Yeşilçam'ın unutulmaz ismi Tarık Akan, vefatının 10. yıl dönümünde İstanbul'da düzenlenen anma töreniyle anıldı. Ailesi, sanatçı dostları, öğrencileri ve sevenlerinin katıldığı etkinlikte duygusal anlar yaşandı. Törende konuşan kızı Özlem Üregül, babasına yazdığı mektupla katılımcıları gözyaşlarına boğdu.
Sanatçı Dostları ve Öğrencileri Bir Araya Geldi
Anma töreni, Tarık Akan'ın eğitim verdiği okulun bahçesinde başladı. Öğrencileri, ustanın sinemaya kazandırdığı değerleri anlatan konuşmalar yaptı. Ardından sanatçı dostları söz alarak anılarını paylaştı. Türkan Şoray, "Onunla çalışmak bir ayrıcalıktı. Sadece iyi bir oyuncu değil, aynı zamanda iyi bir insandı. Aradan 10 yıl geçmesine rağmen yokluğu hâlâ hissediliyor" dedi. Şener Şen ise, "Tarık dürüstlüğü ve duruşuyla hepimize örnek oldu. Onu özlemle anıyoruz" ifadelerini kullandı.
Törene katılan öğrencilerinden Ayşe Demir, "Tarık Hoca sadece oyunculuğu değil, hayata bakışı da öğretti. Onun sayesinde bu meslekte sağlam bir duruş kazandık" diye konuştu. Anma programı kapsamında Tarık Akan'ın rol aldığı filmlerden derlenen özel bir gösterim de yapıldı. 'Maden', 'Sürü', 'Yol' gibi unutulmaz yapıtların sahneleri izleyenlere duygusal anlar yaşattı.
Kızı Özlem Üregül'den Duygusal Mektup
Törenin en dokunaklı anı, Tarık Akan'ın kızı Özlem Üregül'ün babasına yazdığı mektubu okumasıyla yaşandı. Üregül, "Babam sadece bir sinema yıldızı değil, aynı zamanda bir aydındı. Haksızlığa karşı duruşu, doğayı ve insanı sevmesiyle hepimize örnek oldu. Onun bıraktığı mirası yaşatmak en büyük görevimiz" dedi. Mektubunda çocukluk anılarına da yer veren Üregül, "Beni omuzlarında taşıdığı günleri, setlere götürdüğü anları hiç unutmadım. Bugün burada onun sevgisini bir kez daha hissediyorum" sözleriyle duygularını dile getirdi.
Anma törenine Tarık Akan'ın eşi ve diğer aile üyeleri de katıldı. Aile adına yapılan açıklamada, "Tarık Akan'ı unutmayan, onu yaşatan herkese teşekkür ederiz. Onun değerlerini gelecek nesillere aktarmak için çalışmaya devam edeceğiz" denildi.
Tarık Akan Kimdir? Sanat ve Toplumsal Duruşu
13 Aralık 1949'da İstanbul'da doğan Tarık Akan, asıl adıyla Tarık Üregül, 1970'li yıllarda Yeşilçam'ın en parlak yıldızlarından biri oldu. 1971'de 'Beyaz Gül' filmiyle sinemaya adım attı. Kısa sürede romantik jön rollerinden sıyrılıp toplumsal içerikli filmlerde yer aldı. 'Maden' (1978), 'Sürü' (1978), 'Yol' (1982) gibi filmlerle hem eleştirmenlerin hem de halkın beğenisini kazandı. Yılmaz Güney ile çalıştığı 'Yol' filmi, Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye kazandı.
Sanat kariyerinin yanı sıra toplumsal konularda da aktif rol aldı. 12 Eylül darbesi sonrası yargılandı ve uzun süre ekranlardan uzak kaldı. 2000'li yıllarda oyunculuğa dönerek 'Hayat Bilgisi' gibi dizilerde rol aldı. Ayrıca öğretmenlik yaptı ve birçok genç oyuncunun yetişmesine katkı sağladı. 11 Eylül 2016'da akciğer kanseri nedeniyle 66 yaşında hayatını kaybetti.
Sevenleri Mezarı Başında Dualarla Andı
Resmi törenin ardından Tarık Akan'ın Zincirlikuyu Mezarlığı'ndaki kabri başında bir anma daha düzenlendi. Sevenleri, sabahın erken saatlerinden itibaren mezara akın etti. Kabrine karanfiller bırakıldı, dualar edildi. Bazı hayranları, ustanın filmlerinden replikler okudu. Bir hayranı, "Tarık Akan bizim için sadece bir oyuncu değil, bir umuttu. Onun filmleriyle büyüdük, onun duruşundan ders aldık" dedi.
Öğrencileri ve sanatçı dostları, Tarık Akan'ın adını yaşatmak için çeşitli projeler yürütüyor. Bu kapsamda bir sinema okulu kurulması ve her yıl genç yeteneklere burs verilmesi planlanıyor. Ayrıca doğa sevgisini yansıtan bir anma ormanı oluşturulması için çalışmalar başlatıldı.
Tarık Akan'ın Türk Sinemasına Etkisi
Tarık Akan, Türk sinemasında romantik jön kalıbını kırarak toplumsal gerçekçi filmlerde rol alan ilk yıldızlardan biri oldu. Oynadığı filmlerde işçi sınıfının, köylünün ve ezilenlerin sesi olmayı seçti. Bu yönüyle sadece bir aktör değil, aynı zamanda bir aydın olarak anıldı. Sinema eleştirmenleri, onun performanslarının hâlâ ders niteliğinde olduğunu vurguluyor. Genç oyuncular için de ilham kaynağı olmaya devam ediyor.
Ölümünün 10. yılında Tarık Akan'ı anmak, bir sanatçının toplum üzerindeki kalıcı etkisini bir kez daha gözler önüne seriyor. Onun filmleri, duruşu ve insan sevgisi, Türkiye'nin kültürel hafızasında yaşamaya devam edecek. Sevenleri, her yıl olduğu gibi bu yıl da onu özlemle andı ve anmaya devam edecek.