İzmir Şehir Tiyatroları eski Genel Sanat Yönetmeni ve oyuncu Levent Üzümcü, ev hapsi şeklindeki adli kontrol tedbirinin 100. gününe girdiğini açıkladı. Hakkında henüz bir iddianame hazırlanmadığını ve kendisine yönelik herhangi bir şikayet bulunmadığını ifade eden Üzümcü, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “Kim bilir ben hangi suçun cezasını çekiyorum” diyerek duruma tepki gösterdi. Üzümcü’nün bu sözleri, yargı sürecinin şeffaflığı ve adil yargılanma hakkı tartışmalarını yeniden gündeme getirdi.
“100 gündür ev hapsindeyim, hala iddianame yok”
Levent Üzümcü, paylaşımında ev hapsinin 100. gününe ilişkin detayları kamuoyuyla paylaştı. Üzümcü, “Bugün ev hapsimin 100. günü. Hakkımda ne bir iddianame var ne de bir şikayet. Kim bilir ben hangi suçun cezasını çekiyorum” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde önemli soru işaretlerini beraberinde getirdi. Üzümcü’nün avukatları aracılığıyla yaptığı açıklamalarda, müvekkillerinin herhangi bir suçlamayla karşı karşıya olmadığı ve dosyada somut delil bulunmadığı belirtilmişti.
Oyuncunun ev hapsi tedbiri, bir süre önce İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında uygulanmıştı. Ancak Üzümcü’nün ifadesine göre, aradan geçen 100 güne rağmen ne bir iddianame hazırlanmış ne de kendisine yönelik bir suç duyurusu yapılmış durumda. Bu durum, adli kontrol tedbirlerinin keyfiliği ve yargı süreçlerinin uzaması eleştirilerini haklı çıkarıyor.
Sanat camiasından destek mesajları
Levent Üzümcü’nün paylaşımı, sanat ve siyaset çevrelerinde geniş yankı uyandırdı. Birçok tiyatro sanatçısı, yönetmen ve yazar, sosyal medya üzerinden Üzümcü’ye destek mesajları yayımladı. Destek mesajlarında, “Levent Üzümcü yalnız değildir”, “Adil yargılanma hakkı herkes içindir” gibi ifadeler öne çıktı. Sanatçılar, ev hapsi kararının gerekçesinin açıklanması ve sürecin hızlandırılması çağrısında bulundu.
Üzümcü’nün avukatı, yaptığı yazılı açıklamada, “Müvekkilim hakkında 100 gündür devam eden adli kontrol kararı, Anayasa’nın 19. maddesinde güvence altına alınan kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını ihlal etmektedir. Somut delil olmaksızın bu tedbirin sürdürülmesi hukuken izah edilemez” dedi. Avukat, iddianamenin bir an önce hazırlanması ve dosyanın mahkemeye taşınması gerektiğini vurguladı.
Ev hapsi kararının arka planı
Levent Üzümcü’nün ev hapsi, İzmir’de yürütülen bir soruşturma kapsamında verilmişti. Soruşturmanın içeriği ve hangi suçlamaya dayandığı henüz netlik kazanmış değil. Üzümcü, İzmir Şehir Tiyatroları’ndaki görevinden 2021 yılında ayrılmış, ardından çeşitli tiyatro projelerinde yer almıştı. Sanatçı, son dönemde sahne çalışmalarına ara vermek zorunda kaldığını belirterek, “Ev hapsi nedeniyle ne provalara ne de gösterilere katılabiliyorum. Bu durum mesleki hayatımı derinden etkiliyor” ifadelerini kullandı.
Türkiye’de adli kontrol tedbirleri, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 109. maddesi uyarınca uygulanıyor. Kanun, adli kontrol kararının en fazla iki yıl süreyle verilebileceğini öngörüyor; ancak her iki ayda bir kararın gözden geçirilmesi gerekiyor. Uzmanlar, 100 günlük sürenin ardından hala iddianamenin hazırlanmamış olmasının, soruşturmanın olağan seyrini aştığına işaret ettiğini belirtiyor. Hukukçular, bu tür durumlarda savcılığın makul sürede iddianame düzenlemesi gerektiğini, aksi halde adli kontrol kararının kaldırılması gerektiğini savunuyor.
Kamuoyunda yankılar ve tepkiler
Üzümcü’nün açıklaması, sosyal medyada kısa sürede gündem oldu. Birçok kullanıcı, “#LeventÜzümcü” etiketiyle paylaşım yaparak sanatçıya destek verdi. Tiyatro eleştirmenleri ve akademisyenler, ev hapsi kararının sanat özgürlüğünü kısıtladığını dile getirdi. Öte yandan, bazı hukukçular, adli kontrol kararlarının arkasında yatan gerekçelerin şeffaf bir şekilde açıklanması gerektiğini, aksi takdirde yargıya olan güvenin sarsılacağını ifade etti.
Levent Üzümcü’nün durumu, Türkiye’de sanatçıların maruz kaldığı adli süreçlerle ilgili daha geniş bir tartışmanın parçası. Son yıllarda birçok sanatçı, siyasi eleştirileri veya sosyal medya paylaşımları nedeniyle yargılanmış veya adli kontrol altına alınmıştı. Bu durum, ifade özgürlüğü ve sanat özgürlüğü konusundaki endişeleri artırıyor.
Üzümcü’nün ev hapsinin 100. gününe ilişkin yaptığı açıklama, yargı süreçlerinin hızlandırılması ve adil yargılanma hakkının güvence altına alınması gerekliliğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Sanatçının avukatları, önümüzdeki günlerde savcılığa başvurarak iddianamenin bir an önce hazırlanmasını talep edeceklerini duyurdu. Kamuoyu, bu sürecin nasıl sonuçlanacağını yakından takip ediyor.