TBMM'nin faaliyet raporu, 28. Dönem 4. Yasama yılında milletvekillerinin denetim araçlarının nasıl işlemez hâle geldiğini rakamlarla gözler önüne serdi. 1 Ekim 2025 ile 10 Ağustos 2026 arasını kapsayan dönemde işleme alınan 14 bin 354 yazılı soru önergesinden yalnızca 914'ü süresinde yanıtlandı. Bin 324 araştırma önergesinin ise büyük bölümü komisyonlarda bekletilerek gündeme alınmadı. Bu tablo, soru önergeleri ve araştırma önergeleri gibi temel denetim mekanizmalarının işlevsiz kaldığını gösteriyor. Meclis'in yasama faaliyetleri ise kanun tekliflerinin komisyonlarda yığılmasıyla tıkandı.
Yazılı Soru Önergeleri: 914 Yanıt, 13 Bin 440 Cevapsız
Faaliyet raporuna göre, 28. Dönem 4. Yasama yılında toplam 14 bin 354 yazılı soru önergesi işleme alındı. Ancak bu önergelerden yalnızca 914'ü süresinde yanıtlandı. Geriye kalan 13 bin 440 önerge, yanıtsız kaldı. Bu oran, yazılı soru önergelerinin yalnızca yüzde 6,4'ünün zamanında cevaplandığını ortaya koyuyor.
Yazılı soru önergesi, milletvekillerinin hükümete belirli bir konuda bilgi edinmek için başvurduğu en yaygın denetim aracı. Anayasa'nın 98. maddesine göre, soru önergelerinin 15 gün içinde cevaplandırılması gerekiyor. Ancak uygulamada bu süreye nadiren uyuluyor. Yanıtlanmayan önergeler, milletvekillerinin seçmenlerine karşı sorumluluklarını yerine getirmesini de zorlaştırıyor.
Araştırma Önergeleri Komisyonlarda Bekletiliyor
Aynı dönemde 324 araştırma önergesi verildi. Bu önergelerin büyük bir kısmı ilgili komisyonlarda bekletilerek Genel Kurul gündemine getirilmedi. Araştırma önergesi, belirli bir konuda Meclis araştırması açılması için veriliyor ve kabul edilmesi hâlinde bir komisyon kurulmasını gerektiriyor. Ancak mevcut tabloda, bu önergelerin çoğu komisyon aşamasında kalıyor ve somut bir sonuç üretmiyor.
Araştırma önergelerinin akıbeti, Meclis'in denetim işlevinin yalnızca soru önergeleriyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda kapsamlı inceleme taleplerinin de karşılıksız kaldığını gösteriyor. Muhalefet partileri, bu durumu iktidarın denetimden kaçması olarak yorumluyor.
Kanun Teklifleri Komisyonlarda Yığıldı
Yasama faaliyetlerinde de benzer bir tıkanıklık söz konusu. Kanun tekliflerinin komisyonlarda yığılması, Meclis'in gündemini yavaşlatıyor. Faaliyet raporunda yer alan verilere göre, komisyonlara sevk edilen kanun tekliflerinin önemli bir kısmı işleme alınmadan bekletiliyor. Bu durum, yasama sürecinin hızını düşürürken, milletvekillerinin yasa yapma kapasitesini de sınırlıyor.
Komisyonlardaki yığılma, yalnızca muhalefet partilerinin tekliflerini değil, iktidar partisinin öncelikli gördüğü düzenlemeleri de etkiliyor. Ancak muhalefet, özellikle kendi tekliflerinin sistematik olarak bekletildiğini savunuyor.
Denetim Araçlarının İşlevsizliği ve Siyasi Sonuçları
Türkiye'de yasama denetimi, Anayasa'nın 98. maddesinde düzenlenen soru, genel görüşme, Meclis araştırması ve gensoru gibi araçlarla yapılıyor. Ancak son yıllarda bu araçların etkinliği tartışma konusu. Özellikle soru önergelerinin yanıtsız kalması, denetimin fiilen çalışmadığı eleştirilerini beraberinde getiriyor.
Uzmanlar, denetim araçlarının işlevsizleşmesinin yalnızca bir usul sorunu olmadığını, aynı zamanda demokratik hesap verebilirliği zayıflattığını belirtiyor. Milletvekillerinin hükümeti denetleme görevi, seçmen iradesinin temsil edilmesi açısından kritik önemde. Soru önergelerinin cevaplandırılmaması, kamuoyunun bilgi edinme hakkını da dolaylı olarak sınırlıyor.
Muhalefet partileri, TBMM Başkanlığı'na ve ilgili bakanlıklara çağrıda bulunarak soru önergelerinin süresinde yanıtlanması için yaptırım mekanizması kurulmasını talep ediyor. Ancak mevcut Meclis İçtüzüğü'nde, soru önergelerinin yanıtsız kalması durumunda herhangi bir yaptırım öngörülmüyor. Bu da denetim aracının etkisiz kalmasının yapısal bir sorun olduğunu gösteriyor.
Faaliyet Raporu Ne Anlatıyor?
TBMM faaliyet raporu, yasama yılı boyunca yürütülen çalışmaların sayısal dökümünü sunuyor. Rapordaki veriler, Meclis'in yasama ve denetim faaliyetlerinin genel bir fotoğrafını çekiyor. 28. Dönem 4. Yasama yılına ilişkin rakamlar, denetim araçlarının etkin kullanılmadığını ve yasama sürecinin tıkandığını ortaya koyuyor.
Özellikle yazılı soru önergelerindeki yanıt oranının düşüklüğü, dikkat çeken bir gösterge. 14 bin 354 önergeden yalnızca 914'ünün süresinde yanıtlanması, oransal olarak yüzde 6,4'e denk geliyor. Bu oran, önceki yasama yıllarıyla karşılaştırıldığında da ciddi bir gerilemeye işaret ediyor.
Araştırma önergelerinin durumu ise daha da çarpıcı. Bin 324 önergenin büyük bölümü komisyonlarda bekletilirken, yalnızca küçük bir kısmı Genel Kurul gündemine taşınabildi. Bu tablo, Meclis'in denetim işlevinin yalnızca soru önergeleriyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda kapsamlı inceleme taleplerinin de karşılıksız kaldığını gösteriyor.
Denetim Tıkanıklığı Ne Anlama Geliyor?
Yasama denetiminin işlevsizliği, yalnızca Meclis içi bir sorun değil. Hükümetin faaliyetlerinin şeffaf biçimde denetlenememesi, kamu kaynaklarının kullanımı, yolsuzluk iddiaları ve temel hak ihlalleri gibi konularda hesap verebilirliği zayıflatıyor. Soru önergeleri, milletvekillerinin seçmenleri adına bilgi talep etmesinin en doğrudan yolu. Bu yolun tıkanması, temsil krizini derinleştiriyor.
Meclis'in denetim araçlarının etkinliği, siyasi iradenin bu araçlara ne kadar saygı gösterdiğiyle doğrudan ilişkili. Faaliyet raporundaki rakamlar, mevcut dönemde denetimin fiilen askıya alındığını gösteriyor. Bu durum, yalnızca muhalefetin değil, tüm seçmenlerin temsil hakkını etkiliyor.
Önümüzdeki yasama yılında denetim araçlarının nasıl işleyeceği, Meclis'in demokratik işlevini ne ölçüde yerine getireceğinin de göstergesi olacak.