Fikir ve mücadele hayatımızın önemli isimlerinden Şule Yüksel Şenler, vefatının 7. yılında rahmet ve minnetle anılıyor. Başörtüsü mücadelesinin sembol ismi olan Şenler, kaleme aldığı eserler ve ortaya koyduğu düşünceleriyle yalnızca kendi neslini değil, bugünün gençlerini de derinden etkilemeye devam ediyor.
Hayatı ve mücadelesi
29 Mayıs 1938'de Kayseri'de dünyaya gelen Şule Yüksel Şenler, genç yaşlarda başladığı yazı hayatında özellikle kadınların toplum içindeki konumu ve örtünme özgürlüğü üzerine cesur kalemiyle tanındı. 1960'lı yıllarda dönemin önemli dergilerinde yayımlanan yazıları, geniş kitlelere ulaştı. 1967'de yayımlanan 'Huzur Sokağı' adlı romanı, toplumda geniş yankı uyandırdı; kitap, defalarca baskı yaparak en çok okunan eserler arasına girdi.
Şenler, 1980'li yıllarda başörtüsü yasağına karşı verdiği mücadeleyle ön plana çıktı. 1984'te İstanbul Üniversitesi'nde yaşanan başörtüsü olayları sırasında öğrencilere destek verdi. Bu süreçte birçok kez gözaltına alındı ve yargılandı; ancak davasından hiç vazgeçmedi. 1986'da Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde düzenlenen bir toplantıda yaptığı konuşma, onun mücadelesinin dönüm noktalarından biri olarak kabul edilir.
Eserleri ve düşüncesi
Şule Yüksel Şenler'in kaleme aldığı eserler arasında 'Huzur Sokağı', 'Saadet Yolcuları', 'Uzun Kavakların Gölgesi' gibi romanlarının yanı sıra; 'İslam'da ve Batıda Kadın', 'Gençliğin Atlası', 'İnsanlara Şekil Verme Sanatı' gibi inceleme ve deneme türünde kitaplar bulunmaktadır. Yazılarında kadının eğitimi, aile kurumunun önemi, gençliğin sorunları ve manevi değerlerin korunması gibi konuları işledi.
Onun düşünce dünyasının temelinde, Batı'ya öykünmeden ama özeleştiriden de kaçınmayan bir medeniyet tasavvuru vardı. Şenler'e göre kadın, toplumun mayasıydı; bu mayanın bozulması, bütün toplumu etkiliyordu. Bu nedenle kadınların eğitimi ve bilinçlenmesi, onun mücadelesinin merkezinde yer aldı.
Anma ve mirası
Şule Yüksel Şenler, 28 Ağustos 2019'da İstanbul'da vefat etti. Vefatının ardından geride bıraktığı eserler ve mücadelesi, birçok sivil toplum kuruluşu ve üniversite tarafından düzenlenen etkinliklerle yaşatılmaya çalışılıyor. Onun adı; sokaklara, okullara ve vakıflara verilerek ölümsüzleştirilirken, genç kuşaklar da onun fikirlerini dijital platformlarda yeniden keşfediyor.
Uzun yıllar unutulmayacak bir iz bırakan Şule Yüksel Şenler’in hayatı, bir dönemin tanıklığı olmasının ötesinde; inanç, özgürlük ve kararlılık kavramlarının toplumsal hafızadaki karşılığını gösteriyor. Bugün hâlâ başörtüsü konusunda yaşanan tartışmalar, onun yıllar önce dile getirdiği hassasiyetlerin ne kadar yerinde olduğunu ortaya koyuyor. Vefatının 7. yılında Şenler'i anmak, sadece geçmişe dönük bir vefa borcu değil; aynı zamanda gelecek nesillere aktarılacak bir düşünce mirasının da altını çizmektir.