Suriye'de yıllardır süren iç savaşın izleri, toprağın altına gizlenmiş mayınlarla hâlâ can alıyor. Savaşın sona erdiği bölgelerde mayın temizleme çalışmaları aralıksız sürüyor. Bu kapsamda Türkiye'nin gönderdiği ASFAT üretimi MEMATT mayın temizleme aracı başta olmak üzere, tankların önüne entegre edilen mayın patlatıcı bileşenler de görev alıyor. Özellikle savaşın yoğun yaşandığı Ayn el-Arap (Kobani), Münbiç ve Haseke çevresindeki kırsal alanlarda mayın tehlikesi devam ediyor. Yerel kaynaklar, temizlik çalışmalarının yanı sıra sivil savunma ekiplerinin de eğitimler verdiğini belirtiyor.
Mayın tehlikesi savaş sonrası da sürüyor
Suriye'de 2011'de başlayan iç savaş sırasında rejim güçleri ve çeşitli silahlı gruplar, geniş alanlara tahmini olarak yüz binlerce mayın döşedi. Bu mayınlar, savaşın sona erdiği bölgelerde siviller için en büyük tehditlerden biri olmaya devam ediyor. Birleşmiş Milletler Mayın Eylem Servisi (UNMAS) verilerine göre, ülkedeki mayınlı arazilerin büyük bir kısmı tarım alanları ve yerleşim yerlerini çevreliyor. 2023 yılında mayın patlamaları nedeniyle en az 80 sivilin hayatını kaybettiği, yüzlerce kişinin de yaralandığı raporlandı. Bu durum, ekonomik ve sosyal hayatın yeniden inşasını da olumsuz etkiliyor.
MEMATT ve tanklar: Sahada iki farklı yöntem
Son dönemde Türkiye'nin desteğiyle mayın temizleme operasyonları hız kazandı. Suriye'nin kuzeyindeki bazı bölgelerde, Türk savunma sanayii ürünü olan ASFAT tarafından geliştirilen MEMATT (Mayın ve El Yapımı Patlayıcı Temizleme Aracı) kullanılıyor. MEMATT, paletli bir araç üzerine monte edilmiş döner tamburlu sistemiyle arazideki mayınları kontrollü bir şekilde patlatıyor. Ayrıca, bazı birliklerde tankların önüne entegre edilen mayın patlatıcı bileşenler (plough) kullanılıyor. Bu sistemler, zırhlı birliklerin ilerleme güzergâhlarını güvenli hale getirmek için önemli bir görev üstleniyor. Suriye'de bu araçların etkinliği, yerel yetkililer tarafından da doğrulanıyor.
İnsani mayın temizliği hâlâ yetersiz
Uluslararası kuruluşların ve yerel ekiplerin çabalarına rağmen, Suriye genelinde tahmini 10 milyon metrekarelik bir alan hâlâ mayınlı durumda. Mayın temizliği, yetersiz finansman ve güvenlik riskleri nedeniyle yavaş ilerliyor. BM, 2024 yılı için mayın temizliği çalışmalarına 45 milyon dolar ayırdı; ancak bu miktarın ihtiyacın yalnızca yüzde 30'unu karşıladığı hesaplanıyor.
Türkiye'nin rolü ve bölgesel iş birliği
Türkiye, Suriye'nin kuzeyinde kontrol ettiği bölgelerde güvenliğin tesis edilmesi için askeri ve insani yardımlarını sürdürüyor. ASFAT'ın sağladığı MEMATT araçları, bu politikaların bir parçası olarak görülüyor. Ayrıca, Türk Silahlı Kuvvetleri unsurları, sınır hattındaki mayınlı arazilerin temizlenmesinde de görev alıyor. Yerel meclisler ve sivil toplum kuruluşları, bu iş birliğinin önemine dikkat çekiyor. Mayın temizliği yalnızca bir güvenlik meselesi değil; aynı zamanda tarım arazilerinin yeniden kullanılabilir hale gelmesi, altyapı projelerinin önünün açılması ve yerinden edilmiş sivillerin evlerine dönüşü için de kritik bir adım.
Sonuç ve değerlendirme
Suriye'deki mayın temizliği, savaşın yaralarını sarmak konusunda en somut adımlardan biri olarak öne çıkıyor. Ne var ki, mevcut çabaların yetersiz kalması ve mayınlı alanların genişliği, bölgede yaşayan insanlar için uzun yıllar sürecek bir belirsizlik anlamına geliyor. Türkiye'nin sağladığı teknik ekipman desteği önemli bir boşluğu doldursa da, mayın temizliğinin sürdürülebilirliği için uluslararası toplumun daha fazla kaynak ayırması ve koordinasyon sağlaması gerekiyor. Aksi takdirde, savaş sonrası yeniden inşa süreci, her yıl can alan mayınların gölgesinde ilerlemeye devam edecek.