Küresel Sumud Filosu'na ilişkin davanın ilk duruşması İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmada müştekiler, gözaltı ve tutukluluk süreçlerinde kötü muameleye maruz kaldıklarını belirterek, tuvalete gitmelerine bile izin verilmediğini, çıplak arama yapıldığını ve eşyalarının çöpe atıldığını ifade etti.
Müştekilerin çarpıcı ifadeleri
Duruşmada söz alan bir müşteki, yaşadıklarını şöyle anlattı: "Eşyalarımız çalındı. İlaçlarımız vardı, başörtülerimizi aldılar, çöpe attılar. Özellikle bizi aç bırakıp izlediler. Hapishanede denk geldiğimiz kişiler bile bize acıdı. Tuvalete gitmemize izin verilmedi. Çıplak arama yaptılar." Bu ifadeler, filo üyelerinin sistematik kötü muameleye maruz kaldığını gözler önüne serdi.
Bir başka müşteki ise gözaltı sürecinde psikolojik baskı gördüklerini, saatlerce ayakta tutulduklarını ve temel ihtiyaçlarının karşılanmadığını dile getirdi. Müştekilerin avukatları, müvekkillerinin yaşadığı travmanın hala devam ettiğini ve adaletin sağlanması gerektiğini vurguladı.
Davanın arka planı ve Sumud Filosu
Küresel Sumud Filosu, Gazze'ye insani yardım götürmek amacıyla uluslararası aktivistlerin katılımıyla düzenlenen bir girişimdi. Filo, 2025 yılında İsrail güçleri tarafından durdurulmuş ve katılımcılar gözaltına alınmıştı. Türkiye'ye döndükten sonra filo üyeleri, yaşadıkları kötü muameleyi yargıya taşıdı. İlk duruşmada müştekilerin ifadeleri alındı; dava ilerleyen günlerde devam edecek.
Duruşmaya, filo üyeleri ve ailelerinin yanı sıra sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve avukatlar katıldı. Mahkeme heyeti, müştekilerin beyanlarını aldıktan sonra eksik belgelerin tamamlanması için duruşmayı erteledi. Avukatlar, sorumluların tespit edilip yargı önüne çıkarılması için mücadelenin süreceğini belirtti.
Uluslararası hukuk ve insan hakları boyutu
Yaşananlar, uluslararası hukuk açısından da tartışma yarattı. İnsan hakları örgütleri, filo üyelerine yapılan muamelenin Cenevre Sözleşmeleri'ne aykırı olduğunu savunuyor. Türkiye, olayın takipçisi olacağını ve uluslararası platformlarda gündeme getireceğini açıklamıştı. Dava, benzeri olaylarda uluslararası sorumluluğun belirlenmesi açısından emsal teşkil edebilir.
Uzmanlar, Sumud Filosu davasının yalnızca bireysel bir hak ihlali davası olmadığını, aynı zamanda devletlerin uluslararası hukuktan doğan yükümlülüklerinin sınandığı bir süreç olduğunu vurguluyor. Duruşmaların seyri, Türkiye'nin insan hakları ihlalleri karşısındaki tutumunu da gösterecek.
Davanın gelecek duruşmasında tanık dinlenmesi ve delil sunumu bekleniyor. Müştekiler, yaşadıkları kötü muamelenin hesabının sorulmasını talep ediyor. Kamuoyu, davanın adil bir şekilde sonuçlanmasını ve benzer ihlallerin önlenmesini umut ediyor.