Meteoroloji Genel Müdürlüğü, cumartesi günü yalnızca yarım gün süren ancak İstanbul genelinde hayatı felç eden 'süper hücre' fırtınasının, hafta ortasında yeniden kenti etkisi altına alabileceği uyarısında bulundu. Şiddetli yağmur, dolu ve fırtına beklentisi nedeniyle vatandaşlardan dikkatli olmaları istendi.
Süper Hücre Nedir ve Neden Tehlikeli?
Süper hücre, atmosferdeki dikey rüzgar kayması sonucu oluşan, oldukça organize ve uzun ömürlü bir fırtına türüdür. İçinde şiddetli yukarı yönlü hava akımları barındıran bu yapılar, genellikle büyük dolu taneleri, sel riski taşıyan yoğun yağışlar ve hatta nadiren hortum oluşumuna yol açar. Cumartesi günkü olayda metrekareye 50 kilogramı aşan yağış düştüğü ve rüzgar hızının saatte 100 kilometreyi geçtiği kaydedildi.
Yetkililerden Uyarılar
İstanbul Valiliği ve AKOM, hafta ortasında beklenen ikinci dalga öncesinde tedbirlerin artırıldığını açıkladı. Özellikle Avrupa Yakası'nın kuzey ilçeleri, Başakşehir ve Arnavutköy gibi bölgelerde ani sel ve su baskınlarına karşı uyarı yapıldı. Vatandaşların zorunlu olmadıkça trafiğe çıkmamaları, alt geçit ve dere yataklarından uzak durmaları istendi.
Geçmişteki Benzer Olaylar
İstanbul'da süper hücre kaynaklı yıkıcı hava olayları son yıllarda sıklaştı. 2017 yılında Beylikdüzü'nde meydana gelen hortum, 2020'de Küçükçekmece'deki sel felaketi ve geçen yıl Silivri'deki dev dolu yağışı, altyapının bu tür ani meteorolojik olaylara karşı ne kadar kırılgan olduğunu gösterdi. Uzmanlar, iklim değişikliğinin etkisiyle bu tür ekstrem hava koşullarının daha sık ve şiddetli yaşanacağını vurguluyor.
Meteorolojinin yayımladığı son tahminlere göre, süper hücre en erken çarşamba öğle saatlerinden itibaren kendini gösterecek ve perşembe sabahına kadar etkili olacak. Özellikle akşam saatlerinde trafik yoğunluğu ve olası aksaklıklara karşı sürücülerin dikkatli olması, toplu taşıma araçlarının kullanılması öneriliyor. Önceki felaketten ders çıkaran belediye ekipleri, kritik noktalara ek pompa ve ekipman konumlandırdı. Bu tür olaylar, şehir planlamasında iklim dayanıklılığının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.