Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) tarafından açıklanan temmuz ayı üretici ve market fiyatları, tarım ürünlerinde tarla ile market rafı arasındaki fiyat makasının giderek açıldığını bir kez daha gözler önüne serdi. En çarpıcı örnek ise havuçta yaşandı. Üreticide kilogramı ortalama 11 liradan alıcı bulan havuç, İstanbul'daki marketlerde 61 lira 73 kuruşa satılarak yüzde 461'e varan bir fiyat artışıyla tüketicinin karşısına çıktı. Bu durum, hem üreticinin hem de tüketicinin aynı mağduriyeti yaşadığı bir tablo oluşturuyor.
Üreticiden Market Rafına Uzanan Zincirde 5,6 Kat Fark
TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, üretici ile market fiyatları arasındaki uçurumun her geçen ay büyüdüğüne dikkat çekti. Havuçta yaşanan farkın yanı sıra kuru soğan, patates ve domates gibi temel gıda ürünlerinde de benzer tabloların görüldüğünü belirten Bayraktar, "Üretici emeğinin karşılığını alamazken, tüketici de yüksek fiyatlarla karşılaşıyor. Aradaki fark, aracıların ve zincir marketlerin kar marjlarından kaynaklanıyor" dedi. Havuçta üretici fiyatı 11 lira iken, market fiyatının 61,73 TL'ye yükselmesi, ürünün tüketiciye ulaşana kadar yaklaşık 5,6 katına çıktığını gösteriyor. Bu oran, son yılların en yüksek fiyat farklarından biri olarak kayıtlara geçti.
Fiyat Farkının Nedenleri ve Çözüm Önerileri
TZOB yetkilileri, fiyat makasındaki bu açılmanın nedenlerini sıralarken, tedarik zincirindeki kopukluklara ve denetim eksikliğine vurgu yapıyor. Üretim maliyetlerindeki artış, nakliye giderleri, hal masrafları ve raf kirası gibi kalemler, ürünün nihai fiyatını doğrudan etkiliyor. Ancak asıl sorunun, üreticiden tüketiciye uzanan süreçteki aracı sayısının fazlalığı ve fiyatların şeffaf olmaması olduğu belirtiliyor. Konuyla ilgili görüşlerini aldığımız tarım ekonomisti Prof. Dr. Atilla Keskin, "Türkiye'de tarımsal ürünlerde fiyat istikrarının sağlanması için üretici örgütlerinin güçlendirilmesi, lisanslı depoculuğun yaygınlaştırılması ve marketlerde denetimlerin artırılması şart. Aksi takdirde bu makas her geçen gün daha da açılacak" şeklinde konuştu. Ayrıca, TZOB'un her ay düzenli olarak açıkladığı bu verilerin, tüketicinin bilinçlenmesi ve kamuoyu oluşturulması açısından önemli olduğu vurgulanıyor.
Temel Gıdalarda Tablo Benzer
Sadece havuç değil, diğer sebze ve meyvelerde de fiyat farkı dikkat çekiyor. TZOB verilerine göre temmuz ayında üreticide ortalama 14 lira 50 kuruş olan kuru soğanın market fiyatı 45 lira 90 kuruşu buldu. Patateste ise üretici fiyatı 17 lira 25 kuruşken, market fiyatı 35 lira 70 kuruş olarak hesaplandı. Bu ürünlerdeki fark oranı sırasıyla yüzde 217 ve yüzde 107 oldu. Domates, salatalık, biber gibi yaz sebzelerinde de farkın yüksek olduğu görülüyor. Bu durum, vatandaşın mutfağında sağlıklı ve uygun fiyatlı gıdaya erişimini zorlaştırırken, üreticinin de emeğinin karşılığını alamadığı bir paradoks oluşturuyor.
Üretici ve Tüketici Aynı Kaderi Paylaşıyor
Kırsal kesimde üretim yapan çiftçiler, artan girdi maliyetleri karşısında ezilirken, kentlerdeki tüketiciler ise market raflarında yüksek fiyatlarla karşılaşıyor. Bu iki kesimin ortak şikayeti, aracıların yüksek kar marjları. Tarım Bakanlığı'nın yaptığı denetimlerin yetersiz kaldığını düşünen üreticiler, "Bizler üretiyoruz ama kazanamıyoruz. Arada birileri çok kazanıyor. Devletin bu zincire acilen el atması lazım" ifadelerini kullanıyor. Tüketici dernekleri de marketlerdeki fahiş fiyat artışlarına karşı daha etkin denetim ve cezai yaptırım istiyor. Sonuç olarak, üretici ile tüketici arasındaki fiyat makasının daraltılması için kapsamlı bir tarım politikası reformuna ihtiyaç duyuluyor. Bu reformun, üretimden tüketime kadar tüm süreçleri kapsaması ve şeffaf bir fiyatlandırma mekanizması kurması gerekiyor.