İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medyada yayımladığı videolar nedeniyle Tamar Tanrıyar hakkında 'Cumhurbaşkanına hakaret' ve 'Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçlarından resen soruşturma başlattı. Savcılık, Tanrıyar'ın paylaşımlarının suç unsuru taşıdığı gerekçesiyle gözaltı kararı verdi.
Soruşturma kapsamı ve suçlamalar
Başsavcılıktan yapılan açıklamada, Tanrıyar'ın sosyal medya hesaplarından yaptığı yayınlarda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik ağır eleştirilerde bulunduğu ve kamuoyunu yanıltıcı bilgiler paylaştığı belirtildi. Açıklamada, 'Cumhurbaşkanına hakaret' suçlaması kapsamında Türk Ceza Kanunu'nun 299. maddesi, 'Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçlaması kapsamında ise 217/A maddesi uyarınca işlem yapılacağı ifade edildi.
Gözaltı kararı ve hukuki süreç
Soruşturma kapsamında hakkında gözaltı kararı çıkarılan Tanrıyar'ın ifadesinin alınması için emniyet güçlerine talimat verildi. Savcılık, Tanrıyar'ın yurt dışına çıkışının engellenmesi amacıyla da gerekli tedbirlerin alınmasını istedi. Gözaltına alınması halinde Tanrıyar'ın 24 saat içinde savcılığa sevk edilmesi bekleniyor.
Sosyal medya paylaşımları tartışma yarattı
Tanrıyar, son dönemde sosyal medyada yayımladığı videolarla gündeme gelmişti. Videolarında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan ifadeler kullandığı ve ekonomik verilerle ilgili iddialarda bulunduğu görülen Tanrıyar'ın bu paylaşımları, sosyal medyada geniş yankı uyandırmış, bazı kullanıcılar tarafından eleştirilirken bazıları tarafından da desteklenmişti.
Hukuki bağlam ve daha önceki benzer davalar
Türkiye'de Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla açılan davalarda son yıllarda artış yaşanıyor. İfade özgürlüğü ile kişilik hakları arasındaki denge tartışmaları sürerken, benzer suçlamalarla yargılanan gazeteci ve aktivistlerin sayısı dikkat çekiyor. 'Halkı yanıltıcı bilgiyi yayma' suçu ise 2022 yılında 'dezenformasyonla mücadele' amacıyla kanuna eklenmişti. Eleştirmenler, bu düzenlemenin ifade özgürlüğünü kısıtladığı görüşünde.
Bu sürecin ifade özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmesi, hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşır bir yargılama yapılması kamuoyunun beklentisi olarak öne çıkıyor.