alınan 31 kişi, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcılık, çete üyeleri hakkında “nitelikli dolandırıcılık”, “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme ve yayma”, “resmi belgede sahtecilik” ve “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçlamalarıyla dava açılmasını talep ediyor.
Operasyonun, yasa dışı panel sağlayıcılarına yönelik yeni soruşturmaların başlangıcı olduğu ve veri sızıntılarının kaynağının da araştırıldığı öğrenildi. Uzmanlar, vatandaşları tanımadıkları numaralardan gelen icra mesajlarına itibar etmemeleri, hemen panik yapmamaları ve resmi kurumların iletişim kanallarını doğrulamaları konusunda uyarıyor.
Dolandırıcılığın Anatomisi ve Alınması Gereken Önlemler
Bu tür dolandırıcılık yöntemleri, özellikle son yıllarda artan veri ihlalleriyle birlikte daha da yaygın hale geldi. Kişisel verilerin karanlık web'de satılması, dolandırıcıların hedeflerine daha inandırıcı senaryolarla yaklaşmasına olanak tanıyor. Vatandaşların, e-Devlet üzerinden kendilerine ait icra dosyası olup olmadığını kontrol etmeleri, şüpheli durumlarda hemen savcılığa suç duyurusunda bulunmaları büyük önem taşıyor. Ayrıca, avukatlık mesleğinin kötüye kullanılması, hukuk sistemine olan güveni sarsıyor. Bu nedenle, baroların ve ilgili birimlerin avukatlık faaliyetlerini daha sıkı denetlemesi gerekiyor.
Telefon dolandırıcılığıyla mücadelede farkındalık eğitimlerinin yaygınlaştırılması, özellikle yaşlı bireylerin bilinçlendirilmesi ve bankaların şüpheli işlemleri daha hızlı tespit edebilecek sistemler kurması gerekiyor. Unutulmamalıdır ki, resmi kurumlar asla telefon veya mesaj yoluyla anlık ödeme talep etmez. Böyle bir durumla karşılaşan vatandaşların soğukkanlı davranarak önce durumu doğrulamaları, ardından yetkililere bildirmeleri en doğru adımdır.