Hürmüz Boğazı'nda ABD'ye ait bir Apache helikopterinin düşürülmesiyle başlayan kriz, Tahran-Washington hattında gece boyunca süren karşılıklı misillemelere dönüştü. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran hava savunma altyapısına yönelik düzenlediği ağır bombardımanın ardından saldırıların sona erdiğini duyurdu. Ancak Tahran yönetimi, Kuveyt ve Bahreyn'deki 18 ABD hedefine eş zamanlı saldırı düzenleyerek yanıt verdi.
Krizin fitili: Hürmüz Boğazı'ndan yükselen duman
Olay, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri kıyılarına yakın stratejik bir bölgede, ABD Donanması'na ait bir Apache helikopterinin İran hava savunma sistemleri tarafından vurulmasıyla başladı. Helikopterdeki dört askerden kurtulan olmadığı belirtiliyor. Washington yönetimi, olayın hemen ardından İran'ı suçlayarak misilleme sözü verdi. CENTCOM komutanı General Kenneth McKenzie, yaptığı yazılı açıklamada, "İran'ın bu haksız saldırısı karşılıksız kalmayacak. Bölgedeki hava savunma kapasitelerini hedef alan bir operasyon başlatılmıştır" dedi.
ABD'nin ilk hamlesi: Hava savunma altyapısına ağır bombardıman
ABD, Tahran'ın kuzeybatısındaki Natanz nükleer tesisine yakın bir hava savunma radarını, İsfahan'daki bir füze üssünü ve Hürmüzgan eyaletindeki kıyı bataryalarını hedef alan bir dizi hava saldırısı düzenledi. Saldırılarda, B-2 Spirit hayalet bombardıman uçaklarının yanı sıra Tomahawk seyir füzeleri kullanıldı. İran resmi haber ajansı IRNA, saldırılarda en az 12 askeri personelin hayatını kaybettiğini, 30'dan fazla kişinin yaralandığını duyurdu. CENTCOM, operasyonun planlandığı gibi tamamlandığını ve hedeflerin imha edildiğini açıkladı.
İran'ın misillemesi: Kuveyt ve Bahreyn'de 18 hedef vuruldu
Tahran yönetimi, ABD saldırısına saatler içinde yanıt verdi. İran Devrim Muhafızları Ordusu, Kuveyt'teki Ahmed el-Cabir Hava Üssü ve Bahreyn'deki ABD Donanma Üssü'ne yönelik eş zamanlı füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenledi. İlk belirlemelere göre, Kuveyt'te 10, Bahreyn'de ise 8 farklı hedef vuruldu. Kuveyt Savunma Bakanlığı, saldırılarda iki ABD askerinin öldüğünü, 15 kişinin yaralandığını açıkladı. Bahreyn'deki üste ise mühimmat deposu ve yakıt tankları hedef alındı. İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, "ABD'nin her saldırısı, daha büyük bir yanıtla karşılanacaktır. Bölgemizdeki varlığınızı sürdürülemez hale getireceğiz" dedi.
Uluslararası toplumdan tansiyonu düşürme çağrıları
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, taraflara itidal çağrısı yaparak acil ateşkes talep etti. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ise İran'ın saldırganlığına karşı "meşru müdafaa hakkını kullandıklarını" savundu. Rusya ve Çin, bölgeye yabancı askeri müdahaleyi kınarken, Avrupa Birliği arabuluculuk teklifinde bulundu. Suudi Arabistan ve BAE, tansiyonun düşürülmesi yönünde çağrı yaparken, Körfez İşbirliği Konseyi olağanüstü toplantı kararı aldı.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Bu çatışma, 2019'daki Abqaiq-Hureys tesislerine yönelik saldırı ve 2020'de General Kasım Süleymani'nin öldürülmesinden bu yana ABD-İran arasındaki en ciddi askeri karşılaşma olarak kayıtlara geçti. Hürmüz Boğazı'ndaki gerginlik, küresel petrol fiyatlarının varil başına 10 doların üzerinde yükselmesine neden oldu. Enerji piyasaları, İran'ın boğazı tamamen kapatması durumunda dünya petrol arzının yüzde 20'sinin tehdit altında olduğunu belirtiyor. NATO, olayı yakından takip ettiğini duyururken, Türkiye ve Irak gibi bölge ülkeleri diplomasi çağrılarını yineledi.
Bağımsız değerlendirme
ABD ve İran arasındaki bu son çatışma, iki ülke arasında yıllardır süren gerilimin yeni bir aşamaya evrildiğini gösteriyor. CENTCOM'un saldırıların sona erdiğini açıklaması, Washington'un daha geniş çaplı bir çatışmaya girmek istemediğini işaret ediyor. Ancak İran'ın Kuveyt ve Bahreyn'deki hedefleri vurması, Tahran'ın caydırıcılık doktrinini sürdüreceğini ortaya koyuyor. Bölgedeki askeri yığılma ve tarafların uzlaşmaz tutumu, önümüzdeki günlerde yeni bir sıcak temas olasılığını artırıyor.