Suriye diplomatik pasaportu sahiplerinin Türkiye'ye yönelik ziyaretlerinde uygulanacak vize muafiyeti, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yürürlüğe girdi. Karar, 26 Mayıs 2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak kamuoyunun bilgisine sunuldu. Bu düzenlemeyle birlikte, Suriye'nin diplomatik misyonlarında görevli üst düzey yetkililer ve diplomatik pasaport hamili kişiler, Türkiye'ye seyahatlerinde vize alma zorunluluğundan muaf tutulacak.
Vize muafiyeti kararının kapsamı
Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı, Suriye Arap Cumhuriyeti'nin diplomatik pasaportu sahiplerine yönelik olarak 90 günlük süre içerisinde 30 güne kadar kalış imkânı tanıyor. Bu uygulama, karşılıklılık ilkesi çerçevesinde hayata geçirilirken, taraflar arasındaki diplomatik ilişkilerin güçlendirilmesi ve bürokratik işlemlerin hızlandırılması amaçlanıyor. Karar, yalnızca diplomatik pasaport sahiplerini kapsarken; hizmet pasaportu, hususi pasaport veya umuma mahsus pasaport sahipleri bu uygulamanın dışında tutuluyor.
Türkiye-Suriye ilişkilerinde yeni adım
Söz konusu karar, Türkiye ile Suriye arasındaki diplomatik ilişkilerin normalleşme sürecinde atılan somut adımlardan biri olarak değerlendiriliyor. İki ülke arasındaki büyükelçilik düzeyindeki temasların yeniden canlandığı bir dönemde gelen bu düzenleme, karşılıklı güvenin artırılmasına katkı sağlaması beklenen önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor. Özellikle son yıllarda bölgesel istikrarın sağlanmasına yönelik ortak çabalar, vize muafiyeti gibi uygulamaların önünü açıyor.
Karar, iki ülke arasındaki siyasi istişare mekanizmalarını güçlendirecek olmasının yanı sıra, diplomatik kuryelerin ve yetkililerin seyahatlerini kolaylaştırarak operasyonel süreçleri de hızlandıracak. Ayrıca, bu uygulamanın bölgesel diplomaside Türkiye'nin aktif rolünü pekiştireceği ve Suriye ile olan ilişkilerde yeni bir sayfa açılmasına yardımcı olacağı ifade ediliyor.
Kararın arka planı ve bölgesel etkileri
Türkiye, tarihsel olarak Suriye ile köklü bağlara sahip olmakla birlikte, 2011 yılında başlayan iç savaş nedeniyle iki ülke arasındaki ilişkiler kopma noktasına gelmişti. Suriye rejiminin muhaliflere yönelik saldırıları, Türkiye'yi sınır güvenliği ve göç politikaları konusunda yeni arayışlara itti. Ancak son yıllarda Rusya ve İran'ın da arabuluculuğunda yürütülen diplomatik süreçler, liderler düzeyindeki görüşmelerle ivme kazandı. Bu bağlamda, vize muafiyeti kararı, iki ülke arasındaki normalleşmenin sadece siyasi alanda değil, bürokratik düzeyde de ilerlediğinin bir göstergesi olarak yorumlanıyor.
Uzmanlar, bu tür adımların orta ve uzun vadede ekonomik iş birliğini de olumlu etkileyebileceğini belirtiyor. Suriye'nin yeniden imarı sürecinde Türk firmalarının rol alması, sınır ticaretin canlanması ve bölgesel ticaret hacminin artması gibi beklentiler, diplomatik kolaylıkların önemini artırıyor. Ancak vize muafiyetinin sadece diplomatik pasaportları kapsaması, ticari ve sosyal ilişkilerde henüz tam bir serbesti sağlanmadığını da gözler önüne seriyor.
Diplomatik ilişkilerde kolaylık beklentisi
Kararın yayımlanmasının ardından Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, uygulamanın karşılıklı ve eşit şartlarda yürütüleceğini vurgularken, Suriye'nin de benzer bir düzenlemeyi hayata geçirmesi bekleniyor. İki ülke arasındaki büyükelçiliklerin yeniden açılması sürecinde, vize muafiyeti kararı önemli bir jest olarak değerlendiriliyor.
Bu gelişme, aynı zamanda Türkiye'nin bölgesel politikasında Suriye ile diyaloğu güçlendirme hedefini ortaya koyuyor. Türkiye'nin güney sınırında istikrarın sağlanması ve terör unsurlarının temizlenmesi ancak Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunmasıyla mümkün olabileceğinden, Ankara'nın Şam ile olan ilişkileri hassas bir denge üzerinde yürüyor.
Sonuç olarak, Resmi Gazete'de yayımlanan bu karar, iki ülke arasındaki diplomatik bağların onarılması yolunda atılmış küçük ama sembolik bir adım niteliği taşıyor. Gelecekteki olası vize muafiyeti genişletmeleri ve diğer diplomatik kolaylıklar, bölgesel barış ve iş birliği açısından yakından takip edilecek.