Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Eylül 2025 dönemine ilişkin Sektörel Enflasyon Beklentileri Anketi sonuçlarını açıkladı. Verilere göre, gelecek 12 aylık dönem için enflasyon beklentisi hanehalkı ve piyasa katılımcılarında yükselirken, reel sektörde (imalat sanayi) geriledi. Hanehalkının enflasyon beklentisi bir önceki aya göre 0,6 puan artışla %45,5'e çıktı. Piyasa katılımcılarının beklentisi 0,3 puan artışla %27,5 olurken, reel sektörün beklentisi 0,4 puan düşüşle %34,3'e indi. Bu ayrışma, ekonomideki fiyat istikrarına yönelik algının kesimler arasında farklılaştığını gösteriyor.
Hanehalkı beklentisi neden yükseldi?
Hanehalkının 12 ay sonrası enflasyon beklentisindeki artış, gıda ve kira gibi temel harcama kalemlerindeki fiyat artışlarının sürmesiyle ilişkilendiriliyor. TCMB'nin açıkladığı verilere göre, hanehalkı enflasyon beklentisi Ağustos'ta %44,9 seviyesindeydi. Eylül'de %45,5'e yükselerek son üç ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Uzmanlar, hanehalkının enflasyon algısının yüksek seyretmesinin, para politikasının etkinliğini azaltabileceğine dikkat çekiyor. Hanehalkı, gelecek 12 aylık dönemde enflasyonun düşeceğini öngörse de, beklenen düşüş hızı piyasa ve reel sektöre kıyasla daha yavaş.
Piyasa katılımcıları ve reel sektör beklentileri
Piyasa katılımcılarının 12 ay sonrası enflasyon beklentisi Eylül'de %27,5'e yükseldi. Ağustos'ta bu oran %27,2 idi. Piyasa, TCMB'nin sıkı para politikası ve dezenflasyon sürecinin etkisiyle enflasyonun kademeli olarak düşeceğini öngörüyor. Öte yandan, reel sektörün (imalat sanayi firmaları) 12 ay sonrası enflasyon beklentisi %34,3'e geriledi. Ağustos'ta bu oran %34,7 seviyesindeydi. Reel sektördeki düşüş, ihracat pazarlarındaki zayıf talep ve maliyet artışlarındaki yavaşlama ile açıklanıyor. Ancak reel sektör beklentisi hala çift haneli yüksek seviyelerde.
Enflasyon beklentilerinin ekonomi politikasına etkisi
TCMB, enflasyon beklentilerini para politikası kararlarında önemli bir gösterge olarak kullanıyor. Hanehalkı beklentisinin yüksek seyretmesi, ücret-fiyat sarmalı riskini artırabilir. Merkez Bankası, 2025 yıl sonu enflasyon tahminini %38 olarak açıklamıştı. Eylül verileri, bu hedefe ulaşmak için ek sıkılaştırma veya iletişim politikalarının gerekebileceğine işaret ediyor. Ekonomistler, beklenti yönetiminin en az faiz kararları kadar kritik olduğunu vurguluyor. Hanehalkı beklentisinin piyasa beklentisinden sapması, TCMB'nin iletişim stratejisini gözden geçirmesine yol açabilir.
Sektörel farklılıklar ve gelecek öngörüleri
Sektörel Enflasyon Beklentileri Anketi, TCMB tarafından aylık olarak yayımlanıyor. Anket, hanehalkı, piyasa katılımcıları ve reel sektör olmak üzere üç ana gruptan oluşuyor. Eylül 2025 verilerine göre, 12 ay sonrası enflasyon beklentisi tüm kesimlerde çift haneli. Hanehalkı %45,5 ile en yüksek beklentiye sahipken, piyasa katılımcıları %27,5 ile en düşük beklentiye sahip. Reel sektör ise %34,3 ile ortada yer alıyor. Bu tablo, enflasyonun düşüş eğilimine girmesine rağmen, toplumun geniş kesimlerinde fiyat artışlarının süreceği algısının güçlü olduğunu gösteriyor. Önümüzdeki aylarda açıklanacak veriler, TCMB'nin para politikası duruşunu netleştirecek.
Sonuç olarak, Eylül 2025 enflasyon beklentileri, hanehalkının enflasyon konusunda hala temkinli olduğunu ortaya koyuyor. Piyasa ve reel sektördeki görece iyimserlik, hanehalkına yansımamış durumda. Bu ayrışma, ekonomik istikrar için risk oluşturuyor. TCMB'nin önümüzdeki dönemde beklentileri yönetmek için daha etkin iletişim ve politikalar geliştirmesi bekleniyor.